Güler yüzlü yaşamlarını geri istiyorlar

Güler yüzlü yaşamlarını geri istiyorlar

Küçükçekmece’ye bağlı İkitelli’nin Ayazma ve Tepe Mahallesi’nde yapılan yıkımların ardından yapılan sitelere yerleştirilmeyen ve kiraya çıkacak gücü olmayan mahalleliler sokakta kaldı. Sokakta kalan Ayazmalılar yaptıkları derme çatma barakalarda yaşam mücadelesi veriyor.


Küçükçekmece’ye bağlı İkitelli’nin Ayazma ve Tepe Mahallesi’nde yapılan yıkımların ardından yapılan sitelere yerleştirilmeyen ve kiraya çıkacak gücü olmayan mahalleliler sokakta kaldı. Sokakta kalan Ayazmalılar yaptıkları derme çatma barakalarda yaşam mücadelesi veriyor.
Ayazma Mahallesi’nin girişinde otobüsten indiğinizde yıkılan evlerin enkazından önce sizi duvar yazıları karşılıyor. Ayazmalılar belediye başkanına duyuramadıkları seslerini duvar yazılarıyla İstanbullulara duyurmaya çalışıyorlar. Daha önce seslerini duyurmak için yazı yazdıkları yıkılan evlerin duvarlarını şimdi de yaptıkları barakalara siper eden Ayazmalılar, yaşadıkları sefaleti görmesi için Belediye Başkanı Aziz Yeniay’a seslenerek, “Seçim dönemi geldi çattı. Yakında oy istemek için kapımıza geleceksin. Biz ev isterken sen bize nasıl davrandınsa biz de sen oy isterken sana öyle davranacağız!” diyorlar.
Barakada yaşıyorlar
Barakalarının bir cephesini yazı yazdıkları duvara dayamak zorunda kalanlar arasında Aksoy ailesi de yer alıyor. İki ay önce evleri belediye tarafından yıkılarak sokağa atılan Aksoy ailesi komşuların da yardımıyla yaptıkları derme çatma barakada kalıyor. Baba Aksoy’un geçirdiği 3 ameliyat sonrasında sakat kalması ve çalışamaması nedeniyle kiralık bir eve taşınamayan Aksoy ailesi, her yerinden yağmur ve soğuk alan, kapısı bir hafta öncesinde yeni takılan barakalarında 8 kişi ile yaşam mücadelesi veriyor. Evin bütün sıkıntılarını sırtlamak zorunda kalan anne Emine Aksoy, sözlerine “Biliyor musunuz en çok zoruma ne gidiyor; ağaçta bir kedi kalsa hemen belediye, polis, itfaiye seferber olur. Ama biz burada, 8 insan, 2 aydır sokaktayız, perişan olduk ama kimseden ses soluk çıkmıyor. Allah var, belediye seferber oldu, ama evlerimizi yıkmak için” diyerek başlıyor.
Güler yüzlü zor yaşam
Sohbetimiz sırasında kucağındaki çocuğun ismini sorduğumuz anne Aksoy, Rukenarjin cevabını verdikten sonra çocuğunun adının anlamını açıklıyor. Ruken güler yüzlü, Arjin ise zor yaşam anlamına geliyor. “10 yıldır yaşadığımız Ayazma’da zor bir yaşam sürüyorduk. Ama çocuklarımızın güler yüzü bizlere umut veriyordu. Artık çocuklarımızın yüzleri de gülmüyor. Dün gelip sıcak bir yemek ve huzur buldukları evleri artık yok. O evin yerinde bu derme çatma baraka var” diyen anne Aksoy, kimseyi mağdur durumda bırakmayacağını söyleyen belediyenin şimdi de derme çatma barakaları yıkmak istediğini söylüyor. “Eşim çalışabilseydi biz de başımızı sokabileceğimiz ufak bir ev bulup kirada otururduk. Ama eşim çalışamıyor, başka da çalışanımız yok. Eskiden ben arada bir temizliğe giderdim ama şimdi bel fıtığı nedeniyle gidemiyorum. Durumumuz bu” diyerek çaresizliklerini anlatan anne Aksoy, “Daha bir hafta önceye kadar kapımız yoktu, battaniye örtülüydü sadece. Eşim geceleri uyumuyor, nöbet tutuyordu kapıda. Geçen hafta ayarlayabildik bu kapıyı. Bu dünyada çocuklarımın okumasından ve bir evimin olmasından başka isteğim yoktu, ama benim de kaderim buymuş” diye konuşuyor.
Baba Mehmet Selim Aksoy ise “Bu sosyal içerikli bir proje dediler, kimse mağdur olmayacak dediler. Ama hepimiz mağduruz. Biz burada kaç aile çocuklarımızla perişan olduk, yüzümüze bakan yok. Oturduğumuz evde de kira vermiyorduk, hayırsever birisi vermişti. Biz şimdi nereye gidelim ne yapalım, başkan gelip söylesin” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Sosyal proje dediler mağdur ettiler
“Belediye bu projenin sosyal bir proje olduğunu söylüyor. Sosyal proje dediğin insanları mağdur etmez” diyen mahalle komitesi üyesi Osman Özdemir, belediyenin ‘bunlardan ne koparsak kârdır’ mantığıyla hareket ederek halkı perişan ettiğini söylüyor. Belediye başkanının evlerini yıktıkları insanlara bir de işgalci muamelesi yaptığını dile getiren Özdemir, “Buraya olimpik köy yapılacakmış, onu da bize söylemiyorlar, ağızlarından kaçırdılar” dedi. “Kiracı bir bayanın evi yıkıldı. Kendisinin eşi ölmüş, bir kolunda sakatlık var. Evi yıkıldığı zaman eşyalarını belediyenin önüne götürdük, geçen gün onun eşyalarını geri getirdiler, o insana bile bir çözüm üretmediler” diyen Barış Duran, kiraya çıkmak için ev aradığını ve ev sahibinin 500 YTL kira ve 1.500 YTL depozito isteğini belirtti. Duran “550 YTL maaş alıyorum. 500’ünü kiraya verirsek nasıl geçineceğiz. Altından kalkamıyoruz ve burada kalan insanların hepsi de bu durumda” diye yakındı.
Ceren Saran/Şahin Doğan
www.evrensel.net