‘Sağlık kime, bana mı zenginlere mi?’

Ben Kocaeli’nde Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi’nde çalışmakta olan bir işçiyim. Çalışma yerinden anlaşıldığı gibi görme özürlüyüm. Yaklaşık 17 senedir gözlük kullanmaktayım.


Ben Kocaeli’nde Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi’nde çalışmakta olan bir işçiyim. Çalışma yerinden anlaşıldığı gibi görme özürlüyüm. Yaklaşık 17 senedir gözlük kullanmaktayım. 6 ayda bir gözlük değiştirmem gerekirken koşullar nedeniyle bu süre bazen 1 sene bazen ise daha uzun sürebiliyor. Benim için zorunlu olan bir sağlık sorunu ve aksatılmaması gereken, periyodik düzen içerisinde doktor muayenesinden geçirilmesi gereken bir sorun. Çünkü insan için önemli olan duyu organlarından biri olan göz ve görebilmektir.
Çocukluk döneminde aldırış etmiyordum bu sorunu, belki de görmezden geliyordum. Çünkü alınan gözlüğe ben para vermiyordum. Dikkatsizce kullandığım için zaman zaman kırabiliyordum elimde olmadan. Ne zaman ki okulu bitirip, çalışma hayatına atıldım o zaman anladım her şeyi.
Şu anda kullanmakta olduğum gözlüğü en son 2001 yılında aldım ve aradan 6 yıl geçti. Normalde 6 ay aralıkla değiştirilmesi gereken gözlük 6 yıl hiç değiştirilmeden kullanılıyor. 2001 yılında babam işsizdi ve gözlüğü kendi imkanlarımla alma olanağım yoktu. Derince Sosyal Hizmetler Kurumu’na başvurdum. Araya tanıdık belediye çalışanlarını koymama rağmen gözlüğü 1.5 ay sonra ancak alabildim. Şu anda da o gözlüğü kullanıyorum. Şimdi de gözlüğü değiştirmem gerekiyor. Çile hastaneye gitmekle başlıyor. Gecenin ikisinde düşüyorsun hastane yollarına gözden muayene numarası almak için. Ancak dörtte olabiliyorsun hastane kapısı önünde ve başlıyorsun beklemeye. Numaralar saat 07:15’te dağıtılmaya başlıyor. O saate kadar uzun kuyruklar oluşmaya başlıyor zaten. Hani kuyruklara sondu? Hani kimse beklemeyecekti soğukta kapı önlerinde? İnsan anlıyor bunların yalan olduğunu hastaneye gidince. Neyse muayene olduktan sonra gittim gözlükçüye gözlük fiyatını sormaya. İlk gözlükçü tek cama 500 YTL dedi sol 21, sağ 21 numaralı gözlüğe. İkincisi, üçüncüsü derken insan anlıyor sağlığın parasız değil, parası olana olduğunu. Ve nihayetinde almak zorunda kalıyorsun. Bu kez soruyorum sigorta yüzde kaçını ödüyor diye gözlükçüye. Çünkü artık çalışıyorum. Sigortalıyım. Gözlükçü hemen bir hesap yapıyor. Ödenen sigorta primleri ancak ve ancak camlara 63 YTL, çerçeveye ise sadece 45 YTL. Bu numaraların camı kalın ancak kemik çerçeve taşıyabiliyor. Demir çerçeveler ise hem camı taşımıyor, hem taşısa bile insanın burnunda ve kulak arkalarında yaralara neden oluyor. Şimdi bu gözlüklere ödeyeceğim para indirimli fiyatı ile 425 YTL. Ben asgari ücret alıyorum. Yani benim 1 aylık maaşımdan fazla. Şimdi soruyorum sayın Başbakan’a, “sağlık kime, bana mı zenginlere mi?”
Ersin Vural (KOCAELİ)
www.evrensel.net