Paylaşmanın gücüne yabancılaştık

Paylaşmanın gücüne yabancılaştık

Geçenlerde haberleri izlerken İsrailli askerlerin Filistinli bir kadına köpekle saldırdığı görüntüleri seyrettim. Bu görüntüleri izlerken aklıma Irak’ta yapılan işkenceler,12 yaşındaki küçücük bedenine 13 kurşun sıkılan Uğur Kaymaz, 7 yaşındaki Enes Ata geldi ve bu insanlık dışı olaylara alışmaya başladığımızı hissettim.


Geçenlerde haberleri izlerken İsrailli askerlerin Filistinli bir kadına köpekle saldırdığı görüntüleri seyrettim. Bu görüntüleri izlerken aklıma Irak’ta yapılan işkenceler,12 yaşındaki küçücük bedenine 13 kurşun sıkılan Uğur Kaymaz, 7 yaşındaki Enes Ata geldi ve bu insanlık dışı olaylara alışmaya başladığımızı hissettim. Çünkü bu vahşete sessiz kalmanın başka bir açıklaması olamaz.
Emperyalizm kâr hırsıyla dört bir yanımızdan kan ve ölüm kusuyor, geleceğimiz hakkında hiçbir fikrimiz yok ama biz sessizce yaşamaya devam ediyoruz. Kapitalizm insan yaşamını tehdit eder bir hale geldi ve biz buna alıştık. Kuşkusuz bunda sistemin kendi meşruluğunu daha doğduğumuz andan itibaren bize dikte etmesinin büyük etkisi var. Ancak en önemli problem gün geçtikçe örgütsüz bir toplum haline gelmemiz. Bu örgütsüzlük sayesinde tepki vermekten çekinir olduk, beraber ürettiğimiz arkadaşımızdan korkar olduk. Paylaşmanın gücüne yabancılaştık.
Fakat artık son noktaya gelmedik mi? Ülkenin gençlerinin yarısı ÖSS stresi çekiyor, diğer yarısı kazananıyla, kaybedeniyle ÖSS mağduru. Geleceğe dair hiçbir beklentisi yok. İşçiler emekçiler yarı aç yarı tok yaşamaya çabalıyorlar. Dört bir yanımızda kan, ölüm, vahşet. Ve en sonunda burjuvazi, işi yaşadığımız dünyayı yok etmeye kadar vardırdı.
Küresel ısınma son dönemde sıkça tartışılıyor ve bize önlem olarak televizyonunuzun fişini çekin, su israf etmeyin gibi abuk sabuk öneriler getiriyorlar. Memurlar uykusundan vazgeçti, biz su elektrik harcamadık peki fabrikalarından dünyayı zehirleyen patronlar ne olacak. Onlar kârlarından vazgeçebilecekler mi?
Dünyayı yaşanmaz hale getiren sisteme karşı yapmamız gereken bize öğütledikleri gibi sudan tasarruf etmek değil sistemi değiştirmek için mücadele etmektir. Eşit, özgür, kardeşçe yaşayabileceğimiz bir dünya için, çocuklarımıza yaşayabilecekleri bir hayat bırakabilmek için bize dayatılan örgütsüzlüğü kırıp kapitalizmin karşısında sosyalizm mücadelesinde saf tutalım. Yeni bir HAYAT mümkün.
Karayolları işçisi Hamdi Gökdeniz
www.evrensel.net