Metin Göktepe ödülleri 10. kez verildi

Metin Göktepe ödülleri 10. kez verildi

Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, her yıl olduğu gibi Göktepe'nin doğum günü olan 10 Nisan'da düzenlenen törenle sahiplerini buldu.


Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, her yıl olduğu gibi Göktepe'nin doğum günü olan 10 Nisan'da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Çok sayıda gazeteci ve basın meslek örgütü temsilcisinin de katıldığı gece, ödül töreninin ardından Göktepe'nin doğum günü pastasının da kesildiği kokteyle devam etti.
Tören, Metin Göktepe cinayetinin dava sürecini ve Göktepe ödüllerini anlatan bir sinevizyon gösterimiyle başladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti eski başkanlarından Gazeteci Nail Güreli; "Metin vahşi bir şekilde aramızdan alınmasaydı, bugün onun doğum gününü kutluyor olacaktık. Ya da hep birlikte gazetecilik yapıyor olacaktık" dedi. Göktepe davasının gelişim sürecini anlatan Güreli, "Fadime Ana 10 yıldır hepiniz Metinsiniz diyerek geldi. Yine öyle diyecek. Ama 10 yıl önceki gazetecilikle şu anki ne durumda, buna bakmak gerekiyor. Gazeteci ve aydınlara karşı düşmanlık gelenek haline getirildi. Göktepe'den bu yana 10 gazeteci daha öldürüldü. Ne yazık ki basın buna yeterince yer vermedi" dedi. Gündem, Yaşamda Gündem ve Güncel gazetelerinin üst üste kapatılmasına dikkat çeken Güreli, "Türkiye'deki gazetecik etkisizleştirilmiş, yer yer de teslim alınmış durumda. Yargıya ve medyaya karşı saldırılar, Metin Göktepe'deki gibi değil, dolaylı bir şekilde şiddet ve baskı uygulanıyor. Ancak ne yazık ki Metin’ler gazetelerde belirleyici değil. Belirleyici olan sermaye. Medyanın namusu olan haber, bugün medya patronlarının eline düşmüş durumda. Medyanın genleriyle oynanıyor" diye konuştu. Güreli basın camiasına da, "Bugün kaybedecekleri şeyleri düşünerek susanlar, yarın kaybedecekleri hiçbir şeyi kalmadıklarını anlarlar" diye seslenirken herkesi 1 Mayıs mitingine katılmaya davet etti.
Ödüller verildi
Konuşmaların ardından yapılan ödül töreninde Juri Özel Ödülü'nü Belma Akçura, "Eski MİT’çiden tarihi özeleştiri" başlıklı haberiyle Agos'un yazarlarından Gazeteci Aydın Engin'in elinden aldı. "Ölümün adı: Esmer" isimli görüntülü haberiyle Juri Özel Ödülü'ne layık görülen bir diğer isim ise Diyarbakır Gün TV'den Adnan Bilen oldu. İki dozdan tek doza düşürülen kızamık aşısının bölgedeki Kürt çocuklarının ölümüne neden olmasını ve bakanlığın sorumluluğu üstlenmemesini görüntülü haberiyle anlatan Adnan Bilen, ödülünü DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin elinden aldı. Bilen, yaptığı konuşmasında; "Türkiye'de muhalif gazeteci olmak Metin Göktepe, Hrant Dink ve Musa Anter gibi bazı şeyleri göze almak demek. Biz bunları göze alarak gazetecilik yapmaya devam edeceğiz" dedi. 8 ilkokul öğrencisinin çizdiği gökkuşağı resminde sarı-kırmızı-yeşil renklerin ağırlıklı olması nedeniyle okuldan uzaklaştırılmalarını içeren "Sarı-kırmızı-yeşil resme uzaklaştırma" başlıklı haberiyle Yerel Gazetecilik Ödülü TGS Başkanı Ercan İpekçi tarafından Arif Arslan'a verildi. Fotoğraf ödülünü ise AA Diyarbakır muhabirlerinden Nail Kadirhan, "Diyarbakır'da bomba" ismini taşıyan fotoğrafıyla aldı. Kadirhan'a ödülünü TGC Genel Sekreteri Turgay Olcayto verdi.
Burada olacağız
Görüntülü Haber Ödülü’nü Nail Güreli'nin elinden "Ortadoğu'da Savaş" isimli haberiyle NTV'den Mete Çubukçu aldı. Metin Göktepe ödülünün kendisi için büyük bir anlam taşıdığını ifade eden Çubukçu, "Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Yazılı Haber Ödülü'nü ise Genelkurmay andıcını yayınlayan Ahmet Şık, TGC Başkanı Orhan Erinç'in elinden aldı. Ahmet Şık yaptığı konuşmasında, "10 yılda değişen şu oldu. Önce döverek öldürüyorlardı. Şimdi yasalarla öldürüyorlar. Bu açık bir sansürdür. Yaklaşık 2 yıl önce ben de andıçlanmıştım. Ama bu sefer medyanın kendisi tarafından. Radikal gazetesinde çalışıyordum. İcra Kurulu'ndan bir vatandaş dedi ki, 'Bugün itibariyle meslek hayatın sonra erdi'. Bu ödül sanırım ona cevap oldu" derken salondakilerden alkış aldı.
Öldürülen Gazeteci Hrant Dink'in çalıştığı Agos gazetesi ise, Metin Göktepe gazetecilik ödüllerinin "10. Yıl Onur Ödülü"ne varlığı nedeniyle layık görüldü.
Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri'nin bu yıl onuncusunun gerçekleştirilmesi nedeniyle Juri Özel Ödülü'nü alanlara dijital ses kayıt cihazı, fotoğraf ödülünü alana dijital fotoğraf makinesi, haber ve görüntü ödülünü kazananlara ise dizüstü bilgisayar hediye edildi. (İstanbul/EVRENSEL)
Metin’in kalemi hâlâ yazıyor
Ödüllerin ardından törene katılanlara seslenen Fadime Göktepe; "Hepiniz birer Metinsiniz biliyorum. Siz Metin'i hiç öldürmediniz. Sanki Metin sağdır. Sizi çok seviyorum, çünkü hepiniz birer Metinsiniz. Metin'in kalemi devamlı işliyor, gazetesi hâlâ çıkıyor. Onların kalemi ise kırılmış. Metin hâlâ sağdır" dedi.
Sessiz kalamayız
Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İhsan Çaralan törende yaptığı konuşmada, basının içinde bulunduğu duruma değindi. "Nobel ödülü almış yazarımızı yargıladık. Bu da yetmedi Hrant Dink'i öldürttük. Peki bu kadarı yetti mi? Yetmedi" diyen Çaralan, "Gündem gazetesi kapatıldı. 2 ay içerisinde 5 kez gazete kapatılıyor ve biz basın özgürlüğünden bahsediyoruz. Çatışmaların yoğun olduğu 1990'lı yıllarda bölgedeki haberlere sansür uygulanıyordu ama gazeteler yine de çıkıyordu. Şimdi çıkacak olan haberler bahane edilerek yasaklanıyor" dedi. Tablonun daha da karanlık olduğunu belirten İhsan Çaralan, "Bunun nedeni ise gazeteci camiamızın gösterdiği tepkisizliktir. Birçok gazeteci sindirildiğinden dolayı, Gündem gazetesinin kapatılmasına sessiz kalmaktalar. Bir kısmı burada olan gazeteciliğin yüz akı olan meslektaşlarımız var. Ancak büyük bir kısmı susturulmuştur. Birçok gazeteci de terörle mücadele yasasından dolayı tutuklanmaktadır. Ayın 13'ünde Atılım gazetesi ve Özgür Radyo'nun yöneticileri yargılanacaklar. Bunlara karşı sessiz kalmamamız gerek. Biz bu yolda basın özgürlüğünü savunursak, umuyorum ki gazetecilik ilerleyecek, hepimiz Metin'iz, hepimiz Hrant Dink'iz dememize gerek kalmayacak" diye konuştu.
www.evrensel.net