SANSÜRE HAYIR!

SANSÜRE HAYIR!

Fotoğraf: Murat Kula/AA

Her türlü görüşün özgürce ifade edilmesinden yanayım. O nedenle Gündem gazetesinin kapatılması doğru bir şey değil


Ahmet Ümit*

İster Gündem gazetesi olsun, ister başka bir yayın organı olsun; bunların kapatılması, yasaklanması, görüşlerini ifade ettiği için yayının durdurulması kabul edilecek bir şey değil. Demokrasilerde olabilecek bir şey değil. Ben her türlü görüşün tanıtılmasından, yayınlanmasından, özgürce ifade edilmesinden yanayım. O nedenle Gündem gazetesinin kapatılması doğru bir şey değil, olmaması gereken bir şey. Bu olup bitenin basın dünyasında görmezlikten gelinmesini şöyle ele almak gerekir: Basın ne yazık ki ilkeli ve tutarlı bir tavır içinde değil.
Bugün Gündem gazetesi kapatılabilir, yarın bir başkasının başına bu iş gelebilir. Fakat kimse, kendisine bir tehlike yönelmeden buna karşı çıkmıyor. Bu da demokrasi konusundaki ilkesiz, tutarsız tavrın sonucu. Demokrasinin tam olarak oturmayışının nedeni de insanların ilkeli bir şekilde demokrasi savunucusu, savaşçısı olmayışındandır. Bunun yarattığı eksikliktir.
(*)Yazar
Gündem’inizde başka ne var?
Şeyhmus Diken*

1990’lı yıllardan bu yana 15 yıldan fazla bir zaman geçmiş. Sayısını ben unuttum. Ama araştırmalarda vardır mutlaka. En az 20 gazete, Özgür Gündem geleneğinin devamı olarak yayınlanmış ve kapatılmış. Sadece kapatılmış olmakla kalsa neyse! Başlarına olmadık işler gelmiş. Ufacık çocuklar; “Gazete Dağıtıcısı” çocuklar, gün ortasında infaz edilmiş. Gazete yazarları, çalışanları öldürülmüş; sürülmüş, hapislere atılmış. Gazete bombalanmış. Gazeteye destek verdiği iddia edilenler de aynı akıbetlere kurban olmuş. Bir an için bütün bu yaşananların şiddetle iç içe yaşandığı dönemlerde kaldığı varsayılıp üzeri örtülebilir. Ama bugüne baktığımızda, “kazın ayağının” hiç de öyle olmadığı hemen dikkati çekiyor. Sanki o eski günleri yeniden ve değişik bir senaryo vizyonuyla yaşıyor gibiyiz.
Son altı ay içinde Gündem, değişik adlarla yayınlanarak dört kez kapatılıyor. Ya da yayını durduruluyor.
Tam da yeni bin yıla girerken bir sürü işin olumlu olarak rayına gireceği beklentisi, toplumda ağır aksak da olsa varlık buluyor iken geçmişe rahmet okuturcasına gazete kapatmaya yönelik baskıcı davranışlar kabul edilemezdir. Bu vesileyle Gündem gazetesinin şahsında muhalif basına karşı uygulanan/uygulanacak olan baskıcı davranışlara karşı aydın sorumluluğu ile tavır almak gerektiğine inanıyor ve Evrensel gazetesinin bu sahiplenmeci, duyarlı ve sorumlu tutumunu destekliyorum.
(*)Yazar
Gazetelerin kapatılmasına sessiz kalınmamalı
Gönül Soyoğul*

Gündem gazetesinin kapatılması, elbette ki kötü. Ancak bugün Türkiye’de bütün basın için sansür söz konusu. Kürtçe yayın yapan, Kürtlerin sorunlarını dile getiren gazetelere daha fazla baskı var, doğru. Ama bu baskıyı gazeteciler olarak hepimiz hissediyoruz. Öncelikle yasalar, patron baskısı, ilan baskısı, holding baskısı vs. Bunların yanında bir de toplumsal tabular; din, Alevilik, Kürtlük, cinsellik konularında yazma üzerinde gizli bir sansür oluşturuyor. 301’zedelerin sayısı artıyor, gazete ve gazetecilere yönelik milyarları bulan tazminat miktarları var. 67 kişi, yazdıkları nedeniyle yargılanıyor; düşünce suçlularının sayısı 293, 2006’da 26 gazeteci saldırıya uğramış.
Yükselen bir korku var bütün toplumda. Bu en büyük sansür aslında. İnsanların kendi kendine uyguladığı bir sansür. Böyle yazarsam şöyle mi anlaşılır? Şunu, Örneğin Kürt-Türk meselesi ile ilgili olarak yazmak istediğinizde, bir yandan küfürler alıyorsunuz. Halbuki siz diyorsunuz ki ‘barış içinde yaşayalım’. Milliyetçiliğin artışı söz konusu. Bunu savunmayan vatan haini, ülkesini sevmeyen ilan edildi.
Basında görev yapan kişiler olarak müthiş bir baskı altında hissediyorsunuz kendinizi ve tutuk davranıyorsunuz. Bu durumda hangi özgür basından söz edeceksiniz? Bu nasıl çözülebilir? Bunun yolu bence korkmamaya çalışmak, sesimizi duyurmak ve ne kadar çok olduğumuzu görmekten geçiyor. Hrant Dink’in cenaze töreni, pek çok kişi için şaşkınlık yarattı ve umut oldu. Dediler ki ‘biz hiç de o kadar az değilmişiz’. Bu sayıyı çoğaltmak önemli olan. Bir gazeteci nerede çalışırsa çalışsın, bir gazetenin kapatılması ile ilgili, sansürle ilgili laf söyleyebilmeli. Cemiyet de söylemeli, şu gazete ya da bu gazete ayrımı yapmadan. O özgürlüğü sağlayabilmeli. Sesimizi yükseltmemiz lazım. Daha çok konuşmamız ve yazmamız lazım. Siz konuşamazsanız, temsil edilemezseniz, düşüncelerinizi ifade edecek gazete bulamazsanız, kitap yazamazsanız; o zaman iş, sadece şiddete kalıyor. İşte en büyük tehlike bu.
(*) Yenigün Gazetesi Yazarı-İzmir

İLGİLİ HABERLER

23 Haziran 2018 12:59
Birleşik Metal-İş'ten 24 Haziran seçimlerine dair yapılan açıklamada 'Seçimlerde işçi sınıfı yokmuş gibi davranılmasını reddediyoruz' denildi.
23 Haziran 2018 12:30
Türkiye yarın erken seçime gidiyor. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi için 56 milyon seçmen 180 bin sandıkta oy kullanacak.
23 Haziran 2018 11:56
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yerel seçimler için yarın sandık başına gidilecek.
23 Haziran 2018 09:43
24 Haziran seçimlerin öncesi son propaganda gününe girildi. Bugün Muharrem İnce ve Tayyip Erdoğan, İstanbul'da mitingler düzenleyecek.

Toplam Query: 35