‘Benim hâlâ umudum var’

Benim Hâlâ Umudum Var İnisiyatifi’, “Hrant Dink cinayetinin gerçek azmettiricileri yakalansın” talebiyle yarın saat 13.00’te Agos gazetesi önünde buluşacak. İlk eylemlerini 10 Mart’ta yapan gruptan Alber Nahum, Seçil Doğuç, Senem Örnek ve Cem Özatalay’la İnisiyatifin oluşma nedenlerini konuştuk.


Benim Hâlâ Umudum Var İnisiyatifi’, “Hrant Dink cinayetinin gerçek azmettiricileri yakalansın” talebiyle yarın saat 13.00’te Agos gazetesi önünde buluşacak. İlk eylemlerini 10 Mart’ta yapan gruptan Alber Nahum, Seçil Doğuç, Senem Örnek ve Cem Özatalay’la İnisiyatifin oluşma nedenlerini konuştuk. Galatasaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde araştırma görevlisi olan Alber Nahum, Seçil Doğuç ve Cem Özatalay ile iletişimci Senem Örnek amaçlarının Dink cinayetinin gerçek azmettiricilerinin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu söylediler.
Cem Özatalay, Hrant Dink’in cenazesinde bir araya gelen ve tek yürek halinde tutum geliştiren yüzbinlerin militarizmin ve ırkçılığın gelişiminin önüne set çekilebileceğini gösterdiğini belirtti. Bunu bir umut olarak değerlendirdiklerini söyleyen Özatalay, “Bu umudu paylaşarak büyütmek gerektiğini düşündük. Amacımız, yürüteceğimiz kampanyanın yaratacağı basınçla, bugüne kadar çeşitli gerekçelerle ayrı duran siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütlerine, ırkçılığa ve militarizme karşı demokrasi mücadelesi vermek üzere bir araya gelmelerini sağlamak” şeklinde konuştu.
Alber Nahum ise Hrant Dink’in hiçbir zaman umudunu yitirmeyen biri olduğunu kaydederek şunları söyledi. “Biz onun umudunun taşıyıcısı olmayı çok önemsiyoruz. Hrant Dink’in öldürülmesinin bir tür milat olacağına, demokrasi güçlerinin bu gidişata set çekeceğine inanmak istiyoruz. Hrant Dink cinayetinin gerçek azmettiricileri yakalanamazsa, Şemdinli’de olduğu gibi, Susurluk’ta olduğu gibi üzeri örtülürse, Hrant Dink’in katilini yaratan karanlık daha da büyüyecektir. Hrant Dink cinayetinin gerçek azmettiricileri yakalanabilir ve onları yakalatacak güçler de Türkiye’nin demokrat, vicdan sahibi insanlarıdır, demokrasi güçleridir” dedi.
Tüm kesimler bir araya gelmeli
İletişimci Senem Örnek ise, Hrant Dink’in cenazesinde derdini, düşüncesini söylemelerinden ve bu uğurda mücadele vermelerinden ötürü öldürülmüş dostları için de yürüdüklerini belirterek, “Kemal Türkler, Musa Anter, Metin Göktepe, Sivas’ta kaybettiğimiz aydınlar için de yürüdük. Türkiye’de toplumsal alanın temel karakteri olan antidemokratik ortamın aramızdan aldığı aydınların çeşitliliği; etnik, mezhepsel, siyasal farklılıklara tahammülsüzlüğün bir göstergesi. Bu durumu değiştirmenin yolu, farklı gerekçelerle temsil edilme ve tanınma sorunu yaşayan tüm bu kesimlerin bir araya gelebileceği bir formül yaratmaktan geçiyor. Sivil bir inisiyatif olarak aynı zamanda bu zemini yaratmanın yollarını arıyoruz” diye konuştu.
Seçil Doğuç da Türkiye’de konuşmak isteyen, var olmak isteyen her kesimin taleplerini demokratik kanallar üzerinden dile getirmesinin engellendiğini belirtti. “Yıllardır var olan ancak son dönemde artarak paranoya boyutuna ulaşan iç ve dış düşmanlar yaratma eğilimi, Ermeni sorunu, Kürt sorunu, siyasi İslam gibi sorunların her biri, Türkiye’de devletin varlığını tehlikeye düşürecek unsurlar olarak empoze edildi” diyen Doğuç, “Ermeni değilim, Kürt değilim, Alevi değilim, sosyalist değilim diyerek bu girdaptan kendini kurtarmanın bir olanağı yok. Şartlar gerektiğinde herkes kolayca düşmanlaştırılabilir. Bu tehlikeli sürece dur demek gerekiyor. Bunun için demokrasi güçleri birleşsin diyoruz, özellikle bunun altını çizmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin öncelikli ihtiyacı bu” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)
Anita Kazeroğlu
www.evrensel.net