DTP’li Türk: Siyasetin merkezi kışlaya kaydı

DTP’li Türk: Siyasetin merkezi kışlaya kaydı

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve CHP lideri Deniz Baykal’ın partilerine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Türk, Büyükanıt’ın sözlerini; “1993’leri hatırlatan bir sürecin başlangıcı” şeklinde değerlendirerek “Ne yazık ki siyasetin merkezinin TBBM’den kışlaya kaydığını gösteriyor” dedi.


Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve CHP lideri Deniz Baykal’ın partilerine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Türk, Büyükanıt’ın sözlerini; “1993’leri hatırlatan bir sürecin başlangıcı” şeklinde değerlendirerek “Ne yazık ki siyasetin merkezinin TBBM’den kışlaya kaydığını gösteriyor” dedi.
Türk’ün, Eşbaşkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un da katılımıyla dün düzenlediği basın toplantısını, çok sayıda gazeteci izledi. Türkiye’nin barışını arama yoluna girdiği bir süreçte ciddi bir dirençle karşılaştıklarını dile getiren Türk; Abdullah Öcalan’ın zehirlenme iddiaları, bağımsız bir heyetin İmralı’ya gönderilmemesinden oluşan toplumsal gerginlik, sınır ötesi operasyon tartışmaları ve suni bir Kerkük-Diyarbakır gerginliğinin sürdüğünü aktardı. Türk, şu anda dört il başkanı, bir belediye başkanı ve onlarca yöneticinin tutuklandığını, yüzlercesinin ise gözaltına alındığını belirterek “Tüm bu baskıları boşa çıkaracak demokratik olgunluğa sahibiz. Barış şansının hâlâ var olduğuna inanıyoruz. DTP üzerindeki baskılara son verilmelidir, tutuklular serbest bırakılmalıdır” dedi.
Kerkük ve Diyarbakır
Barzani’nin Kerkük açıklamalarının tartışma ortamına neden olduğuna değinen Türk, “Kerkük, tarihi temeli olan bir sorundur. Irak’ın bir iç sorunudur, Irak’ın hukuk sistemi içinde çözülmelidir. Kürtler kadar Türkmenlerin ve Arapların hakları da bu çözümde esas alınmalıdır” diye konuştu. Türkiye’deki Kürt sorununun ise Türkiye’nin iç sorunu olduğunun altını çizen Türk, Kerkük ve Diyarbakır üzerinde hesap yapılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Türk, Cumhurbaşkanlığı seçiminin rejim sorununa dönüştürülmesine de tepki göstererek seçimlerde Meclis’in iradesinin esas alınmasını istedi.
AKP’nin, milliyetçiliğini kendi üzerlerinden kanıtlamaya çalıştığını söyleyen Türk, “Bizim üzerimizden kimi makamların ya da genel seçimlerin hesabının yapılması, siyasi etiğe uygun değildir” dedi. Deniz Baykal’ın partileri ile ilgili açıklamalarını “seviyesiz” olarak değerlendiren Türk, bu açıklamaları esefle karşıladıklarını dile getirdi. Türk, “Baykal, kendi tabanına bile yabancılaşmış, giderek ırkçı ve şoven söylemlere sarılmış biridir. Böylesi bir partinin milyonları temsil eden ve sol değerleri esas almış olan partimize söyleyecek herhangi bir sözü olamaz” dedi.
‘1993’leri hatırlatıyor’
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın açıklamalarının, “1993’leri hatırlatan bir sürecin başlatılacağının ilanı” olduğuna vurgu yapan Türk şunları söyledi: “Toplantı, güvenlik kuvvetlerinin yetkisini artıran, demokratik sivil güçleri hedef gösteren içerikte olmuştur. Medya ve siyasilerin açıklamaya gösterdiği ilgi, demokrasilerde olağan değildir. Ne yazık ki siyasetin merkezinin TBBM’den kışlaya kaydığını gösteriyor. AKP ve CHP liderlerinin siyasi basiretsizlikleri, sorunların çözümü konusundaki başarısızlıkları karşısında şunu sormak gerekiyor; ‘Sivil siyasetin muhatabı Genelkurmay Karargahı mı, yoksa millet egemenliğinin merkezi olan TBMM mi?’ Siyasette eksen kayması, rejim bunalımı demektir. Tehlikeli olan da budur.” (Ankara/EVRENSEL)
Baykal’a ‘Mardin’den aday ol’ çağrısı
Gazetecilerin sorularını cevaplayan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Baykal’ın “Yürekleri yetiyorsa seçimlere girsin” sözlerini hatırlatarak “Elbette ki seçimlere katılacağız. Sayın Baykal’ın yüreği yetiyorsa gelir, Mardin’den aday olur; ben de Antalya’dan olurum. Kendisini Türkiye partisi olarak görüyorsa, buyursun Mardin’den aday olsun. Yüreği yetiyorsa şovunu yapsın” dedi.
Genelkurmay Başkanı’nın, “Bazı milletvekillerinin maaş almasını kabul edemiyorum” sözlerini de değerlendiren Türk, “Tabii bu Meclis’in içinde kazanılmış haklar vardır. Bunları ortadan kaldırırsanız, hukuk diye bir şey kalmaz. Bunu kim için söylediğini bilmiyorum. Bizim için söylemişse, biz bu maaşları almama konusunda tavır da geliştirebiliriz” dedi.
www.evrensel.net