Çay-simit hesabı unutuldu!

Çay-simit hesabı unutuldu!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçmişteki konuşmalarını tekzip ederek seçim atmosferine uygun konuşmalar yapıyor. Geçmişte asgari ücret hesaplarını, bütün insani ihtiyaçları bir kenara bırakarak, çay simit hesabıyla yapan Erdoğan bugün “Ekonomiyi sadece büyük rakamlarla anlamak ve anlatmak yerine toplumsal boyutunu daima önemsemek zorundayız” şeklinde konuşuyor.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçmişteki konuşmalarını tekzip ederek seçim atmosferine uygun konuşmalar yapıyor. Geçmişte asgari ücret hesaplarını, bütün insani ihtiyaçları bir kenara bırakarak, çay simit hesabıyla yapan Erdoğan bugün “Ekonomiyi sadece büyük rakamlarla anlamak ve anlatmak yerine toplumsal boyutunu daima önemsemek zorundayız” şeklinde konuşuyor.
Erdoğan, Rekabet Kurumunun 10. yılı nedeniyle Bilkent Otel’de düzenlenen Sempozyumda yaptığı konuşmasında, bizzat kendisinin açılışını yaptığı fabrikalarda işçilerin kölelik koşullarında çalıştığı haberleri karşısındaki duyarsızlığını unutmuş gibiydi: “Emeğin, alın terinin, işçinin hakkı önemlidir. Bu yüzden bölgesel adalet önemlidir. Üst gelir gruplarıyla alt gelir grupları arasındaki makası daraltmak önemlidir.”
Sınıfsal konuştu
Ranta en yüksek faizi veren, yabancı spekülatif yatırımlarından alınan vergilerin sıfırlandığı, sermayenin her talebinin yasa haline getirildiği somut gerçekler olmasına karşın Erdoğan şu şekilde konuştu: “Tekellerin, kartellerin bu ülkeye geçmişte dayattıklarını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Onların 70 milyona ödettiği maliyeti gayet iyi biliyoruz. Bir gecede yüzde 8 bin faizle kimlere neler aktarıldığını, yüzde 5 bin faizle neler aktarıldığını, faaliyet dışı gelirlerle nasıl bütçeler oluşturulduğunu gayet iyi biliyoruz. Ama bakınız bu dönemde bütçelerde faaliyet dışı gelirler yok. Artık yatırım var, istihdam var, üretim var ve bunun neticesinde de ülkenin itibarına itibar kazandırmak var. Eğer o maliyetler ödenmeseydi, o doymak bilmeyen adamların imtiyaz talepleri değil de milletimizin adalet talepleri karşılansaydı bugün çok daha ileri noktalarda olurduk. Piyasayı, pazarı susturup rakiplerini sindirip haksız bir rekabet ortamı oluşturanları gayet iyi hatırlıyoruz. Serbest piyasa kurallarını kötüye kullanarak Türkiye’nin ekonomik gelişimini sekteye uğratanları da gayet iyi hatırlıyoruz.” (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net