Seçimler atölyelerde tartışılıyor

Seçimler atölyelerde tartışılıyor

Cumhurbaşkanı kim olsun, kim olmasın? Son günlerde kızışan ve gündemi belirleyen bu tartışma, seçme hakkı olmasa da Maltepe’deki tekstil işçileri tarafından da konuşuluyor.


Cumhurbaşkanı kim olsun, kim olmasın? Son günlerde kızışan ve gündemi belirleyen bu tartışma, seçme hakkı olmasa da Maltepe’deki tekstil işçileri tarafından da konuşuluyor. Hemen her işçinin bir fikri var. Kimi Tayyip Erdoğan’ı destekliyor, kimi karşı çıkıyor. Ama söz, dönüp dolaşıp aynı yere geliyor: “Çok ağır şartlarda çalışıyoruz. Aldığımız para geçinmeye yetmiyor. Sigortamız ödenmiyor ve durum her geçen gün kötüye gidiyor...”
7 ayrı atölyeden 13 işçiyle Cumhurbaşkanlığı, AKP’nin 5 yıllık iktidarı döneminde yaşanan gelişmeler ve işçilerin yaşamına ilişkin konuşuyoruz. Yaptığımız görüşmeler, Maltepe’deki binlerce tekstil işçisinin bu konuları nasıl ele aldığını da ortaya koyuyor. Günde 14-15 saat çalışan işçiler, siyasal gelişmelere ilişkin çekingen davranıyorlar. Çünkü devletle ilgili bir şey söylediklerinde başlarının belaya girebileceğini düşünüyorlar. İsim ve fotoğraflarının gazetede çıkmasından çoğu işçi çekiniyor ve istemiyor. Konuşmayı kabul eden işçiler ise az çok gelişmeleri takip eden kesimi oluşturuyor.
Halk için birlik
20 yıllık işçi olan Adem Karslı, gün geçtikçe yaşam koşullarının zorlaştığını anlatıyor. “AKP iktidara geldiğinde ben çok etkilendim; çok güzel konuşuyordu, beni ikna etti. Ama insanlar artık geçinemiyor, herkesin borcu var” diyen Karslı, daha önce de CHP’ye oy vermiş ama pişman olmuş. “Erdoğan’ın başbakanlığını gördüm, cumhurbaşkanlığını görmek istemiyorum. Halkın başbakanı olmayan, halkın cumhurbaşkanı da olamaz” diyen Karslı, laik-şeriatçı tartışmasının patronların işine geldiğini düşünüyor. Türkiye’de ciddi bir demokrasi problemi olduğuna dikkat çeken Karslı, Kürt sorununun da silahla çözümsüzlüğe itildiğini anlatıyor. Karslı, genel seçimlerde sol-sağ, laik-şeriatçı demeden halkın çıkarlarını sağlayacak birlikteliğin yakalanmasını istiyor.
Patronlar daha zengin
Doğan Koç 17 yıllık tekstil işçisi. Hayatından da hükümetten de memnun değil. “İşsizlik çok” diyor ve ekliyor: “IMF’nin bir dediği iki olmuyor, açlık sefalet kıyamet gibi. Lübnan’a işgal askeri bile gönderdi Tayip Erdoğan. Hükümetin 5 yılına bakıyorum; işçilerin hayatı yaşanmaz olmuş, patronlar daha zengin. Ben günde 14 saat çalışıyorum, gene de açım.” Türkiye’de Kürt sorunu, başörtüsü sorunu; iş, eğitim ve sağlık sorunlarının yıllardır sürdüğünü dile getiren Koç, hükümetin bunları çözmek yerine milliyetçiliği körüklediğini dile getiriyor. Böyle bir siyasetle halkın bölünmeye çalışıldığını kaydeden Koç, “İşçisinin, emekçisinin, memurunun hakkını gasp eden bir anlayış hangi laikliği, hangi dini, hangi milliyetçiliği savunabilir” diye konuşuyor.
Kim değil kimden yana
13 yıldır atölyelerde çalışan Ayhan Yılmaz, aldığı paranın yetmediğini dile getiriyor. Hükümetin izlediği politikaların halka bir şey vermediğini dile getiren Yılmaz, şimdiye kadar başa gelen hükümetlerin, ne ekonomik sorunları ne de Kürt sorununu çözebildiğini söylüyor. “Kürt sorununu çözmek istemiyorlar. Halkların kardeşçe yaşamasını istemiyorlar” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Seçilecek cumhurbaşkanın, benim için kim olduğu değil kimden yana olduğu önemlidir.”
Serkan Yılmaz ise 3 yıllık işçi. Kısaca “Hiçbir hakkımız yok” diye konuşuyor. “Her gün, acaba bugün ekmek paramız çıkar mı, diye düşünüyorum. Sağlık hakkından yararlanamıyorum. Gelecekten hiç umudum yok” diyen Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı üzerinden yapılan tartışmanın, halkın çıkarına olmadığını belirterek ekliyor: “AKP, nasıl din üzerine siyaset yapıp oy toplamaya çalışıyorsa ,CHP de laiklik üzerine yapıyor.”
Başörtüsü ve milliyetçilik
AKP’li ya da zamanında AKP’ye oy vermiş işçiler ise çektikleri sıkıntıları anlatmakla birlikte hükümet hakkında konuşmak istemiyor ya da destekler açıklamalarda bulunuyor. Cevat adlı işçi, işyerinde hiçbir hakkı olmadığını, aldığı 350 YTL ücretle bir ayı geçiremediği için hayattan memnun olmadığını söylüyor. Buna karşın AKP’nin politikalarından memnun olduğunu anlatıyor. Gerekçe olarak ise “Önceki hükümetlerden iyi” diyor. Başka bir işçi ise “Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olmalı mı” sorusuna “Evet” diye yanıt veriyor. “Niye” dediğimizde ise “Başbakanken özgür iradesini kullanamadı, cumhurbaşkanlığında başarılı olacağına inanıyorum” yanıtını veriyor. “Özgür irade” olarak algılanan tek sorun ise başörtüsü.
Milliyetçi akımdan etkilenen işçiler ise MHP ve Genç Parti gibi partilere yöneliyor. MHP’yi destekleyen bir işçi olan Ümit, AKP’nin Amerika uşağı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Türklerin Türkten başka dostu yoktur. Eski ülkücülük kalmamış. Onlar da menfaat peşinde.”
Genç Parti’ye oy vereceğini söyleyen işçiler ise Cem Uzan’ın söylediklerini “inandırıcı” buluyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Erdem Geyik
www.evrensel.net