1 Mayıs ve konfederasyonlar

1 Mayıs’ın tarihsel misyonuna uygun olarak işçilerin, onların sınıf örgütleri olan sendikaların, emek örgütlerinin bir araya geldiği; birlikten doğacak güçlerinin önemi, mücadelenin, sınıfın haklarının korunmasındaki yerine dikkat çekilen bir gün olarak kutlanması gerekmektedir.


1 Mayıs’ın tarihsel misyonuna uygun olarak işçilerin, onların sınıf örgütleri olan sendikaların, emek örgütlerinin bir araya geldiği; birlikten doğacak güçlerinin önemi, mücadelenin, sınıfın haklarının korunmasındaki yerine dikkat çekilen bir gün olarak kutlanması gerekmektedir. Fabrikada çalışan işçi Hasan, organize sanayide çalışan işçi Mehmet, tekstil atölyelerinde çalışan Fatma, Ayşe, tarımda çalışan köylü Ahmet, okulda okuyan öğrenci Çağdaş kısacası tüm emekçiler 1 Mayıs’ın Türkiye’nin her yerinde ve alanlarda kutlanmasını isterler.
Tüm işçi ve memur konfederasyonların asıl talepleri olması gereken; 1 Mayıs’ın kitlesel bir biçimde emekçilerin talepleri etrafında nasıl birleştireceği, 1 Mayıs’ın resmi tatil günü olarak kutlanması için nasıl iş bırakarak alanları dolduracakları ve 1 Mayıs’ı “İşçi sınıfının birlik dayanışma ve mücadele günü” olarak kutlamak için nasıl seferber olmak gerekir gibi sorulara cevap aramak yerine, alan tartışmaları ile mücadeleden uzaklaştırma, ayrıştırma çabaları sürmektedir.
1 Mayıs’ın kutlanmasında tarihsel ve sembolik bir öneme sahip olan “Taksim”in, son yıllarda kimi siyasi çevreler ve kimi konfederasyon yöneticileri tarafından “kutsal bir mekan” gibi gösterilmesi nedeniyle 1 Mayıs’ın, niçin ve hangi talepler etrafında kutlanması gerektiği konusu, ‘Taksim’de mi yoksa başka bir alanda mı kutlanacak” tartışmasına kurban edilmektedir.
Bu yılın, 1 Mayıs ‘77 Katliamı’nın 30. yılı olmasından dolayı, bu bölünme ve tartışma daha boyutlu bir hal almıştır. Elbette 1 Mayıs ‘77 Katliamı’nın 30. yılında emekten yana tüm güçlerin Taksim’de bir anma düzenlemeleri önemlidir. Emek mücadelesinde yaşamını yitiren devrimcileri anmak, onların yürüttüğü mücadelenin takipçisi olmak ve mücadeleyi daha üst seviyelere çıkarmakla mümkündür. Bu amaçla 1 Mayıs ülkenin her ilinde, tüm alanlarda birlik ve bütünlük içinde kutlanmalıdır. Bütün alanlar, mücadele, emek ve haklı talepler için haykıranların birlikteliği ile dolmalıdır.
Ancak konfederasyonlar acele ederek, ayrıştırarak değil tüm emekçileri birleştiren, ortak davranmayı hedefleyen ve özellikle İstanbul’daki emekçileri tek alanda birlikte 1 Mayıs’ı kutlamaları için çaba göstermelidirler. Sendikalar da bu amaç için bağlı bulundukları konfederasyonları zorlamalıdırlar.
Bu yılki 1 Mayıs’ın mesai günü olması nedeniyle de, daha fazla katılımı sağlamak amacıyla çalışmalar sürdürülmelidir. İşyerleri yakın olanlarla birleşip alanlara gidilmelidir. Grevde ve direnişte olan işyerleri ziyaret edilmeli, bu yıl işçilerin birliği halkların kardeşliği fikri öne çıkmalı, 1 Mayıs’ı törensel bir kutlamaya değil mücadele gününe dönüştürmek gerekir.
Hıdır Yavuz / KESK HABER-SEN Genel Eğitim Sekreteri (ANKARA)
www.evrensel.net