Evet oyuna geldiniz

Gerçekler her zaman kendini dayatır. Doğru söylenen sözler zamanı geldiğinde ortaya çıkar ve gerçekleşir. Doğru şeylerin orasından burasından parça parça alıp konuşmak çelişkiler yumağından başka bir şey çıkarmaz ortaya.


Gerçekler her zaman kendini dayatır. Doğru söylenen sözler zamanı geldiğinde ortaya çıkar ve gerçekleşir. Doğru şeylerin orasından burasından parça parça alıp konuşmak çelişkiler yumağından başka bir şey çıkarmaz ortaya.
Halkın uyanışı, demokrasi, gericiliğe karşı uyanış, bölünmez bütünlük söylemleri aldı gündemi son birkaç gündür. Söylenen her şeye tek tek bakarsak istediğimiz şeyler bunlar. Evet demokrasi olmalı, gericiliğe karşı mücadele edilmeli ve biz bölünmemeliyiz (Onların söylediği manada bölünmek değil, emek-sermaye çelişkisi noktasında safı emekten yana olanlar arasında ki bölünmedir). İşte bu bütün söylemler bir bütünlük içinde ve tam manalarıyla savunulduğu zaman değer kazanır. Demokrasiyi ortadan kaldır, uyanan halkı baskıla, gericiliği hortlat ve bu memlekette yaşayan halkları ırk temelinde propaganda yaparak böl, savaş, öldür… Sonra da halkı emperyalizme karşı cumhuriyete sahip çıkmak adıyla meydanlara çağır. Hem çelişkiler yumağı oluştur hem de bu yumaktan birkaç ip çekip işine geldiği gibi oynat. Kimdi 14 Nisan mitinginin çağrısını yapanlar, darbe söylentilerine adı karışanlar. Ve bu haberlerin çıktığı Nokta dergisini basıp belge arayanlar. Memleket elden gidiyor, irtica geliyor, RTE cumhurbaşkanı olmasın, tehlikenin farkına varın dediler. Tehlikeyi yaratanlar tehlikeye karşı mücadele edenleri asmadılar mı zamanında? Şimdi neden meydana çıkıp tehlikenin farkına varın diyorlar? Demek ki bu tehlike onları bile rahatsız etti. Evet bir şey yapacaksan halkı arkana alman gerekiyor. Fakat bunlar halkı düşünmez. Arkalarına almıyorlar zaten kendilerine yedekliyorlar, belki lazım olur mantığıyla.
Cumhuriyet gazetesi, üzerinde durulması gereken şeyler yazdı 15 Nisan’da. 15 Nisan’daki Cumhuriyet gazetesini okuduğumda gerçeklere gerçekten sarılmak gerektiğini bir kez daha anladım. Türkiye’deki sendikalar, meslek örgütleri ve Marksistler dönekmiş, öyle yazıyor Hikmet Çetinkaya. Bence onlar duruyor siz döndünüz, sonra da başınız döndü, onları döndü sandınız. Ulusalcılık söylemleriyle şovenizme sarılıp ülkeyi laikçi şeriatçı diye bölüp, Kürt sorununda savaşı destekleyip bir de üstüne darbecileri destekle... Ne yazdığını bilmiyor galiba.
Evet, oyuna geliyorsunuz. Bizler RTE’nin cumhurbaşkanı olmasını istemiyoruz en az sizin kadar. Fakat tartışıyor musunuz kim gelse emekçileri, halkı daha fazla düşünür ve onlara hizmet eder diye? ABD Kürt sorununu çözmek için koordinatör atıyor, o zaman niye çıkmıyoruz alanlara. Antiemperyalist olmak Kürt sorunu mevzu bahis olunca rafa mı kalkıyor? Siz de antiemperyalist bilinç zaman zaman rafa kalkar durumdayken Irak’taki Kürtlerden antiemperyalist olmalarını bekliyorsunuz. 80 darbesi IMF, Dünya Bankası ve Yunanistan’ın NATO’daki Türkiye vetosunu kaldırmak için yapılmadı mı? Sizi de askeri mahkemeler yargılamadı mı? Siz de biliyorsunuz ki tekrar aynı şeyler olsa askerin tutumu değişmeyecek. O zaman insanları gerçeklerin orasından burasından parça parça alıp yedeklemeye çalışan darbecilerle değil, gerçekten emek, demokrasi mücadelesi veren işçiler, emekçiler ve onların örgütleriyle birleştirelim.
Orçun İlhan öğrenci (BALIKESİR)
www.evrensel.net