Dışa ‘bağımlı’ koordinatörler!

Maaşları Dünya Bankası (DB) tarafından ödenen, ancak Sağlık Bakanlığı’nın genel yetkileriyle donatılmış ‘koordinatörler’, İzmir’de aile hekimliğine geçmek istemeyen hekimleri tehdit ediyor.


Maaşları Dünya Bankası (DB) tarafından ödenen, ancak Sağlık Bakanlığı’nın genel yetkileriyle donatılmış ‘koordinatörler’, İzmir’de aile hekimliğine geçmek istemeyen hekimleri tehdit ediyor. Ülke dışındaki bir kuruma çalışan bu koordinatörlerin yaptıklarına ise, bakanlık tarafından çanak tutuluyor.
AKP Hükümeti’nin Sağlıkta Dönüşüm Projesi için ilk proje sözleşmesi DB ile ikinci sözleşme ise Birleşmiş Milletler (BM) ile imzalandı. Proje özerk bir yönetim ve destek birimi tarafından, Sağlık Bakanlığı’nın genel yetkisi dahilinde ve DB’nin onayı ile yürütülüyor. 15 saha koordinatörüne 7’şer bin dolar, baş saha koordinatörüne ise 10 bin 700 dolar maaş ödeniyor. Saha koordinatörlerinden biri Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’in kardeşi Metin Dinçer, diğeri ise AKP Eskişehir Milletvekili Murat Mercan’ın kardeşi Serdar Mercan. Sağlık Bakanlığı’nın bütün görevleri DB’den tasdikli, maaşlı bu bürokratlara devredilmiş durumda.
Görüşlerini aldığımız sağlık meslek örgütü yöneticileri, sağlık alanının DB’nin dümenine bırakılmasına tepki gösterirken, bu koordinatörlerin en son İzmir’deki aile hekimliği uygulamasına geçmeyen hekimleri tehdit ederek, direnmelerini kırmaya çalıştıklarını söylediler.
DB ve uluslararası sermaye kuruluşlarının daha önce de ‘bağımsız kurumlar’ adı altında, siyasi iktidarın kimi yetkilerini siyasi denetim dışına çıkartarak kendi istedikleri kararları aldırttığını vurgulayan İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, koordinatörlerin İzmir’de uygulanmaya başlanan aile hekimliğinde sözleşmeli olarak çalışmayı kabul etmeyen meslektaşlarını tehdit ettiğini ve direnmelerini kırmaya çalıştıklarını anlattı. Demirdizen şunları söyledi: “Bu programın Türkiye’de çok ciddi tahribatlar yaptığı açıkça ortada. Önemli bir şey de DB ve IMF’nin ülkemize karşı direnci artmış oluyor. Yüzlerce yıllık haklar olan sağlık hakkı, örgütlenme ve çalışma hakkı engelleniyor. Eğer yeterince tepki gösterilmez ve bu program durdurulamazsa, alım gücü düşük ve işsizlik yüksek olan ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de yoksul insanlar sağlık hizmetlerine ulaşamayacak ve sağlıklarını yitireceklerdir. Dönüşüm yasalarıyla birlikte yoksulluğun arttığı ortada.”
‘Her şey DB’nin elinde’
DB sözleşmelerinde her şeyin açıkça ortaya konulduğunu belirten Pratisyen Hekimlik Derneği Genel Sekreteri Dr. Erkan Kapaklı ise Dünya Bankası’nın elini sağlık hizmetlerinden çekmesi gerektiğini söyledi. DB tarafından atanan koordinatörlerle, DB’nin ‘dümen tutmak’ istediğini ifade eden Kapaklı; “Meksika’da da bu tarzda şeyler yapılıyor. Tamamıyla Dünya Bankası’nın kendisinin çalışmayı denetlediği ve kurumlar yarattığı bir süreç yaşanıyor. Bir şekilde kendi kadrolarını oluşturuyorlar. 7 bin dolarlık adamların bugün yaptıkları işler, meslektaşlarımızı tehdit etmektir” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)
Nihat Karadağ
www.evrensel.net