Dini bütün işçinin cumhurbaşkanı seçimi!

Ülkemizde bir düzine sorun varken, işçinin, emekçinin geçim sorunu diz boyuyken; bazı siyasi partiler ve üst düzey komutanlar ülkeyi başka yönlere çekmek, gündemi değiştirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.


Ülkemizde bir düzine sorun varken, işçinin, emekçinin geçim sorunu diz boyuyken; bazı siyasi partiler ve üst düzey komutanlar ülkeyi başka yönlere çekmek, gündemi değiştirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu güzelim ülkedeki tek sorun Cumhurbaşkanlığı seçimiymiş gibi insanları buna yönlendirmek için adeta yarışmaktadırlar.
Biz işçiler, alınteriyle ekmek mücadelesi veriyoruz ama unutulmuş durumdayız. Herkes koltuk sevdasında. Ülkede askerin tarafsız olması gerekirken sanki sorun Cumhurbaşkanlığı seçimiymiş gibi asker ve sivil halk karşı karşıya getiriliyor. Sonuçta askerdeki çoğu fert ağabeydir, kardeştir, babadır. Askerin bazı siyasi partilerin baskılarına kapılarak oyuna gelmemesi gerekir. Bence asker ve siyasetçi takımının bilmesi gerekir ki AKP’yi güçlendiriyorlar. Zaten görevi din üzerinden siyaset yapmak olan AKP’ye adeta koz vermekte, halkın gözünde değerli kılmaktadırlar. Düşünülmeyen, aslında Atatürk ve laiklik.
Ben bu ülkenin 5 vakit namazını kılan bir ferdiyim. Ama yaşananları görünce oldukça şaşırıyorum. Ben, benim gibi asgari ücretle çalışan binlerce işçinin ve emekçinin haklarını gasp ettiklerini düşünüyorum. Bizim sorunumuz Cumhurbaşkanlığı değil, bizim sorunumuz ekmek kavgası, alnımızın teridir. Elbette ki biri cumhurbaşkanı olacak. Bunu ülkenin tek sorunuymuş gibi göstermek, biz işçi ve emekçilere haksızlıktır. Özellikle başı çeken CHP, adeta ortamı germek için yarışmakta ve başındakiler, kendilerine yardımcı olması için askeri ve rektörleri çekmektedir. Ülkeye okumuş insan kazandırmakla görevli kurum olan üniversiteleri de bu işe dahil ederek ülkede kaos yaratmaya çalışmaktadır. Bu olanlar, benim ve benim gibi işçi ve emekçilerin demokrasi anlayışıyla tamamen ters düşmektedir. Ülkemizin okuma oranı düşükken, üniversite bazında diğer ülkelerin çok gerisindeyken sen kalk, gerginlik peşinde koş. Sizler böyle yaptıkça AKP’yi daha da güçlendirmektesiniz. Unutmayın ki yüzde 90’ı Müslüman olan bu ülkede onlar da bu durumu görüp din üzerinden siyaset yaparak daha da çok prim yapmaktadırlar. Yapılan miting, R. Tayyip Erdoğan’ı sindirmez; daha da güvenle öne çıkmasına neden olur. CHP’in şovmenliğinde yapılanları ben ve benim gibi düşünenler tasvip etmiyoruz.
Biz işçi ve emekçilerden son uyarı; bizleri hiçe saymayın. Bizim sorunumuz cumhurbaşkanı değil. Bizlerin sorunu, alın terimiz ve ekmek kavgamız. Biz de laikliği ve Atatürk’ün iyi yaptıklarını savunuruz. Biz de Müslümanız. Unutmayın Atatürk, din ve devlet işini birbirinden ayırmıştır. Ama görüyoruz ki başta AKP olmak üzere CHP, asker, rektörler ve siyasi partiler her şeyi unutup olayları başka yöne çekmek için yarış içindeler. Tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı bile bu tür olaylara karışarak yaptığı açıklamalarda, ‘Rejim elden gidiyor, Türkiye tarihinde hiç bu kadar irtica faaliyeti olmamıştı’ demekte; insanların namazına, sakalına, hatta dini inancına müdahale ederek tarafsız olmadığını göstermektedir.
Benim ve benim gibi düşünen dindar işçilerin, hatta tüm insanların anlayamadığı şey, irticanın ne demek olduğu. Bu kelimelerle biz işçileri bölmeye çalışıyorlar. Askeriyeyi, yargıyı, üniversiteleri de oyuncakları yapıyorlar. Bizleri bölenler bilmelidir ki biz onların savunduğu şeyleri de savunmak zorunda kalıyoruz. Bizler bu güzel vatana sevdalıyız. Seçimlerde inşallah sizlere cevabı vereceğiz. Bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyoruz!..
Organize sanayiden bir işçi (KAYSERİ)
www.evrensel.net