EVRENSEL’den

EVRENSEL’den

  • Malatya’da “misyonerlik faaliyeti”nde bulundukları iddiasıyla bir yayınevinde biri Alman 3 kişinin vahşi bir biçimde katledilmeleri, henüz daha Hrant Dink cinayeti bile aydınlanmamışken gündemimize oturdu


    Malatya’da “misyonerlik faaliyeti”nde bulundukları iddiasıyla bir yayınevinde biri Alman 3 kişinin vahşi bir biçimde katledilmeleri, henüz daha Hrant Dink cinayeti bile aydınlanmamışken gündemimize oturdu. Katillerin yine cinayetleri “dini ve milli duygularla” işlemiş oldukları açıklandı. Ancak Hrant Dink cinayetinde de görüldüğü gibi, bunun basını ve halkı bilgilendirmenin çok ötesinde meşrulaştırıcı resmi tutumun bir refleksi olarak gündeme geldiği çok açık. Çünkü bu açıklama, yine “arkasında örgüt yok” açıklamasıyla birlikte gündeme geldi.
    Bu cinayetlerin nasıl bir siyasal, kültürel, sosyolojik iklimin içinde gerçekleştiği ise, yine daha tali bir “akademik” mesele gibi tartışılıyor. Oysa bu cinayetleri meşrulaştıran, önünü açan, teşvik eden tutumlar, yaklaşımlar göz ardı edildiği sürece, benzer yeni cinayetlerin işlenmeyeceğine nasıl güvenilebilir? Asıl önemli soru bu.
    Bu sorunun yanıtının da, hiç iç açıcı olmadığı, yine geçtiğimiz hafta basına yansıyan haberlerle görüldü. Gazetemizde de yer verdiğimiz gibi, MİT, TSK, Emniyet gibi devletin en kritik kurumları “misyonerlik faaliyetlerinin Hristiyanlık propagandasını aşan bir yaygınlık kazandığını” iddia eden raporlar hazırlamış bulunuyor. Ardından da, ülkenin birçok ilinde “misyonerlik tehdidine” karşı konferanslar, yayınlar, açıklamalar alıp başını gidiyor. MHP’den Rahşan Ecevit’i kadar uzanan siyasi çevreler, “misyonerlik tehdidi” üzerinden açıklamalarda bulunuyor, politika yapıyor.
    Tüm bu sürecin ardından, Hrant Dink cinayetini ve son olarak Malatya’daki cinayetleri gerçekleştirenlerin “milli ve dini duygularla hareket ettiklerini” açıklamaları artık bir “sürpriz” olmuyor. Onu besleyenin kimler olduğu o kadar açıkken, meseleyi Türkiye’de belirli yaş grubuna mensup gençler arasındaki bir histeri furyası gibi açıklayıp, geçiştirmek, asıl büyük failleri koruyup kollamaktan başka ne anlama gelir.
    Evet, baş faillerle hesaplaşmadığımız sürece, bu olayların önüne geçemeyeceğimiz çok açık değil mi? Evrensel olarak, bu cinayetlerin örtülmek istenen bu yanını aydınlatma çabalarımızı bundan sonra da sürdüreceğiz.
    İyi haftalar
    www.evrensel.net