Çöp meta oldu; halkın sağlığı bozuldu

Çöp meta oldu; halkın sağlığı bozuldu

Ankara Tabip Odası’nın düzenlediği “Kent-Çevre ve Sağlık Sempozyumu”nda, çöp sorununa halk sağlığı açısından yaklaşılmadığı ifade edildi. İkinci gün gerçekleştirilen “Sağlıklı Kent Yönetim Süreci” oturumunda, belediyelerin, temel bir kamu hizmeti olarak yerine getirmesi gereken çöp işlerini yük olarak görüp kurtulmak istediği vurgulandı


Ankara Tabip Odası’nın düzenlediği “Kent-Çevre ve Sağlık Sempozyumu”nda, çöp sorununa halk sağlığı açısından yaklaşılmadığı ifade edildi. İkinci gün gerçekleştirilen “Sağlıklı Kent Yönetim Süreci” oturumunda, belediyelerin, temel bir kamu hizmeti olarak yerine getirmesi gereken çöp işlerini yük olarak görüp kurtulmak istediği vurgulandı.
İbni Sina Hastanesi Hasan Ali Yücel Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen oturumda ilk sözü alan DİSK Genel-İş Sendikası Eğitim Dairesi Müdürü Faruk Özdemir, 1960’lardan sonra çöpe yaklaşımda temel bir değişiklik yaşandığını, katı atık olarak adlandırılmaya başlanan çöpün bir meta haline geldiğini ifade etti. Çöp yönetimi konusunda yönlendirici kuralların sınırlı olduğunu belirten Özdemir, bu durumun, belediyelere bu konuyu yerine getirmeleri gereken bir kamu hizmeti olarak bakmaktan kaçma imkanı verdiğini dile getirdi.
“Belediyeler en riskli işyerleri’
Çöp hizmetlerinin belediyeler tarafından en çok parayı veren taşeron firmalara satıldığını bildiren Özdemir, diğer yandan belediyelerin yaptıkları çalışmalara ilişkin araştırmaların, belediyelerin çalışanlar açısından her türlü riski barındırdığını ortaya koyduğunu söyledi. Fiziksel, biyolojik, kimyasal pek çok risk açısından belediyelerin kötü durumda olduğunu vurgulayan Özdemir, belediyenin temel hizmetlerinden biri olan temizlik işlerine bütçe ayrılmadığını; belediyenin bu alanı taşeron firmalara devretmeyi ve halkın sağlığını tehlikeye atmayı tercih ettiğini kaydetti.
‘Asıl tehlike sanayi atıkları’
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Soysal ise halk sağlığı açısından en büyük tehlikeyi oluşturan atıkların, sanayi atıkları olduğunu kaydetti. Soysal, sanayi atıklarının yüzde 35, maden atıklarının ise tüm atıkların yüzde 39’unu oluşturduklarını belirterek “Sağlık ve çevre için asıl tehlike bunlardır” dedi. Türkiye’de yıllık 2.5-3.5 milyon ton arası sanayi atığı çıktığını bildiren Soysal, bunun yalnızca 135 bin tonluk bir bölümünün kayıtlı olduğunu, diğer yüzde 95’in üzerindeki bölümünün ise halk sağlığını tehdit edecek şekilde etrafa saçıldığını söyledi.
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Özgen ve atık kağıt işçisi Ali Mendillioğlu birlikte yaptıkları sunumda, kapitalizmin dayattığı aşırı tüketim sonucu ortaya çıkan manzarada, çöp toplayıcılarının da kurban olarak seçildiğini vurguladılar. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net