Fotoğraf: Evrensel

BAŞYAZI

  • “Bugün 23 Nisan!” Keşke, bu sözün devamını, o dillere pelesenk olan “Neşe doluyor insan” diye devam ettirebilseydik.
    Ama öyle mi?


    “Bugün 23 Nisan!” Keşke, bu sözün devamını, o dillere pelesenk olan “Neşe doluyor insan” diye devam ettirebilseydik.
    Ama öyle mi?
    “Dünyanın tek çocuk bayramı olan ülkesi biziz!” diye bu bayramı durmadan başımıza kakan egemenlerin yönettiği bu ülkede, eğer 23 Nisan’larda Meclis kürsüsüne çıkacak kadar bir yaşama düzeyinde değilseniz, çocuk olmak gerçekten zor zanaat!
    Çünkü; bu ülkede önemli bir çoğunluk için “çocuk olmak” demek; eğitimden sağlığa, eğlenceden kültüre “ailenin yükü olmak” demek. Çünkü devlet, çocuklar için her yıl milyonlarca YTL harcayıp bayram yaparken; eğitim ve sağlık gibi sağlıklı bir insan olarak yetişmenin ilk koşullarını bile, zaten geçim sıkıntısı içinde, işsizlik ve yoksulluğun kıskacındaki ailelerin üstüne yıkınca çocukların, ailenin geçim masraflarını da yüklenmeleri gerekiyor. Önce eğitimden ve sağlıklı bir çocukluktan vazgeçmek, sonra da ailenin bütçesine “katkı yapmak” için atölyelerin, tarlaların yolunu tutmak gerekiyor. Devletin istatistikleri, bugün 5 milyon çocuğun (Belçika, İsviçre gibi ülkelerin nüfusu kadar çocuk) atölyelerde ve tarlalarda çalıştırıldığını gösteriyor.
    Sadece çalışmak, eğitimden, sağlıklı bir çevre ortamından yoksun kalmak mı?
    Ne gezer; daha beterleri de bekliyor çocukları.
    Dünkü Evrensel’in 4. sayfasındaki dört haber bile çocukluğun ne kadar zor olduğunu gösteriyor:
    Haber 1: Şırnak’ta Tugay Komutanlığı’nın atık alanında oynayan üç çocuk, buldukları şeyin patlaması üzerine yaralandı. Çocuklardan birisi öldü!
    Haber 2: 12 yaşlarında 3 çocuk, Newroz’da yasadışı slogan attıkları gerekçesiyle (Newroz’dan bir ay sonra) karakola alınıp 5 saat süreyle yasadışı bir biçimde sorgulandı!
    Haber 3: Urfa’da 2 yaşında bir çocuk, bahçeden geçen elektrik kablosuna dokunduğu için elektrik çarpmasından öldü!
    Haber 4: 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla öldüren emniyet görevlilerinin beraat ettirilmesine, ailesi ve avukatları tepki gösterdi!
    Hrant Dink ve Rahip Santoro’nun katillerinin de henüz çocuk yaşta olduklarına; uğursuz karanlık amaçlı çetelerin, mafyanın, uyuşturucu baronlarının okul bahçelerine, öğrenci yurtlarına karargah kurduklarına değinmeye bile gerek yok. Aksaray’daki trafik cinayetinde yaşamını yitiren onca çocuğun ölmesiyle bayram göstericilerinin amaçları arasındaki bağa da hiç değinmiyoruz. Zaten bugün manşetimizde yer alan haberler de bayramın ne hale getirildiğini gösteriyor.
    Herhalde bu kadarı; bu ülkeyi yönetenlerin, tek kriterleri kâr, yağma ve rant olanların “çocuk bayramı”nı neden bu kadar gürültülü kutladıklarını, neden her vesileyle çocuklara “bir şeyler dağıtmayı” bir genel geçer gösteri haline getirdiklerini anlamaya yeter. Çünkü; bugünlerini “zorlaştırmak” ve geleceklerini karartmak gibi büyük bir suçun üstünü, ancak bu kadar gürültülü kutlamalarla örtebiliyorlar.
    Çocukluğu zorlaştırdıkça, çocuklara ne kadar önem verdikleri konusundaki gürültüyü büyütüyor yukarıdakiler. Bugünkü nutukları ne kadar yüksek perdeden atarlarsa, bilin ki bu ülkede çocukluk o kadar zorlaşmış olacaktır.
    Ne diyelim; “çocuk bayramı”, en büyüklere kutlu olsun!
    Çocuklara ise gelecekte çocukluklarını yaşadıkları, gerçek çocuk bayramlarının kutlanacağı bir dünya diliyoruz.
    www.evrensel.net