24 Nisan 2007 00:00

Sarko’ya karşı Sego

Fransa’da aylardır beklenilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turu önceki gün yapıldı. Haftalardır ırkçı Le Pen’in 2.

Paylaş

Fransa’da aylardır beklenilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turu önceki gün yapıldı. Haftalardır ırkçı Le Pen’in 2. tura kalması korkusunun üzerinden kampanya yürütülmesinin aksine, ikinci tura sağcı “Halk Hareketi Birliği” (UMP) adayı Nicolas Sarkozy’ye karşı Sosyalist Parti’nin (PS) adayı Segolene Royal kaldı. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en önemli sonuçlarından birisi, seçmenlerin politikaya daha fazla ilgi göstermesi oldu. 44.5 milyon seçmenin yüzde 85.6’sı, oy kullanmaya gitti. Bu, 50 yıllık 5. Cumhuriyet tarihinde en fazla oy kullanılan seçim oldu.
Sarkozy birinci sırada
UMP lideri sağcı Sarkozy, yüzde 31.18 oranında oy alarak ikinci tura birinci sırada giriyor. Bu oran, sağın son yıllarda elde ettiği en yüksek oy oranını ifade ediyor. 1965’te General Charles De Gaule’un ve 1969’daki Valerie Giscard d’Estaning’in aldığı yüksek oy oranları ayrı tutulursa, “cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunda sağda en fazla oy alan üçüncü kişi” Sarkozy oldu. Sarkozy’nin oyunun bu şekilde yüksek olması, partisini daha sağa kaydırması ve ırkçı Jean-Marie Le Pen’in söylemleri ile açıklanabilir.
Böylece Le Pen ise, alışılagelmiş seçmen potansiyelini kaybetti. 2002 seçimlerine göre yaklaşık 1 milyon oy kaybeden Le Pen, yüzde 10.44 alarak Elysée Sarayı yarışında dördüncü oldu. Le Pen’in gerilediği tüm yerlerde Sarkozy’nin oyunun artması, Le Pen’e giden oyları aldığını işaret etti. Birinci turdan sonra Le Pen’in yaptığı konuşma da bu gerçeğe dikkat çekiyor: “Fikir mücadelesini biz kazandık. Bizim konularımız seçimlerde en fazla tartışılan oldu: ulusal kimlik, güvenlik, göçmenlik.”
Royal kazandı,
sol güç kaybetti

Yüzde 25.87 oy alan Royal ise, sol cephede son yılların en yüksek oyunu almış oldu. 2002’de ikinci tura kalamayan Sosyalist Partisi, bu seçimlerde hem sağa hem de sola seslenerek kampanya yürüttü. Sol seçmenlere doğru dürüst bir vaat vermeden Le Pen’in ikinci tura kalabilme “korkusu” üzerinden seslenen Royal, sağ seçmenlere ise partisini sağa çekerek hitap etti. Sosyalist Parti’nin en sağında yer alan Royal, kendi programı üzerinden değil Sarkozy’ye karşı oy toplamış oldu. Bu taktikten en fazla zarar gören ise diğer sol cephedeki adaylar oldu.
Troçkist İşçi Partisi’nin adayı Gerard Schivardi yüzde 0.34 (2002’de yüzde 0.47), küreselleşme karşıtı lider Jose Bove 1.32, Troçkist Arlette Laguillet 1.33 (5.76), Yeşiller adayı Dominique Voynet 1.57 (5.25), Fransız Komünist Partisi adayı ise 1.93 (3.37) oy alabildi.
Troçkist LCR adayı Olivier Besoncenot de yüzde 4.08 (4.25) oy alarak seçimlerin en büyük yenileni olmuş oldu. LCR, hemen hemen aynı oy oranını tutarak solda güç kaybetmeyen tek parti oldu. FKP ise kendi tarihinin en düşük oyunu alarak “anti-liberal kolektif” içerisinde izlediği yanlış taktiğin cezasını çekti.
2. tur yarışı başladı
Bu sonuçlarla alışılagelmiş sağa karşı sol yarışması da başlamış oldu. İkinci tura birinci güç olarak katılan Sarkozy’nin kazanma ihtimali daha yüksek gibi görünse de hiçbir şey garanti değil. Yüzde 10’dan fazla oy olan 4 partinin 3’ünün sağda olması, Sosyalist Partisi hariç diğer tüm sol güçlerinin yüzde 5’ten aşağı almasının Sarkozy’ye avantaj sağladığı kesin. Ama Sarkozy’nin kesin kazandığını söylemek doğru olmaz. Oyunu yüzde 11 artırarak 18.57’ye yükselten Bayrou, “üçüncü yol” (ne sağ ne sol) vurgusuyla, her iki taraftan oy toplayabildi. Bayrou’nun oylarının tümünün olmasa da önemli bir kısmının Royal’e gitmesi bekleniyor. Eğer Sarkozy taktiksel olarak merkeze kayarak UDF’nin oy potansiyeline oynarsa, o zaman birinci turda desteğini aldığı sağcı oy potansiyelini kaybetme ihtimalinin yüksek olduğu değerlendirmesi de yapılıyor.
Royal’in en büyük dayanağı ise Avrupa Anayasası referandumuna “Hayır” oyu kullanan 12 milyonun oylarıyla, emekçilerin acil taleplerine cevaplayarak olabilir. Bunu ise önümüzdeki günler belirleyecek. (Paris/EVRENSEL)
Fransa’da sürpriz yok
Fransa’da önceki gün yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turundan beklenen sonuçlar çıktı. İçişleri Bakanlığı’nın resmi sonuçlarına göre, sağcı lider Nicolas Sarkozy yüzde 31.18, Sosyalist Parti adayı Segolene Royal yüzde 25.87 oranında oy aldı. Bu sonuçlara göre, 6 Mayıs’ta gerçekleşecek ikinci turda Sarkozy ve Royal yarışacak. François Bayrou yüzde 18.57, ırkçı Jean-Marie Le Pen ise 10.44 oyla yarışa veda etti.
İlk turun ardından düzenlenen ilk anket sonucuna göre ise, Sarkozy, ikinci turda Segolene Royal karşısında, “rahat bir biçimde üstünlük” sağlayarak, Elysee Sarayı’nın yeni sahibi olacak. Ankete göre, Sarkozy ikinci turda oyların yüzde 54’ünü, Royal ise yüzde 46’sını alacak. Ancak, ilk tur seçimlerinde kararsız seçmenlerin büyük bir kısmının, sandık başında karar verdiği hesaba katıldığında, dengelerin değişebileceği öngörülüyor.
Öte yandan ilk turda elenen üç solcu aday ise seçmenlerine, ikinci turda Sosyalist aday Royal’e oy verilmesi çağrısı yaptı.
Komünist Parti adayı Marie-George Buffet, radikal sol parti adayı Arlette Laguiller ve Yeşil Parti adayı Dominique Voynet, seçmenlerinden, ikinci turda Royal’e oy vermek için sandık başına gitmelerini istediler.
Siyasi gözlemciler ise ilk turda 3. sırada yer alan François Bayrou ve 4. sırada yer alan Jean-Marie Le Pen’in seçmenlerinin vereceği oyun ikinci turun galibini belirleyeceğini ifade ediyor. Le Pen, ikinci tur kararını 1 Mayıs’ta vereceğini açıklarken, Bayrou’nun tavrı ise henüz “belirsiz”. (DIŞ HABERLER)
Devamı 6 Mayıs’ta...
Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu geride kaldı. Seçimlere katılma oranının ilk defa bu kadar olduğu birinci turda, sağın ve sosyal demokratların adayları ikinci tura kaldılar. Seçmen kütüğüne yeni yazılan 3.3 milyon seçmenin büyük kesimini ise gençler oluşturdu.
Gençlerin politikaya ilgisinin en yüksek olduğu bu seçimlerde, “gelecek” ve “işsizlik” kaygılarının bu kesimleri sandık başına götürdüğü ifade ediliyor.
Gericiliğin yükselişi
Sağcı partilerin güç kazandığı ilk turda, ırkçı Le Pen’in oy kaybına uğraması sevinçle karşılandı; ancak sonuçlara bakıldığında, sağın adayı Sarkozy’nin ırkçı ve ayrımcı söylevleriyle bu partinin seçmenlerini yanına almayı başarması, sağın ve gericiliğin daha yerleşmesi olarak da yorumlanabilir.
Klasik sağ ve sol parti liderlerinin yerine “yenilenmiş bir sima” olarak sunulan merkez sağın lideri François Bayrou’nun, bir önceki seçimlere göre oylarını ikiye katlaması ise Fransa’da pek de etkili olmayan merkez sağın güç kazandığına işaret ediyor.
Medyanın fazla öne çıkardığı lider, umduğunu bulamadı ve ileriki günlerde yapılacak hesaplarda pazarlık için hesaba katılmak üzere ağırlığını koyacak bir seviyeye ulaştılar.
Seçimlerin birinci turuna bir hafta kala Sarkozy’nin karşısına, sosyal demokratların ve merkez sağın ortak bir aday etrafında birleşmesini talep eden eski Sosyalist Parti liderlerinden bir kısmının yaratmaya çalıştığı korku ise sandığa yansımadı.
“Almanya modeli” olarak sunulan merkez sağ ve sosyal demokratların birliği için çaba sarf edenler, ikinci tur için şimdiden girişimlere başladılar. Bundan beş yıl önce ikinci tura kalmayı başaramayan sosyal demokratların adayının ikinci tura kalabilmesi Sosyalist Parti’yi rahatlattı.
Soldaki gerileme
Fransa’da birinci tur seçim sonuçlarına bakıldığında, sağın ve gericiliğin sandıktan güçlenerek çıktığı görülürken Sosyalist Parti’de ise 2002’ye göre yüzde 10’luk bir artış görülüyor. İlk defa bir kadın adayın ikinci tura kaldığı Fransa’da, ne yazık ki işçi ve emekçilerin taleplerini ortak bir aday etrafında bir araya getiremeyen anti-liberal sol güçler ise bu seçimlerde önemli bir oy kaybına uğradılar.
Anti-liberal soldan Fransa Komünist Partisi, tarihinin en düşük oyunu aldı. Avrupa Anayasası’na “hayır” kampanyası döneminden sonra oluşturulan kolektiflerde, sırf grupçu tutumundan dolayı kendi adayında ısrar eden FKP, bunun sonuçlarını ağır ödüyor.
Sol arasında bir başka çekişme ise FKP ile Troçkistler arasında yaşandı. LCR adayının yüzde 4.08 oy oranıyla diğer sol adayları geride bırakması, önemli bir başarı olarak kaydedildi. Yeni sandık başına giden genç seçmenlerin tercih ettiği politik lider olarak tanımlanan Troçkist LCR adayı Olivier Besoncenot, fikirlerini tok sesle dile getirmesi ve anti-liberal şartın taleplerini savunmasıyla oy kazandı.
12 adayın son sırasını oluşturan Yeşiller ve diğer iki Troçkist aday ise geçen seçimlere göre oy kaybına uğradılar. Özelikle Yeşiller, yüzde 5’ten 1.5’e kadar düştüler.
Anti-liberal solun diğer bir adayı olarak son anda adaylığını açıklayan çiftçi lideri Jose Bove de fazla bir ilerleme göstermedi. Sonuçları, “Toplumsal sorunların gündeme getirilmesinde kampanyayı iyi değerlendirdik” diye yorumlayan Bove, sonuçtan memnun olduğunu da belirtti.
Yüksek katılımın nedenleri
Fransız 44.5 milyon seçmenden yüzde 85.6’sının sandık başına gitmelerini sağlayan faktörlerden birisi de 2002 seçimlerinde katılımın düşük olmasına bağlanabilir. Bu durumda, bir yanıyla klasik parti liderlerinin yerine yeni simaların geçmesinin ve diğer taraftan ise bu seçim kampanyasının daha uzun sürmesinin de etkili olduğu söylenebilir.
Seçimlere katılmanın bir “vatandaşlık görevi” olduğu üzerine uzun uzun yapılan propaganda da etkili oldu. Özelikle de birinci tur için bu tür seçimlere ilgisiz olan kesimleri sandık başına götürdü.
Bu sonuçlar ışığında Fransız politik yelpazesi, bir seçimin birinci turunu daha geride bırakırken arkası ise 6 Mayıs’a kaldı; fakat esas cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına ise şimdi girildi.
Bu sonuçlarla haziranda yapılacak Parlamento seçimlerinin yönü de şimdiden belirleniyor. (Paris/EVRENSEL)
Deniz Uztopal - Yıldız Eren
ÖNCEKİ HABER

Boris Yeltsin öldü

SONRAKİ HABER

Keşan'da eğitime kar engeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa