Geri dönüşüm işçileri örgütlenmek istiyor

Adana’da çöpten topladıkları malzemeleri satarak yaşamlarını sürdürmeye çalışan toplayıcıların çoğunluğunu göç mağdurları oluşturuyor.


Adana’da çöpten topladıkları malzemeleri satarak yaşamlarını sürdürmeye çalışan toplayıcıların çoğunluğunu göç mağdurları oluşturuyor. Potansiyel suçlu muamelesi görmekten rahatsız olan toplayıcılar, “Bize tuhaf tuhaf bakanlar, dönüp kendilerine baksınlar. Köyümüzü boşaltanların eseriyiz biz” diyor. Toplayıcılar, çalışma ve yaşam koşullarının düzelmesi için dernekleşmek istiyor.
Çatışmalı dönemde Adana’ya göç etmek zorunda kalan çok sayıda göç mağduru, çöplerden topladıkları plastik ve kartonları satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Plastik ve karton toplayarak geçimini sağlayan Abdulkadir Tay, toplayıcılık işini yapanların çoğunun göç mağduru Kürtler olduğunu söyledi. Geri dönüşüm sektörünün düzene girmesi talebiyle yaklaşık 6 ay önce, topluca Seyhan Belediyesi’ne yürüdüklerini hatırlatan Tay, dernekleşme taleplerine belediyenin ilgisiz kalması nedeniyle geri adım atmak zorunda kaldıklarını söyledi.
‘8 bin 500 işçi çalışıyor’
Tay, geri dönüşüm sektöründe 8 bin 500 işçinin çalıştığına dikkat çekerek, “Amacımız bu işi yapan insanların sağlık kurallarına uygun bir şekilde giyinmeleridir. Yani tek tip giysi, eldiven, eğitim ve en önemlisi yasal güvence altında çalışmalarıdır” dedi. Devletin resmi kayıtlarına göre çöp toplayanların yüzde 90’ının suça bulaştığını ifade eden Tay, “Evet, suça bulaşıyorlar, çünkü bizim onlara sunacak bir alternatifimiz yok” diye konuştu.
Geri dönüşüm sektöründe çalışanların en fazla verem ve Hepatit-B gibi hastalıklara yakalandıklarını aktaran Tay, “Bu sektör rahat bir sektör, bu nedenle zenginlerin en fazla yatırım yaptığı bir yerdir ve bu işte kayıt dışı bir kazanım var” dedi. Toplayıcıların depoları toplu yaşam alanı olarak kullanmasına da kimsenin müdahale etmediğine dikkat çeken Tay, bu yaşam koşullarının bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskini çok artırdığını ifade etti.
‘Kayıt dışı 750 depo var’
Geri dönüşüm işinin, İş Yasası’nda bir tanımının olmadığına dikkat çeken Tay, kent merkezinde 750 kayıt dışı deponun bulunduğunu söyledi. İşçilerin akşamdan sabah saatlerine kadar çalıştıklarını aktaran Tay, “Biz de bu durumun iyileştirilmesi için dernekleşme mantığını hayata geçirmek istedik. Ama yazışmalarımıza cevap verilmediği için askıya aldık. Zabıtalar ve diğer devlet kurumları bize potansiyel suçlu muamelesi yaparlarsa, biz de eylemlerimizle ortaya çıkacağız” diye konuştu. (Adana/DİHA)

‘14 saat çalışıyoruz’
Görüştüğümüz çoğu çocuk yaştaki işçiler, ağır çalışma koşullarını ve yoksulluklarını şöyle özetlediler.
Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nden 14 yıl önce ailesi ile birlikte Adana’ya göç eden Mahmut Yılmaz da (13), topladığı plastik ve kartonları satarak, ailesine ekonomik katkıda bulunmaya çalışıyor. 2 kardeşinin ve kendisinin okul masraflarını karşılayan Yılmaz, ilköğretim 6. sınıfa gittiğini söyledi. Yılmaz, “Ben ve 2 ağabeyim çöp toplayarak, geçimimizi sağlıyoruz. Derslerim iyiydi ancak bu yıl derslerime pek çalışamadım.”
Köylerinin yakılması nedeniyle 1993 yılında Siirt’in Pervari İlçesi’ne bağlı Şirvan Köyü’nden göç etmek zorunda kalan 25 yaşındaki Serdar Kılgı da, Adana’ya göç ettiğinden bu yana, çöpten plastik ve karton toplayarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Babasını trafik kazasında kaybeden Kılgı, “Evimize bir lokma ekmek götürmek için 14 saat çalışıyoruz” dedi. Kılgı, çöp toplayanların yüzde 90’ının göç mağduru olduğunu ifade etti.
www.evrensel.net