GÜNCEL

  • Trabzon ve Malatya cinayetlerinin katillerinin cinayetleri vatan, millet sevgisi nedeniyle işlediği basında yazıldı.


    Trabzon ve Malatya cinayetlerinin katillerinin cinayetleri vatan, millet sevgisi nedeniyle işlediği basında yazıldı.
    Katiller gerçekten bu cinayetleri vatanı milleti sevdikleri için mi işlediler?
    Katillerin geçmişine ve son yıllardaki yaptıklarına bakıldığında, her iki cinayetin katillerinin de en büyük ideallerinin mafya çetesi üye ve lideri olmak olduğu açıkça anlaşılıyor.
    Bunlar, kendi gelecekleri için başka bir seçenek bulamamışlar. Liseyi bitirememişler ya da üniversiteye girme şansları yok. Babaları zengin değil, bir işyeri açamazlar. Ömürlerinin sonuna kadar işçi olarak çalışmayı ve üç gün çalışıp beş gün işsiz kalmayı düşünmüyorlar. Onlara en cazip gelecek, “abi”leri gibi olmak geliyor. Eski faşist tetikçi, daha sonra mafya reisi olan “ünlü” isimler özendikleri kişiler oluyor. Onlar gibi olabilmek için önce kamuoyunda tanınmaları gerekiyor. Tanınmaları için basının kendilerini günlerce yazacağı ve yıllar sonra bile hatırlayacağı bir cinayet gerekiyor. Türkiye’deki yargı sistemine güveniyorlar. Nasıl olsa üç beş sene yatar çıkarız diye hesaplıyorlar.
    “Abi”leri gibi olabilmek için tanınmış olmanın ve büyük bir “iş” yapmanın yanı sıra “vatanını milletini seviyor” olmak gerekiyor. Öyle ya, “abi”lerinin hepsi de “vatanını milletini seviyor”. Sağcı politikacılarla, bazı emniyetçilerle, hatta bazı bakanlarla bile içli dışlılar.
    “Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz” diyen başbakanların olduğu bir ülkede, bu tür tetikçiler bir süre sonra sosyetede ve siyasette itibar kazanıyor. Gazetelerin magazin köşelerinde ve televole programlarında manken, şarkıcı ve dizi artisti kadınlarla ilgili dedikoduları yer alıyor.
    İşsiz-güçsüz, geleceğinden umudu olmayan bir genç için “bundan iyisi Şam’da kayısı”. Çalışmayacak, iyi para kazanıp, iyi yaşayacak, güzel kadınlarla vakit geçirecek, her gün gazete ve TV’lerde adından söz edilecek ve sosyete ile politika çevrelerinde itibar görecek. Emrinde “öl dediğinde ölecek” adamları olacak. Böyle bir hayat için cinayet işleyip üç-beş sene yatmayı göze almaz mı Trabzonlu, Malatyalı genç? Türkiye’de bunlar gibi binlerce genç var.
    Gerici siyasi ortamın bu tür gençlerin büyümesine zemin olmasının yanı sıra; egemenliklerini sürdürürken soygun, talan, hortum vb. yöntemleri sık sık kullanan çevrelere de bu tür gençler gerekli. Ekonomik ve yasal güç dışında bu tür güçleri kullanmak bizdeki egemenlerin vazgeçemedikleri erk aracı olmuş.
    Katiller, tetikçiler basın tarafından böyle baş tacı edilmeye devam edilirse, bir süre sonra Küçük çocuklar “büyüyünce ne olacaksın?” diye sorulduğunda “vatanını milletini seven katil olacağım” diyecekler.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net