Fındık üreticisi parasını  ancak kefille alabiliyor

Fındık üreticisi parasını ancak kefille alabiliyor

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pamuk’un, 2005 yılı fındık paralarının Şekerbank’la yapılan anlaşma ile ödeneceğini duyurmasının ardından paralarını almak için bankaya müracaat eden fındık üreticileri, sürprizle karşılaştılar.


Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pamuk’un, 2005 yılı fındık paralarının Şekerbank’la yapılan anlaşma ile ödeneceğini duyurmasının ardından paralarını almak için bankaya müracaat eden fındık üreticileri, sürprizle karşılaştılar. Fındık üreticilerine, alacaklarına karşılık kredi kullanacakları bildirilirken üstüne birde kefil istendi.
Kefil, Fiskobirlik’in kredi karşılığını bankaya yatırmaması ihtimali üzerine isteniyor. Üreticiler, alacaklarına karşılık Fiskobirlik’in değil de kendilerinin kefille borçlandırılmasına tepki gösteriyor. Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pamuk, “Üreticilerimizin içi rahat olsun; kağıt üzerinde sorumlu gibi gözükseler de kredinin birinci derecede garantörü biziz” diyor.
Kesinti yapılıyor
Üreticilere, 2005 yılı alacaklarının sadece yüzde 30’u ödeniyor. Ödemeler sırasında 50 YTL’lik kesinti yapılıyor. Yapılan kesintiler nedeniyle banka çalışanlarıyla üreticiler karşı karşıya getiriliyor.
Banka yetkilileri, üreticinin birlikten alacaklarına karşılık yüzde 30’unu temlik kredisi altında 1 yıl vade ile verdiklerini söylerken, bu kredinin faizlerinin yıl sonunda birlik tarafından üreticilere ödeneceğini belirtiyorlar. Yetkililer, direk muhataplarının üreticiler olduğunu, bu nedenle kefil istediklerini söylerken Yaşar Pamuk, “Temlik kredisinin faiz ve masraflarını birliğimiz üstlenecektir” diyor.
Üreticiler, birliğin Şekerbank’a ödeme yapmaması halinde kendi ürün bedellerinin karşılığı olarak aldıkları paraları, faizleriyle birlikte geri ödemek zorunda kalacaklar.
Hükümetin eseri
Bugün gelinen noktanın bir sonuç olduğunu, sürecin objektif değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ordu Ziraat Odası Başkanı Onur Şahin şunları söylüyor: “31 Mart itibariyle Türkiye’nin fındık ihracat rakamında, geçen yıla göre 715 milyon dolarlık gerileme gözüküyor. Bu gerilemedeki en büyük neden, Fiskobirlik’in ihracat gelirlerini artıran yapıcı rolünün zorla elinden alınmasıdır. 2003-2005 üretim sezonunda hükümet, ne fındık alımında ne de destekleme konusunda birliğe en ufak bir katkı sunmamıştır. Aksine birlik, üretici ve ziraat odalarıyla kavgaya tutuşmuştur. Buna rağmen Fiskobirlik, ihracatı 2 milyar dolar düzeyine taşımıştır. Hükümet ayrıca, birliğin şahdamarını kesmiştir. Tarım satış kooperatiflerinin tek finansman kaynağı haline gelen Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan (DFİF) kredi alınması engellendi. Üstelik, birliğin elinde ‘borcu yoktur’ belgesi olmasına rağmen... Oysa başka borçlu birliklere kredi verildiğini biliyoruz. Bilgi kaynağımız, bakanlığın soru önergelerine verdiği cevaplardır. İşte bu tutum ve politikalar, üreticinin, ürünün parasını kefil bularak almak zorunda olduğu tabloyu yaratmıştır.”
Şahin, 2005 yılında 50 bin ton alacağı olan üreticinin, 2006 sezonunda 44 bin ton fındığı yine Fiskobirlik’e teslim etmesinin önemli bir argüman olduğunu söyledi. 5 Nisan 2006 tarihli kararla, TMO’ya geniş yetkiler tanınken Fiskobirlik’in piyasaları düzenleme yetkisinin, hükümete yakın olan ihracatçı birliklerin baskısıyla elinden alındığını söyleyen Onur Şahin sözlerini şöyle tamamladı: “TMO atanmış memurlar tarafından yönetiliyor. Birliğin yaptığı alımlar ve yapılan ihracata rağmen fındık fiyatlarının, piyasada açıklanan fiyatın altında seyretmesinin sebebini tahmin edebiliyoruz. Çünkü tüccar rahat hareket ediyor. Başı sıkışırsa TMO’nun elindeki fındığa başvurabilecek. Bu ülkeye 10 liralık malı 15’e alma bir hortumlama ise 10 liralık malın 6 liraya satılması da benim için hortumlamadır. Kayıp 715 milyon doların hesabı verilmeli. Üretici, birliğine sahip çıkmalıdır.” (İstanbul/EVRENSEL)
Bülent Falakaoğlu
www.evrensel.net