GÜNCEL

GÜNCEL

  • Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde başını CHP’nin çektiği burjuva muhalefet parti ve çevreleri sınıfta kaldı.


    Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde başını CHP’nin çektiği burjuva muhalefet parti ve çevreleri sınıfta kaldı.
    CHP, DSP, “Laikçi” kesimin muhalefeti; demokratik değerleri, işçi sınıfının taleplerini savunmadan neoliberal politikalara ve politikacılara karşı muhalefet edilemeyeceğinin kanıtı oldu adeta.
    Örneğin CHP’nin AKP’ye karşı muhalefette her sözü, her politikası çelişkilerle doluydu ve halk bu çelişkileri görüyor.
    2002 seçimlerinde Emek, Barış, Demokrasi Bloku’ nun TBMM’ne girmemesi için kaldırılmayan ya da indirilmeyen yüzde 10 seçim barajına karşı çıkmadılar. Tam tersine barajı ve o zaman blok adaylarına karşı yürütülen hukuk dışı alavere dalavere yöntemlerini savundular. Şimdi, AKP yüzde 30 civarında oyla TBMM’nin yüzde 60’nı ele geçirdi. Bu demokratik ve meşru değildir. Bu nedenle bu çoğunluğun seçeceği cumhurbaşkanı da meşru ve demokrasi kurallarına uygun olmaz diyorlar. Bir taraftan yüzde 10 barajı savunurken, diğer taraftan bunları söylemek samimi midir? Halkın bu samimiyetsizliği görmediğini ve anlamadığını mı sanıyorsunuz?
    Üstelik, bunun öncesi de var. ABD ve AB yardımı ve TÜSİAD işbirliği ile Ecevit Hükümeti’nin devirilip seçimlere gidilmesi tezgahında siz yok muydunuz? Seçimlere gidildiğinde AKP’nin iktidar olacağını bilmiyor muydunuz? Bir AKP ve CHP Meclis’i planlamadınız mı? Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olmasına siz yardımcı olmadınız mı? Şimdi, Erdoğan’ın çıkmasını engelledik diye övünüyorlar. Gül, Erdoğan’dan farklı mı?
    TBMM’ deki bütün muhalefet partileri aynı politikaların, emperyalist neoliberal politikaların değişik versiyonlarını savunan partilerdir. İşçi sınıfı ve emekçiler açısından bu partilerin hiç birinin diğerinden farkı yoktur. İşçi sınıfı ve emekçiler son beş yılda son elli yılın en büyük hak kayıplarına uğramışken, bunların iktidar muhalefet mücadelesi türban ile sınırlı kılmıştır.
    Şimdi, seçimlerde CHP ya da CHP-DSP ittifakı çevresinde bütün solun birleşmesini öneriyorlar. 74’den beri tekrarladıkları bu seçim taktiğini bu kez boşa çıkaralım. AKP’nin koltuk değneği olmuş TBMM’deki sözde muhaliflerin, muhalif olmadıklarını herkese anlatalım. Yoksa, 30 senedir oynanan oyun bu seçimlerde de yinelenecek.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net