YAŞAMA KÜLTÜRÜ

  • Bedeninizi düşünün…Bütün bölümleri, parçaları birbiriyle oranlı değil mi?Oranlı değilse, bu doğal bir durum değil elbette…


    Bedeninizi düşünün…
    Bütün bölümleri, parçaları birbiriyle oranlı değil mi?
    Oranlı değilse, bu doğal bir durum değil elbette…
    Örneğin başınız, olması gerektiğinin iki katı büyük olsa… Sizi görenler şaşırmaz mı? Gözleriniz bütün alnınızı kaplayacak büyüklükte olsa, aynaya baktığınızda siz bile korkarsınız.
    Ya da tersi…
    Örneğin yüreğiniz olması gerektiğinin yarısı büyüklükte olsa, bütün gövdenize kan pompalayabilir mi?
    Kısacası doğal olan, bedende, her organın oranlı büyüklükte olması…
    Bu, bir kentte de böyle…
    Toplumun gereksinimlerine göre kentin bütün donanımları uygun büyüklükte olacak. Çocuklarına yetecek okulları olacak örneğin…
    Olmazsa ne olur?
    Okuyabilen, okuyamayan çocuklar diye bir bölünme olmaz mı kentte? Bunun sıkıntısı kuşaklar boyu çekilmez mi sonra? Eşitsizlik, sosyal patlama, çatışmalar, terör vb.
    Eskil çağda çarşısı (agora), hamamı, spor alanı, tiyatrosu, dinleti (konser) yapısı ya da kent meclisi, kitaplığı vb. kent donanımları olmayan bir yer kent sayılmazmış.
    Bir de bugünü düşünün…
    Yukarıda saydıklarımın ötesinde daha neleri olmalı, bugün bir yerin kent sayılabilmesi için…
    Bütün bunlar olsa da bir kentte, yararlanamıyorsanız siz de kentli sayılmazsınız.
    Hem de bütün bu yerler, bütün kentlilerce eş kullanılabilecek…
    Demek ki insanlara uzaklıkları üç aşağı beş yukarı eşit olacak.
    Uygulamada kullanılan bugünün kent bilimi, bunları sayılara bağlamış. Kişi başına şunca tiyatro sandalyesi, şunca dinleti, sinema sandalyesi vb. gibi…
    Nasıl yapılacak bunlar?
    Tıpkı bedendeki yürek gibi, ağız, mide, akciğer gibi oranlı…
    Belli konut sayısına göre belli büyüklükte, kamu parasıyla…
    O yerde oturanların bir tavan sayısı olacak elbette… Bu sayı ortak kullanımlardan, dedim ya, herkesin yararlanması ilkesine göre saptanacak…
    Priene’de, Bergama’da böyleymiş…
    Bursa’da da böyle olmuş örneğin…
    Kentin oturanları çoğaldıkça, yeni bir ortak kullanımlar özeği oluşturulmuş. Hüdavendigar, Muradiye, Yeşil vb. gibi.
    Oturanların çoğalmasıyla, ortak kullanımlar özeği büyüseydi olmaz mıydı?
    Olmazdı!
    Dedim ya, kentlilerin eşit kullanımları eşit uzaklık ister…
    Gelecek hafta tamamlayacağım bu yazıyı…
    Cengiz Bektaş
    www.evrensel.net