Piyasalarda ‘siyasi’ dalgalanma yaşandı

Piyasalarda ‘siyasi’ dalgalanma yaşandı

Cumhurbaşkanlığı seçiminin Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının ardından Genelkurmay’ın cuma gecesi yaptığı sert açıklama, piyasalarda da erken seçim beklentisini yükseltti.


Cumhurbaşkanlığı seçiminin Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının ardından Genelkurmay’ın cuma gecesi yaptığı sert açıklama, piyasalarda da erken seçim beklentisini yükseltti. Yeni haftaya siyasi durumdaki bu gerginlik ve belirsizlik ile başlayan piyasalarda ilk hareket döviz cephesinden geldi. Uzun süredir düşük değerlerde seyreden kurlar, piyasanın açılmasıyla yükseldi. Borsa ise açılışın ardından tarihinin en sert düşüşlerinden birini yaptı. Endeks ilk dakikalarda gelen yoğun satışlarla yüzde 7.99 değer kaybetti. Gelen tepki alımlarıyla kayıp yüzde 6.3 seviyelerine geriledi.
İstanbul serbest piyasada dolar 1.3900 YTL, Avro 1.8950 YTL’den haftaya başladı. İlerleyen dakikalarda dövizdeki yükseliş hareketi sürdü.
Borsa dip yaptı, faiz yükseldi
İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, cuma günü ikinci seans kapanışına göre 3.745.18 puan azalarak 43.116.13 puan seviyesinde açıldı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 7.99 oranında değer kaybetti. İlerleyen dakikalarda gelen tepki alımlarıyla endeks 43.700 puan seviyelerine yükseldi.
Faizler de yükselerek yüzde 20’yi aştı
Cuma akşamı ve hafta sonu yaşanan gelişmelerin ardından endeksin sert satışla açılacağı, faizlerin ise yükseleceği, piyasalar açısından beklenen bir gelişmeydi. Yaşanan siyasal gelişmeler karşısında piyasaların dalgalanmasının doğal olduğu yorumlarını getiren birçok ekonomist ortada henüz krize yol açacak bir durumun olmadığını belirtiyor. Söz konusu tez; iş, finans ve dış egemen güçlerin ekonomik ve politik nedenlerle, şu an için kriz çıkmasından yana olmadığı gerekçesine dayandırılıyor. Olası bir krizi dış etkenlerin tetikleyeceği vurgulanıyor.
Kurda ve faiz oranlarında sert hareketlerin seyrini Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın belirleyeceği düşünülüyor. Anayasa Mahkemesi’nin seçimi iptal etmesi durumunda erken seçime gidilmesinin bir sorun yaratmayacağı beklenirken, Anayasa Mahkemesi’nin seçimi iptal etmemesi halinde ise senaryoların daha da zorlaşacağı öne sürülüyor. (EKONOMİ SERVİSİ)
www.evrensel.net