Fotoğraf: Evrensel

Şemdinli kararı 16 Mayıs’ta açıklanacak

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Şemdinli Davası ile ilgili kararını 16 Mayıs tarihinde açıklayacak. Sanık astsubaylar Özcan İldeniz ve Ali Kaya’nın avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesini istedi.


Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Şemdinli Davası ile ilgili kararını 16 Mayıs tarihinde açıklayacak. Sanık astsubaylar Özcan İldeniz ve Ali Kaya’nın avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesini istedi.
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen olaylarla ilgili sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz’e verilen hapis cezasına ilişkin kararın temyiz duruşması, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde dün yapıldı. Duruşmaya, sanık astsubaylar Kaya ve İldeniz’in avukatları katıldı.
Avukatlardan Vedat Gülşen, iddianamenin usulen “sakatlıklar” içerdiğini iddia ederek “İddianame, devletin kurumlarını sorgulayan, Cumhuriyet kurumlarını birbirine düşüren bir iddianamedir. Bombalama eyleminden uzaklaşan, sosyolojik ve siyasallaşmış bir iddianamedir” görüşünü savundu.
“İddianame mahkum edilmiştir” diyen Gülşen, iddianamede adı geçen Jandarma Albay Habib Doğan’ın, iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya aleyhine açtığı manevi tazminat davasından 5 bin YTL manevi tazminat kazandığını söyledi. Gülşen, iddia makamının, elinde maddi delil olmadığı için Ateş ve Kaya arasındaki saat 11.20 sıralarında gerçekleşen 23 saniyelik telefon görüşmesini, patlamanın olduğu saatle bir tuttuğunu, ancak kaymakamlık, emniyet ve diğer tanıkların ise patlamanın saat 12.00-12.10 arasında yaşandığını anlattıklarını iddia etti.
Maketli savunma
Vedat Gülşen, “Van Mahkemesi’ni Şemdinli’ye götüremedik ama Şemdinli’yi buraya getirdik” diyerek bombalanan Umut Kitabevi’nin bulunduğu pasajın genel durumu ve kitabevini ayrıntılı gösteren 1/50 ölçekli maketler üzerinden savunmasına devam etti.
Umut Kitabevi’nin pasajın alt katında ve son dükkan olduğunu, pasajın giriş kapısı ile dükkan arasında 19 metre 40 santimetrelik mesafe bulunduğunu ifade eden Gülşen, bomba atıldıktan sonra dükkan içinde bulunan Seferi Yılmaz’ın, 1.5-2 saniyede dükkan dışına çıkıp pasaj girişinde Veysel Ateş’i görmesinin mümkün olmadığını savundu.
Olay sırasında dükkan kapısı açık olmasına rağmen, iki el bombasının vitrin camı kırılarak içeri atıldığını söyleyen Gülşen, “Camı kırmanın maksadı nedir? Bu, bombacının, dükkanın arkasındaki perdeli bölmede bulunan Seferi Yılmaz’ı, ‘Dışarı çık’ diye ikaz etmesidir” diye konuştu.
Kararın bozulması istendi
Gülşen, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, sanıkların adil yargılanma hakkını müvekkilleri yönünden ihlal ettiğini savunarak yerel mahkemenin, kararı 3 celseye sıkıştırdığını ve sanıkların sadece şüphe üzerine mahkum edildiğini ileri sürdü. Gülşen, davanın sadece Yargıtay aşamasının 10 aya yakın bir zamandır devam ettiğini, müvekkillerinin de yaklaşık 2 yıldır tutuklu bulunduklarını ifade ederek sanık astsubaylar Ali Kaya ile Yücel İldeniz’in tahliyelerini ve Van 3.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının bozulmasını istedi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, temyiz istemine ilişkin kararını, 16 Mayıs Çarşamba günü açıklayacak.
Ne olmuştu?
Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Ali Kaya ve Özcan İldeniz’i, Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombalanması olayıyla ilgili davada “adam öldürmek, çete kurmak ve adam öldürmeye teşebbüs etmek” suçlarından 39 yıl 10 ay 27’şer gün hapis cezasına çarptırmıştı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar hakkındaki kararın, usul eksikliği, eksik soruşturma ve esastan bozulmasını istemişti. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net