LİMAN ARKASI

  • 1 Mayıs 1976' da Taksim'deydim. Kürsüye yakın bir yerden konuşmaları dinlemiş, üniversite öğrencisi arkadaşlarla beraber işçilerin gür sesi ile yankılanan alanda sloganlara katılmıştık.


    1 Mayıs 1976' da Taksim'deydim. Kürsüye yakın bir yerden konuşmaları dinlemiş, üniversite öğrencisi arkadaşlarla beraber işçilerin gür sesi ile yankılanan alanda sloganlara katılmıştık. O gün, tiyatro sanatçısı Genco Erkal'ın, Nazım Hikmet'in şiirlerinden okuduğu dizeler halen kulaklarımda; "...Ben yanmasam / Sen yanmasan / Biz yanmasak / Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa... "
    1 Mayıs 1977'de Taksim'de değildim. Taksim alanında yüzbinlerce emekçi ile buluşabilmek için Saraçhane'den yürüyüşe başlayan onbinlerin arasındaydım. Tarlabaşı'ndan Taksim alanına girmek üzereydik ki; silahlar patladı! Siren sesleri, bağırış, çağırış... Panzerler, askeri araçlar üzerimize gelmeye başladı. Ara sokaklara dağıldık. Sloganlarımızı haykırıp bir araya geldiğimizde binaların tepelerinden üzerimize silahlarla ateş edildi. Son bir hamle yapıp alana girmek istediğimizde; asker ve polis çemberini aşmanın imkansız olduğunu gördük. Alanda neler olup bittiğini anlayamadan, her zamanki provokatif eylemlerden birini yaşadığımızı düşünerek, Karaköy rıhtımında dağıldık. Akşam haberlerinde, alanda ölenler ve yaralananlar olduğunu duyunca üzüntü ve bir şey yapamamamın utancı ile bütün gece uyuyamadım. Ertesi gün öğle saatlerinde Taksim alanına gittim. Bir gün önce yaşanılanların ipuçlarını veriyordu alan. Hele de Kazancı Yokuşu! Ezilerek, boğularak, kurşunlanarak ölen insanların bedenlerinden akan kan, Kazancı Yokuşu'nun parke taşları arasında pıhtılaşmış, kırmızı harç olmuştu.
    O günden sonra Taksim alanı, bayramlarını kutlayacakları bir alan olarak işçi ve emekçilere verilmedi. Sendikalar, partiler, kitle örgütleri bu yasağı aşmak için değişik eylemler yaptılar. Bu yıl DİSK, 1977 1 Mayıs katliamının 30. yıldönümü nedeniyle İşçi Bayramı' nı Taksim alanında kutlama kararı aldı. 1 Mayıs'ta değişik güzergahlardan alana girmek isteyen işçi ve emekçilere polis izin vermedi. Emniyet güçleri jop kullandı, biber gazı sıktı... Yüzlerce emekçi gözaltına alındı. Valiliğin emri ile hiç yoktan tedbirlerle, metropol kentin göbeğinde halkın günlük yaşamı zora sokuldu. Trafik aksadı, öğrenciler okullarına gidemediler... Ölümcül bir olay olmadı fakat, 30 yıl önce yapılmak istenilen yapıldı! İşçi ve emekçilere gözdağı verilmek istendi. Temsilci düzeyinde de olsa, Zonguldak'tan da Taksim alanındaki 1 Mayıs kutlamalarına katılmak isteyenler oldu. Bir otobüsle İstanbul'a uğurladığımız arkadaşlar Dolmabahçe'den yukarıya çıkamamışlar.
    Zonguldak'ta, 1 Mayıs'ta, Maden Mühendisleri Odası Lokali'nde 78'liler Vakfı'nın Taksim Şehitleri ile ilgili fotoğraf sergisi açıldı. Madenci Alanı'ndaki mitingde bin 500 kişi, saygı duruşu öncesi, Başaran'ın dizeleri ile o günü bir kez daha gözlerinin önüne getirdi;
    " ... İşçinin olmuş gibi dünya
    Tedirgindi koca kent
    Korku düşmüştü yüreklerine
    Karanlık adamların
    Bomboştu apartımanlar oteller
    Sinsi sinsi susuyordu Beyoğlu
    Sinsi sinsi caddeler
    Gizli namlulara dönmüştü
    Sokak uçları
    Birden
    Çatal dillerini oynattı oyuklar
    Binlerce yılan ıslığıyla
    Ürperdi alan
    Birden patladı tüfekler
    Panzerler çığlıklar kan
    Ölüm tutmuştu geçitleri
    Devrildi öğretmenler işçiler öğrenciler
    Devrildi bir meşe gibi
    Köylüm kardeşim Hasan
    Tuz buz oldu gözlerinde gökyüzü
    Çiğnendi zulmün ayaklarıyla
    Güzelim buğday tarlası
    Taksim alanı kan ile duman
    Oy analar gelinler
    Ben yaralıyım
    İlki değildi bu
    Alçaklığın ihanetin
    Her yerde aynıydı düşman
    Dindiremez sancımı ağıtlar
    Halkın yüreğinde otuz dört kurşun
    Kanıyor okullar fabrikalar kondular
    Taksim alanında bir top gülüm var
    Her yıl yürek yürek açan
    Bir top gül
    Öfke gibi kan kırmızı
    Aşk gibi sıcak
    Kökleri içimizde bir top gül
    Elleri nasırlı Hasan Ustalar
    Ahmetler Osmanlar Aliler
    Hala evlerine dönmeleri beklenen
    Yıldız gözlü Jaleler
    Dal gibi Nazanlar Ayşeler Nimetler
    Het zalımlar işbirlikçiler
    Diner mi o çağıltı
    Onlarla soluk alıyor
    Okullar fabrikalar
    Yoksul kondular
    Sınıf marşına dönüyor acı
    Onlarla 1 Mayıslar
    Dünyanın her yanından görünen
    Çiçekli bir nar ağacı "
    Fahri Bozbaş
    www.evrensel.net