GÜNCEL

GÜNCEL

  • En sonuncusuna postmodern darbe denmişti. 27 Nisan’dakine ne ad verilecek henüz belli değil. Fakat, 27 Nisan müdahalesi de 28 Şubat müdahalesinden farklı değil. 28 Şubat’ta Erbakan-Çiller Hükümeti devrilmiş ve hükümet azınlık partisine kurdurulmuştu.


    En sonuncusuna postmodern darbe denmişti. 27 Nisan’dakine ne ad verilecek henüz belli değil. Fakat, 27 Nisan müdahalesi de 28 Şubat müdahalesinden farklı değil. 28 Şubat’ta Erbakan-Çiller Hükümeti devrilmiş ve hükümet azınlık partisine kurdurulmuştu. Bu kez, erken seçimle hükümet devriliyor.
    Anlaşılan askerlerin bir müdahalede bulunacağını ABD biliyormuş. Nokta dergisi tarafından açığa çıkarılan ve Abdullah Gül tarafından “biliyorduk” diyerek teyit edilen 2004 darbe girişimi, sonrası da ABD’nin malumu imiş. Tabii, pek muhtemel AB tarafından da biliniyordu.
    Yine anlaşıldığı kadarıyla 2004 darbesi ve 27 Nisan’da muhtıra verilerek darbenin ertelenmesi biraz da ABD tarafından desteklenmediği için gerçekleşmemiş. Herhalde, AKP Hükümeti de ABD’ye güvenerek son süreçte Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanlığı’na önerme cesaretini gösterdi. Ama, ABD’ye rağmen asker ve sivil bürokrasi müdahale etti. Vecdi Gönül Cumhurbaşkanlığı’na önerilse ve seçilse muhtemelen eylül ayında yapılacak seçimlerin sonucu beklenecekti.
    Cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelenmesi ve erken seçime gidilmesi askerler, AKP Hükümeti kadar ABD ve AB’nin de gelinen nokta da tercih ettiği bir durum oldu. ABD ve AB’nin yaptığı açıklamalar, askerlerin artık bu noktadan sonra daha ileri gitmemeleri üzerinedir.
    AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan ne kadar dik durmaya çalışsa da içinde bulundukları durum, Erbakan’ın durumundan farklı değildir. Bülent Arınç’ın bile burnu sürtülmüştür. Cumhurbaşkanı’na ben vekalet ederim havalarına girdikten üç-beş saat sonra Sezer’in yeni cumhurbaşkanı seçilinceye kadar görevine devam edeceğini söylemesi bundandır.
    Sabih Kanadoğlu, son beş senedir, siyasete yargı camiasından müdahalenin baş aktörü durumunda oldu. Bundan dört ay önce Kanadoğlu tarafından gündeme getirilen ve kimse tarafından ciddiye alınmayan 367 toplanma yeter sayısı formülü bugün darbe sorununun çözülmesinde sarınılan çözüm oldu.
    Son günlerde hukuk adına yapılan hiçbir işlemin hukukla ilgili olmadığı çok açıktır. Daha önce binlerce kez kanıtlandığı gibi, bir kere daha TC’nin Anayasa’da yazdığı gibi “hukuk devleti” olmadığı görüldü. Aslında, “hukuk devleti” ve “hukukun üstünlüğü” söylencelerinin burjuvazi tarafından uydurulmuş bir masal olduğu da bir kez daha kanıtlandı. İktidarın hukukla değil, güçle elde edildiği ve korunduğu yadsınamaz bir biçimde açığa çıktı.
    Önümüzdeki günlerde de sert iktidar mücadeleleri, bilek güreşleri yapılacaktır. İşçi sınıfı ve emekçiler bu mücadeleler sırasında ezilmemek ve kendi talepleri için mevziler kazanmak istiyorsa güçlerini birleştirmelidir. Çünkü, siyasette en önemli güç kitlelerin gücüdür.
    Kamil Tekin Sürek
    www.evrensel.net