İstanbullular çok gördü böyle zulüm!

Gereken yapılmıştır” sözleri ile tanıdığımız İstanbul Valisi Muammer Güler’in, İstanbul’da göreve geldiği 2003 yılından bu yana, kent birçok antidemokratik uygulamaya tanıklık etti


Gereken yapılmıştır” sözleri ile tanıdığımız İstanbul Valisi Muammer Güler’in, İstanbul’da göreve geldiği 2003 yılından bu yana, kent birçok antidemokratik uygulamaya tanıklık etti.
Yılbaşı kutlamaları, Polis Günü gibi birçok etkinliğin Taksim’de kutlanmasında bir sorunla karşılaşılmazken, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyen emekçiler, Güler döneminde tam bir polis terörü ile karşılaştılar. 1 Mayıs’ta, 900’ü aşkın kişi gözaltına alınmış, polisin gaz bombalı ve coplu müdahalesi sonucu 1 kişi de yaşamından olmuştu. Öte yandan olayları izlemek isteyen gazetecilerin görev yapmaları engellenmiş, birçok gazeteci de polisin saldırısı sonucu yaralanmıştı.
Peki Vali Güler döneminde İstanbullular daha başka neler yaşamıştı?
İlk akla gelenler şöyle sıralanabilir:
NATO Zirvesi sırasında balıkçılara bile yasak koydu
Samsun’da görev yaparken 17.02.2003 tarihinde İstanbul valiliği görevine getirilen Muammer Güler, ilk önemli icraatını NATO Zirvesi ile gerçekleştirdi. 28-29 Haziran 2004 tarihinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi’ni yaşayan İstanbullular, o dönem yaşadıklarını hâlâ unutamadılar. Ellerine bir dizi yasaklar listesi tutuşturulan vatandaşlar, önce metro seferlerinin yapılmadığını öğrendiler, ardından balık bile tutamayacaklarını... Zirvenin yapılacağı vadide yaşayan vatandaşların kimlik bilgileri önceden tek tek tespit edildi. Kimlik bilgilerini doğrulatamayan vatandaşlar, evlerine gidemezken her giriş ve çıkışlarında üst araması yaptırdı. Güler, o zaman yaşanan trafik kaosuna da yine bildik bir yöntem tavsiye ederek “çözüm” getirdi: “Özel araçlar yerine toplu taşıma araçlarını kullanın.”
Metro seferleri iptal edilirken deniz seferleri de kontrollü yaptırıldı. Öyle ki İstanbul Deniz Otobüsleri’nin Yenikapı-Bandırma-Yalova hattı arabalı vapur ve feribot seferleri bile iptal edildi ve balıkçı teknelerinin denize çıkması yasaklandı.
NATO Zirvesi’nin yapılmasını protesto eden vatandaşlar, vahşice saldırıya uğradı. Mecidiyeköy, Okmeydanı ve Taksim’de gerçekleştirilen eylemlerde, yine yüzlerce kişi gözaltına alınırken cop darbeleri ile yaralananlar ve gazdan etkilenenler hastanelere kaldırıldı. Mecidiköy’de polisin vahşi tutumu, gazeteciler tarafından fotoğraflanarak belgelendi. Vali Güler ise zirvenin sonunda yine İstanbul’un ne kadar iyi korunduğunu anlatan basın açıklamaları düzenledi.
Bush ve Erdoğan’dan teşekkür aldı
NATO Zirvesi’nin ardından zirveye katılan ABD Başkanı George W. Bush, 8 Temmuz 2004 tarihinde Beyaz Saray’dan, Vali Güler’e bir mektup göndererek teşekkür etti. NATO Zirvesi dolayısıyla alınan güvenlik önlemleriyle eşi Laura Bush ve kendisine gösterilen sıcak misafirperverlik ve desteği unutamayacaklarını vurgulayan Bush, Vali Güler’e minnettar olduğunu iletti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muammer Güler’i teşekkür ziyaretinde, vatandaşın ve esnafın kayıpları olduğunu kabul etmiş ancak uluslararası alanda Türkiye’nin prestijinin arttığını iddia etmişti.
Suç duyurusu
İstanbul’da yaşanan olaylarla ilgili bazı kitle örgütleri, Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında “suçlulara ve suç örgütüne yardım yataklık etmek, kamu kaynaklarının israfı, görevi ihmal, korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” iddiaları nedeni ile suç duyurusunda bulunmuşlardı.
Hep aynı gerekçe: Eylem kanunsuz
6 Mart 2005 tarihinde Beyazıt’ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması yapmak isteyen kadınlara, polisin tavrı Vali Güler tarafından onaylanmıştı. Kadınların polis tarafından saldırıya uğraması, uluslararası insan hakları örgütleri ve Avrupa Birliği tarafından kınanırken Güler, provokasyon ve tahrik nedeni ile kadınların dövüldüğünü açıklamıştı. Güler, kadınların basın açıklamasının da “kanunsuz” olduğunu söylemiş, kadınlara “yasadışı örgüt üyeleri” yakıştırmasında bile bulunmuştu. Polisin her zaman lazım olacağını dile getiren Güler, bu olayda polise sahip çıkılmasını istedi.
2006 yılının Eylül ayında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Galatasaray-Bordeaux Şampiyonlar Ligi mücadelesine gidenler, yollarda perişan oldu. Güler, “Stada gelen sıkıntıyı göze almalı” diyerek suçu vatandaşa atmıştı.
Vali’nin koruyamadıkları
Vali Güler, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’e yönelik tehditlere karşın koruma tahsis edilmediği için eleştirilerin hedefi olmuştu. Cinayetten iki gün sonra Muammer Güler, Dink’e saldırı olacağı yönünde istihbaratların aktarıldığını, amacın, olası saldırıya karşı korumak olduğunu öne sürmüştü. Hrant Dink için “Bizden koruma istemedi” diyen Güler, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyenlere ise hiç talep etmedikleri kadar polis göndermeyi ihmal etmedi. İstanbul’da Şişli ve Beyoğlu’nda iki sinagoga, İngiltere Başkonsolosluğu ile Levent’teki HSBC Bankası’na düzenlenen saldırılar nedeni ile de Vali Güler eleştirilmişti. (İstanbul/EVRENSEL)
Serpil Savumlu
www.evrensel.net