Baskılara karşı işçi meclisi kurdular

Dev Sağlık-İş’te örgütlenen taşeron işçiler, sendikalaşma çalışması nedeniyle yaşadıkları baskılara karşı 50 işçinin yer aldığı bir temsilciler meclisi oluşturdular. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi işçileri, hastanedeki tüm bölümlerden işçilerin katıldığı bu meclis yoluyla kararlarını kendileri alıp hayata geçirecekler


Dev Sağlık-İş’te örgütlenen taşeron işçiler, sendikalaşma çalışması nedeniyle yaşadıkları baskılara karşı 50 işçinin yer aldığı bir temsilciler meclisi oluşturdular. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi işçileri, hastanedeki tüm bölümlerden işçilerin katıldığı bu meclis yoluyla kararlarını kendileri alıp hayata geçirecekler.
Hastanedeki taşeron şirket ise uyguladığı baskı ve tehditlerle sendikal örgütlenmeyi dağıtamayınca, baskıların dozunu artırdı. İşçileri yıldırmak için yer değiştirmeler yapılıyor. Bazı işçiler ise işten atılmakla tehdit ediliyor. Geçtiğimiz hafta bir işçi, arkadaşları önünde dövüldü. İşçiler, tüm baskılara karşı eylemlere hazırlanıyor.
Eğitim çalışmaları yapılıyor
Sendika, bir yandan da işçilere “Sendikalı olmak ne anlama gelir”, “Sendikal mücadelenin tarihi”, “Bugün için sendikalaşmanın hedefi nedir” konuları üzerine eğitim veriyor. Her toplantıya 120 işçi katılıyor.
Dev Sağlık-İş Örgütlenme Uzmanı Hansel Özgümüş, bu çalışmalarla “sendika bu işleri halledecek” yerine, işçinin sahip çıkmadığı hiçbir sendikal örgütlenmenin başarılı olamayacağı anlayışını anlattıklarını belirtti. Özgümüş, “Taşeron örgütlenme çok zor. Türkiye’de çok az sendika bu alanda örgütlenebiliyor. Başarının kaynağı, gücünü işçiden alan, işçiye dayanan, örgütlü gücü sürekli diri ve zinde tutan örgütlenme tarzıdır” dedi.
Bu amaçla her birimden işçilerin seçtiği 50 kişiyle temsilciler meclisi oluşturduklarını söyleyen Özgümüş, böylece hastanedeki tüm işçilerin eğilimlerinin, fikrinin yansıdığı, karar ve söz yetkisinin işçiye verildiği bir örgütlenme tarzını hayata geçirdiklerini söyledi.
Baskılara karşı rektörlükle görüşerek gerekli önlemlerin alınmasını isteyeceklerini dile getiren Özgümüş, “Soruşturma açılmasını ve gerekli yaptırımların uygulanmasını talep ettik. Pazartesi birkaç arkadaşımızın işten atıldığı söylendi ve işe gelmemeleri istendi. İşçilere işbaşı yaptırılmazsa keyfi işten atmalara karşı eylem süreci başlatacağız” dedi.
‘Arkadaşımız dövüldü’
İşyeri Temsilcisi Muazzez Filiz, sendikalaşmanın ardından fiziksel ve psikolojik olarak baskı gördüklerini anlattı. Filiz, “Biz bu konuyu sözlü ve yazılı olarak yetkili yerlere bildirdik. Ama cevapsız kaldı. Sadece cevapsız kalmadı; baskı ikiye, üçe, dörde katlandı. Bir arkadaşımız, geçen çarşamba arkadaşlarının önünde dövülüp rencide edildi ve kendisine işe gelmemesi söylendi. Ama eğer gerçekten çıkışı verilecek olursa biz, tepkimizi daha sert bir şekilde dile getireceğiz. Bu baskılara dur diyeceğiz” dedi.
İşyeri Temsilcisi Süleyman Gündüz de sendikalı olmaktan geri adım atmayacaklarını söyledi. “Çünkü sendikalaşmadan önce kimse kimseye selam bile vermezken, birbirine güvenmezken şimdi bir sıcaklık, yakınlaşma oldu. Daha önce bir haksızlık olduğunda “hadi arkadaşlar” deyince kimse seninle gelmiyordu ama sendikal sürece girdikten sonra birlikte hareket ediyoruz” diyen Gündüz, bu durumun güven verdiğini kaydetti. (Diyarbakır/EVRENSEL)
Koşullar ağır
Taşeron işçileri sendikalaşmaya iten ise ağır çalışma koşulları ve düşük ücret. İşçilerin yıllık izinleri yok. Sigorta primleri ise tam yatırılmıyor. 90 saate varan fazla mesailere kalan işçiler, resmi tatillerde bile çalıştırılıyor.
Bu çalışma karşılığı çok düşük ücret alan işçiler, kendilerine üçüncü sınıf insan muamelesi yapıldığını söylüyorlar. Taşeron işçilerin ve SES Diyarbakır Şubesi’nin talebiyle mart ayında örgütlenmeye başlayan Dev Sağlık-İş’e, kısa sürede 730 işçi üye oldu.
Mehmet Aslanoğlu
www.evrensel.net