YAŞAMA KÜLTÜRÜ

YAŞAMA KÜLTÜRÜ

  • Son yazımda anlatmıştım… Bursa'da kentin büyümesine koşut olarak yaratılan yeni sosyal-kültürel özekler (Hüdavendigar, Muradiye, Yeşil, Yıldırım), sosyal-kültürel yaşamın eş paylaşımını sağlamanın örnekleri


    Son yazımda anlatmıştım… Bursa'da kentin büyümesine koşut olarak yaratılan yeni sosyal-kültürel özekler (Hüdavendigar, Muradiye, Yeşil, Yıldırım), sosyal-kültürel yaşamın eş paylaşımını sağlamanın örnekleri…
    Bu özeklerin (merkezlerin) çok işlevli ana yapıları bugün cami olarak biliniyor. Çünkü öyle kullanılıyorlar…
    Oysa ters T planlı bu yapıların bir oylumunda kadı çalışıyordu, bir oylumunda ayan… (Bugünün ağzıyla senato…)
    Ters T planda, orta bölüme dek ayakkabılarla giriliyor. Burada bir şadırvan ya da havuz var. Bu oylumun üç yanından öteki oylumlara geçiliyor. Bu geçişler basamaklı… Yükseklik ayrımından doğan sette ayakkabı nişleri var.
    Öndeki oylum da çok amaçlı…
    Ders, konuşmalar, söyleşiler yapılıyor burada, namaz da kılınıyor.
    Kısacası kentin o kesiminin yüreği burada atıyor.
    Ayrıca bu ana yapıların bir üst katında okul olan var. (Hüdavendigar.)
    Okulu, bir yanında olanları var. (Muradiye, Yeşil.)
    Hepsinin hamamı, genel wc'leri var…
    Kısacası, dedim ya; bir bedenin yüreğini oluşturuyorlar…
    Bu kültür özeğinin çevresinde de evler… (İnsanlar…)
    Çoğaldıklarında, kültür özeği büyütülmüyor. Onunla anayol bağlantısı olan yeni bir kültür özeği, yeni bir yürek yaratılıyor. Böylece tüm kent, "hizmetler dengesi" bozulmadan büyüyebiliyor. Her hücresine kan gitmesi sağlanarak…
    Sanıyorum bunları neden anlattığım anlaşıldı.
    Bursalılar, Prieneliler, Bergamalılar, ‘AKM yetmiyor, yıkıp daha büyüğünü yapalım’ demezlerdi kısacası… 15 milyon insan kültürden eş yararlansınlar diye en az 15-30 AKM daha yaparlardı.
    AKM'yi yıkalım diyenlerin tek derdi var: PARA!
    Taksim'deki cami de böyle bir girişimdi… 2 bin metrekarelik işyeri yapabilmek için 160 metrekarelik cami kılıfı getiriliyordu. Göztepe Camisi de böyle…
    Gündem şaşırtmasına da yarıyorlar.
    "Galata Port" diye mide bulandıran ad altında (bunlar Türkçelerinden de utanıyorlar) yapılmak istenen de, Haydarpaşa tasarıları da böyle…
    Yağma Hasan’ın böreği…
    İstanbul'un silueti yüz yılda Türkleştirilmişti…
    Şimdi de hızla Araplaştırılmak ya da dolarlaştırılmak isteniyor.
    Yavrularımız sabahları Amerikan süt tozu ile etkilenmişti. Bel kıvıran köçek iki kule de kentimize para babalarının damgasını vurmaktan, kentteki dengeleri daha da bozmaktan başka bir işe yaramazlar…
    AKM'yi yıkmak isteyenlerin, anımsamaktan coşku duyacakları bir sevgileri, bir izlenimleri yok o yapıda besbelli…
    Orada bir dinletiyi, bir oyunu, bir sergiyi, bir etkinliği izlemekten gerçek mutluluk duymadılar besbelli…
    Belleklerinde böyle bir anı yok besbelli…
    Böyleleri, kendi ana-babalarını bile sevmemişlerdir gerçekten.
    Paranın satın alamayacağı nenleri tadamamışlardır onlar…
    AKM, gerekiyorsa onarılmaz mı? Onarılır… Örneği çok…
    Teknik düzenekleri yetersiz kalmışsa güçlendirilemezler mi? Güçlendirilirler… Örneği çok…
    Neden ünlü İtalyan opera yapısı Scala'yı yıkıp da büyütmek gelmiyor İtalyanların usuna?..
    Kültür öyle bir nendir ki nerede, kimde olduğu hemen belli olur.
    Yetsin artık!
    Anadolu kültürünün ne olduğunu anlamayanların, durmadan kuyulara taş atmaları…
    Cengiz Bektaş
    www.evrensel.net