Artık buna dur demenin zamanı

Artık buna dur demenin zamanı

Manisa’ya ne hayallerle gelmiştim. Ne umdum ne buldum! Artık kendi ayaklarım üstünde durabileceğimi kanıtlamalıydım.


Manisa’ya ne hayallerle gelmiştim. Ne umdum ne buldum! Artık kendi ayaklarım üstünde durabileceğimi kanıtlamalıydım. Bu yüzden de bir fabrikaya girdim; Vestel’e... Bizim fabrikada sayı çok önemli, üretim ve sayı istiyorlar; kalite, kaliteli iş... Bu yüzden üretimle kalitenin arasında kaldım, çok sıkıldım. 60 kiloydum, bir senede 50’ye düştüm. Başımızdaki insanlar, bizi resmen aşağılıyorlar. Yani özetle ne saygı var, ne sevgi... Bizi sürekli sabah 8 akşam 8 çalıştırıyorlar. Canları istediği zaman mesaiye bırakıyorlar. Sosyal haklarımızı engelliyorlar. 12 saat çalışınca insanda sosyal hayat mı kalıyor? Eve gelirsin, yatarsın o kadar; koca bir sıfır. Yalnızca bu kadar değil şimdi kadroluları çıkarıyorlar, taşeron işçi çalıştırmak istiyorlar; daha doğrusu kendilerine köle arıyorlar.
Bayan ya da erkek on sene çalışmış, işçiye ‘çık’ diyorlar ve gidiyorsun. Yapacak bir şey yok; insanları ne duruma sokuyorlar, farkında bile değiller. Hamile olan bayanları bile çıkartıyorlar. Bir düşünün; suç mu hamile olmak, ne garip. Bu, yarın sizin başınıza da gelebilir.
Geleceğinin garantisi yok ve insanlar, bu durum karşısında çaresizce susuyorlar. İnsanı üzen bir şey de bu mücadeleyi yapan insan sayısının çok az oluşu. Artık buna dur demenin zamanı geldi de geçiyor bile; bunu da, birlikte dayanışmayla başarabiliriz. Saygılarımla.
Vestel’den bir bayan işçi (MANİSA)
www.evrensel.net