Umutla yaşamak

Merhaba Evrensel okurları, içimden geçen sevinci ve mutluluğu sizlerle paylaşmak istedim. Ben 25 yaşında, fabrikada çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrikada genelde Türk, Yunan, İtalyan işçiler çalışıyor.


Merhaba Evrensel okurları, içimden geçen sevinci ve mutluluğu sizlerle paylaşmak istedim. Ben 25 yaşında, fabrikada çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrikada genelde Türk, Yunan, İtalyan işçiler çalışıyor. Son dönemlerde işyerlerinin kapatılması ve ucuz işgücü için başka ülkelere kaydırılması vb. sorunlar yaşanıyor. Bence işçiler örgütsüz; ayrıca geçim sıkıntısı, birçok sorunu da beraberinde getiriyor.
Çalışan biziz, üreten biziz; kazananlarsa bir avuç sömürücü. Haftalık 35 saatlik çalışma süresini ve diğer değerleri, bizden önceki işçiler, kazanmak için birçok mücadele içine girdiler ve canlarını feda ettiler. Ama şimdi patronlar, daha fazla kâr için o değerleri teker teker ellerimizden almaya çalışıyorlar. Ama bu böyle olmayacak. Son dönemde yapılan grevler ve protestolar, her şeyin bu kadar kolay olmayacağını gösteriyor. Onun için tüm insanlarla konuşarak örgütlü bir şekilde sorunlarımıza sahip çıkmalıyız.
Yapılan bu çalışmalarda ve mücadelede gazete ve televizyonun rolü önemlidir. Çünkü milyonlarca insan, televizyon izliyor ve gazete okuyor. Ancak bu televizyon kanalları ve gazetelerin hepsi, para kazanmak için insanlara, yaşamdaki sorunları çarpıtarak işçinin, emekçinin, ezilen uluslardan çok para babalarının sesini duyurmaktadırlar. İşte bunların çarklarını altüst edecek yeni bir gün, yeni bir umut; Hayat Televizyonu doğuyor.
İşçinin, emekçinin sesi olacak; ezilenlerin haykırışlarını seslendirecek Hayat Televizyonu ile ilgili birçok yerde toplantılar yapıldı. Ben de kendimce işçilerin ve emekçilerin bunu duyması için, sorunlarını duyuracak bir televizyon kanalı olduğunu anlatmak için heyecanla Hayat Televizyonu tanıtım broşürlerini işyerine götürdüm ve işçilere dağıttım. İşçi arkadaşlar, kendi aralarında konuşmaya başladılar. İşte o zaman anladım ki gerçekten isteyince bir şeyler değişiyor.
Çalıştığım yerde arkadaşımla, Hayat Televizyonu ile yapılacak dayanışma gecesi için 100’e yakın bilet sattık. İlk defa böyle bir sevinç ve mutluluk duydum. Çünkü şimdiye kadar kendi işyerimde o kadar bilet satamamıştım. İşçilerin sahiplenmesi, beni daha da gururlandırdı ve anladım ki gerçekten Hayat Televizyonu, milyonerlerin değil milyonların kanalı olacak. Bunu görmek istemeyenler, inanmak istemeyenler, Evrensel gazetesine baksınlar. Yapamaz edemez dediler, bizler çoğaldık; çoğaldıkça sahiplendik. Nasıl Evrensel’i yaşattıysak Hayat’ı da yaşatacağız ve son olarak ünlü devrimci Che’nin sözüyle duygularımı sizinle paylaşarak mektubumu noktalamak istiyorum: “Gerçekçi ol, imkansızı başar...” Evet gerçekçiyiz ve başaracağız.
Özgür Ağu (Stuttgart/ALMANYA)
www.evrensel.net