Her yer 1 Mayıs alanı oldu

Ben ilk 1 Mayıs’a geçen yıl katıldım. Bu yıl, önce Taksim’e gitmekten yana değildim ama tersane işçileri olarak sendikamızın pankartı arkasında katılmamın doğru olduğunu düşündüm ve kafamda birçok kaygıyla 1 Mayıs kutlamaları için Taksim’e gitmeye karar verdim.


Ben ilk 1 Mayıs’a geçen yıl katıldım. Bu yıl, önce Taksim’e gitmekten yana değildim ama tersane işçileri olarak sendikamızın pankartı arkasında katılmamın doğru olduğunu düşündüm ve kafamda birçok kaygıyla 1 Mayıs kutlamaları için Taksim’e gitmeye karar verdim.
1977 yılında işçiler 1 Mayıs’ı kutlarken 34 işçi öldürülmüştü. Bunlar o gün orada bir araya gelen sendikaların üyesiydiler. Bugün baktığımızda Türk-İş ve DİSK ayrı ayrı yerlerde kutlamalar yaptılar. Bir sene önce Kadıköy’de birlikte 1 Mayıs’ı kutladılar. Hiçbir olay yaşanmamıştı. Sendikalara sesleniyorum, önceki yıl birlikte Kadıköy’de 1 Mayıs kutlanabildi, bu sene neden birlikte Taksim’de kutlanmasındı. Birlikte olunsaydı burası daha güzel kazanılacaktı. Artık bu rekabet bitmeli kendinize güvenmiyorsanız biz işçilere güvenin. Gelecek yıl İstanbul’da tek bir yerde Taksim’de ortak kutlama kararları alın. Kazanılmış haklarımız neredeyse kalmadı. Sendikalı olan işçiler sendikalı olduklarından habersiz hale geldiler. Hiç olmazsa kazanılmış haklar korunsun.
Bu 1 Mayıs’ta Taksim’de yaşanan olaylar çok üzücüydü. Biber gazlarıyla işçileri dağıtmak istediler ama işçiler birbirlerine güvenerek direndiler ve hiçbir şey işçilerin birliğini yıkamayacağını anladılar. Yüzlerce gözaltı yaptılar. Vali efendimiz bildiğini yapmıştı ama yine de Taksim’i koruyamadı. Çünkü her yer Taksim olmuştu. Sayın Güler izin verseydin hiç bir olay çıkmazdı, herkes 1 Mayısı’nı güzel güzel kutlayacaktı. Ne senin polisin zorlanacaktı ne de işçiler gazlanacaktı, coplanacaktı. Taksim savaş alanı olmayacaktı. Bir yanda insanlar mağdur oldu; hastası olanlar hastanelere yetişmek için yollarda adete ölümle pençeleşti. Bütün bunların sorumlusu vali ve emniyet müdürüdür, bunların istifa etmesi gerekiyor.
Biz tersane işçileri, sabah tersanede 1 Mayıs’ımızı kutladık, arabalarımız engellenmişti bizler de trene bindik 1 Mayıs marşını söyleyerek Kartal belediye işçilerinin yanına gittik. İETT Garajı’nda belediye işçileriyle birlikte otobüslere bindik yola devam ettik. Her seferinde engellenen araçlarımızla köprüyü bir türlü geçemedik. Daha sonra Kadıköy’deki 1 Mayıs alanına geldik Burada işçiler halaylar çekiyorlardı, türküler söylüyorlardı. Hep bir ağızdan yaşasın halkların kardeşliği sloganı atılıyordu. Bizler de o gün bir yanda 1 Mayıs coşkusu bir yanda da üzüntü vardı. Ben daha sonra Gebze Sendikalar Birliği’nin yapmış olduğu 1 Mayıs kutlamasına katıldım. Burada da işçiler bayramlarını kutladılar her tarafta Taksim’de yaşanan olaylardan dolayı vali efendimiz istifaya çağrılarak kınandı. Yani her yerde işçilerin duygusu, fikri, yüreği birleşmişti. Vali efendi şunu bilmeli ki artık ne yaparsa yapsın işçileri bölemez.
Tüm bu yaşananların üzerine hemen bir erken seçim tartışması geldi oturdu. Sermaye partileri alanlara çıkacak, alanlar yalanlarla dolacak vaatler verilecek. Bizleri kandırmak için her yola baş vuracaklar ama iktidara gelince bize verdikleri vaatlerin tersini yaparak patronlara çalışacaklar. Ampul ile oklar tam bir horoz dövüşü yapıyorlar. Birileri dinden giriyor imandan çıkıyor. Birileri laiklikten giriyor cumhuriyetten çıkıyor. Kendi dövüşlerine bizi alet etmek istiyorlar. Televizyonlarda bizleri uyutmaya çalışıyorlar ama açlık yoksulluk almış başını gidiyor. Türkiye’nin dış borcu yükseldikçe yükseliyor ve daha birçok sorunumuz çözüm bekliyor. Yukarıda horoz dövüşü giderek kızışıyor. Biz işçiler bu dövüşte taraf olmamalıyız, biz işçiler gerçekten yanımızda olanları destekleyerek kendimizden yana olanların tarafında olmalıyız. Meclis’te bulunanlar 1 Mayıs’ta yaşananları neden kınamak için bir açıklama yapmadılar. Yapılan dövüş bizim için yapılmıyor bu çok açık.
Abdülselam Baday tersane işçisi (Tuzla/İSTANBUL)
www.evrensel.net