MERHEM’den talasemi paneli

8 Mayıs Dünya Talasemi (Akdeniz Anemisi) günü nedeniyle Mersin Hemoglobinopati Derneği (MERHEM) tarafından bir panel düzenlendi. Panele; Mersin Üniversitesi’nden (MEÜ) Prof. Dr. Esat Yılgör, Doç. Dr. Naci Tiftik, Doç. Dr. Sema Önal katıldı.


8 Mayıs Dünya Talasemi (Akdeniz Anemisi) günü nedeniyle Mersin Hemoglobinopati Derneği (MERHEM) tarafından bir panel düzenlendi. Panele; Mersin Üniversitesi’nden (MEÜ) Prof. Dr. Esat Yılgör, Doç. Dr. Naci Tiftik, Doç. Dr. Sema Önal katıldı. MERHEM Başkanvekili Ali Tamam, düzenlenen panelin amacının, önlenmesi mümkün olan talasemi hastalığına karşı alınması gereken önlemler hakkında talasemi hastaları ve taşıyıcılarını bilinçlendirmek olduğunu söyledi.
Panele katılan Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, herkesin kendilerinin ve çocuklarının sağlığı için gerekli önlemleri alıp gereken testleri yaptırması gerektiğini söyledi. Aksoy, Akdeniz Bölgesi’nde sıkça görülen bu hastalığı sonlandırmak veya en aza indirmek gerektiğini, bunun da toplumsal bilinçlenmeyle olacağını söyledi. Panele katılan Prof. Dr. Esat Yılgör, Doç. Dr. Sema Önal ve Doç. Dr. Naci Tiftik, panele katılan talasemi hastası ve taşıyıcılarının sorularını yanıtladı.
Talasemi nedir?
Kalıtsal olarak geçen bir kan hastalığı olan talasemide, anne ve baba taşıyıcı ise doğacak çocukların hasta olma riski yüzde 25, taşıyıcı olma riski ise yüzde 50 olarak belirtiliyor. Eğer anne ve babadan biri taşıyıcı ise çocuklarının taşıyıcı olma riski ise yüzde 50. Tedavisi oldukça masraflı ve zahmetli olan talasemi hastalığı, tedavi edilmediği takdirde vücutta gelişme geriliği, karaciğer ve dalak büyümesine bağlı karın şişliğine neden oluyor. Tedavisinde ise birey, yaşam boyu 3-4 haftada bir kan almak zorunda kalıyor. Sürekli kan alan hastaların vücudunda demir birikmesi oluşuyor. Bu birikme de başta kalp ve karaciğer olmak üzere birçok organda tahribata neden oluyor. Tedavi masrafı yıllık 12 bin ila 15 bin dolar arasında değişiyor. Bu hastalığın önlenebilmesi için iki test yapılması gerekiyor. Birincisi evlenmeden önce yapılan kan testi. Bu testle, taşıyıcı çiftler saptanarak ileride hasta çocuk sahibi olmalarını engellemek amaçlanıyor. İkinci test ise hamilelik sırasında, 8-22. haftalar arsında yapılıyor. DNA incelemeleri ile bebeğin hasta olup olmadığı anlaşılıyor. Eğer bebek hasta ise anne-baba onayı ile gebelik düşükle sonlandırılıyor.
Türkiye’de 1950’li yıllarda Mersin Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Muzaffer Aksoy tarafından saptanan talasemi hastalığına yakalanan, 4 bin 500 kişi bulunuyor. 1 milyon 400 bin kişi ise taşıyıcı konumunda. (Mersin/EVRENSEL)
Cumali Akkaş
www.evrensel.net