Asistanlar özgürlük ve iş güvencesi istiyor!

Asistanlar özgürlük ve iş güvencesi istiyor!

Üniversitelerde görev yapan asistanlar İstanbul, Ankara ve İzmir’de basın açıklamaları yaparak üniversitelerinde “koşulsuz iş güvencesi” istediler. İşsizlik tehdidi altında çalışma yürüttüklerine dikkat çeken asistanlar, aşırı ve ölçüsüz iş yükü altında çalıştırılmalarını ve angaryaya varacak düzeyde özel işler için kullanılmalarını protesto ettiler


Üniversitelerde görev yapan asistanlar İstanbul, Ankara ve İzmir’de basın açıklamaları yaparak üniversitelerinde “koşulsuz iş güvencesi” istediler. İşsizlik tehdidi altında çalışma yürüttüklerine dikkat çeken asistanlar, aşırı ve ölçüsüz iş yükü altında çalıştırılmalarını ve angaryaya varacak düzeyde özel işler için kullanılmalarını protesto ettiler.
İstanbul’daki üniversitelerde görev yapan 100’ü aşkın asistan, dün öğle saatlerinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampusü içinde buluştular. Eğitim Sen üyelerinin de destek verdiği asistanlar üzerinde “Asistan kıyımına son” yazılı pankart açarak giriş kapısına kadar yürüdüler.
Asistanlar işsiz kalıyor
Asistanlar, adına açıklama yapan Araştırma Görevlisi Eylem Özdemir; doktora eğitimini bitiren 2547 sayılı yasanın 50/d maddesine tabi tüm asistanların artık işsiz kaldığını söyledi. Özdemir; “Son 2 yıldır süregelen uygulamalar göstermektedir ki, doktorasını bitiren 50/d asistanlarının ya işine son veriliyor ya da arkadaşlarımız işsiz kalmalarının önüne geçebilmek için başarılı olan doktora tezlerini kabul ettirmemek ve düzeltme almak yönünde çabalıyorlar” dedi. Yasada araştırma görevlisi kadrosunun, 33/a maddesinde ihdas edilmesine rağmen, 50/d maddesi ile “Lisansüstü burslu öğrenci” olarak istihdam edildiklerini belirten Özdemir, “İş güvencesi olmayan, bu nedenle de gelecek kaygısı taşıyan geleceğin bilim insanlarından, akademik üretkenlik beklenemez. İstanbul üniversitelerinden asistanlar olarak, yarınımızdan endişe duymadan, kamu hizmeti yapmanın sorumluluğuyla, kişisel ilişkilerden bağımsız olarak akademik üretimimize devam etmek istiyoruz” dedi.
Üniversite, geleceğini tartıştı
Açıklamanın ardından İktisat Fakültesi M2 Amfi’sinde düzenlenen panelde öğretim üyeleri, 50/d maddesi ve bundan sonraki süreci konuştu.
Panelde konuşan İzzetin Önder, üniversitelerde bilimsel bir ilerlemenin gerçekleşmesi için özgürlüğün olması gerektiğini vurguladı.
Özgür Müftüoğlu ise konuşmasında üniversitenin piyasaya açılmasının iki boyutu olduğunu belirterek hizmetin piyasaya açılması ve üniversite çalışma koşullarının piyasaya yönlendirilmesine dikkat çekti.
Adalet Alada da kamusal alan tarifinin muğlaklığına ve konuyla ilgili yargı kararlarının da birbiriyle çeliştiğini söyledi.
İktisat Fakültesi Dekan Yardımcısı Levent Ürer varolan bütün mevzuatın doçentliğe kadar akademisyenlerin iş güvencesi ve bilim özgürlüğüne sahip olmadığı belgeler olduğunu belirtti.
İmza toplayacaklar
Ankara Asistan Girişimi, “Asistan kıyımına son, tüm üniversite çalışanlarına koşulsuz iş güvencesi” talepleriyle bir imza kampanyası başlattı.
Eğitim Sen 5 No’lu Şube’de düzenenlenen toplantıda konuşan Eylem Ümit, üniversitenin asli yürütücüleri olmalarına rağmen öğretim elemanlarının, YÖK sistemi içinde tali ve geçici personeller olarak görüldüğünü vurguladı. Ümit, bütün üniversite çalışanlarına koşulsuz iş güvencesi hakkı talep ederek, işsizlik tehdidi yaratan tüm uygulamalara son verilmesini istedi. Öğretim elemanlarının görev tanımlarının belirsiz olduğunu, iş yükü altında çalıştırıldıklarını ve angaryaya varacak düzeyde özel işler için kullanıldıklarına işaret eden Ümit, görev tanımlarının netleştirilmesi, akademik ve mesleki gelişime engel olmayacak biçimde belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ümit, “Çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Okutmanların haftalık ders yükleri makul sürelere çekilmeli, asistan hekimlerin mesai ve nöbet süreleri düzenlenmelidir” dedi.
Öte yandan aralarında asistanlarında bulunduğu yaklaşık 40 kişi dün akşam saatlerinde “Asistan kıyımına son, tüm üniversite çalışanlarına koşulsuz iş güvencesi” yazılı bir pankart açarak Yüksel Caddesi’nde buluştu. Yapılan açıklamada üniversitelerde “kıyım” yaşandığı bildirilirken akademisyenlerin insanca bir yaşam istedikleri ifade edildi.
İzmir Eğitim Sen 3 No’lu Şube’de basın toplantısı düzenleyen asistanlar adına konuşan Nuri Erkin Başer, ise pek çok üniversitede üniversite çalışanlarının işine sessiz sedasız son verildiğini ve bir kıyım yaşandığını belirtti.
Başer, işsizlik tehdidi yaratan geçici istihdam uygulamalarına son verilmesi gerektiğini vurguladı.(HABER MERKEZİ)
www.evrensel.net