İşgal sonunu getirdi

İngiltere’de önceki gün istifa planını açıklayan Başbakan Tony Blair’e, İngiliz halkının, güvenmediği ortaya çıktı


İngiltere’de önceki gün istifa planını açıklayan Başbakan Tony Blair’e, İngiliz halkının, güvenmediği ortaya çıktı. Halkın yüzde 57’si, 10 yıl süren başbakanlığı döneminde ABD’nin, Afganistan ve Irak işgallerine en büyük desteği veren Blair’in Irak konusunda yalan söylediğine inanıyor, bu yalan nedeniyle Blair’in yaptığı ve yapacağı tüm olumlu işlerin etkisiz kalacağını düşünüyor. Halkın yüzde 71’i ise Blair’e hiç güvenmiyor. Güvenenlerin oranı ise yüzde 21’de kaldı.
Önceki gün istifa takvimini açıklayan Blair, 27 Haziran’da başbakanlık koltuğundan ayrılacak. İngiltere’nin en uzun başbakanlık yapan lideri olan Blair’in görev süresi 2010 yılında bitiyordu. Ancak, Irak ile Afganistan işgallerine verdiği tam destek, ABD ile işbirliği ve bu işbirliğinin Londra’yı uluslararası siyasette “ABD’nin gölgesinde silik bir ülke” haline getirmesi İngiltere Başbakanı’nın sonunun başlangıcı olmuş ve Blair, istifa baskılarına daha fazla dayanamamıştı.
Brown kolları sıvadı
İngiltere Maliye Bakanı Gordon Brown, vakit kaybetmeden Tony Blair’in yerine aday olacağını açıkladı.
“Bugün İşçi Partisi’nin ve yeni bir hükümetin yönetimine aday olduğumu ilan ediyorum” diyen Brown’un ülkenin yeni başbakanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Blair de, Brown’un adaylığını destekliyor. Brown, “Irak savaşı için özür dilemeye hazır mısınız” sorusuna, ise “Hatalar yapıldığını kabul ediyorum” yanıtını verdi. Brown, İngiltere’nin Irak’ta çabalarını sürdüreceğini de söyledi.
Beyaz Saray üzgün
Bu arada Blair’in sonunu hazırlayan müttefiki Beyaz Saray, İngiltere Başbakanı’nın “olağanüstü bir lider, bir dost ve müttefik” olduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Rice ise, Brown başbakan olduğunda da iki ülke arasındaki yakın ilişkilerin devam edeceğini söyledi. Celal Talabani ise, “Irak’ın kurtuluş kahramanı” olarak nitelediği Blair’in iktidardan ayrılmasına üzüldüğünü söyledi. (DIŞ HABERLER)
İngiltere’de Blairli yıllar

İngiltere’de önceki gün İşçi Partisi liderliğinden, 27 Haziran’da ise Başbakanlık’tan ayrılacağını açıklayan Blair, 1 Mayıs 1997’de yapılan seçimde Muhafazakarların 18 yıl süren iktidarına son vererek, ezici çoğunlukla iktidara gelmişti.
Ve bu seçimle 1812 yılından beri İngiltere’nin “en genç başbakanı” olmuştu. İngiltere’de Blairlı yıllarda öne çıkan bazı gündemler şöyle;

10 Nisan 1998: Blair ile İrlanda Başbakanı Bertie Ahern, Kuzey İrlanda ile ilgili olarak “Kutsal
Cuma” adı verilen anlaşmaya imza attı.
Bu anlaşmayla geçen günlerde K. İrlanda’daki yarı özerk yönetim kuruldu.
Kuzey İrlanda’daki bu olay, “Blair döneminin kayda değer tek başarısı” olarak yorumlandı.
24 Mart 1999: İngiliz güçleri, NATO’nun Kosova’ya yönelik bombalama harekatına katıldı. Londra yönetimi, daha sonra Kosova’ya binlerce asker gönderdi.
7 Haziran 2001: Seçimlerde İşçi Partisi üst üste ikinci kez Avam Kamarası’nda büyük çoğunluğu elde etti. İşçi Partisi, 659 üyeli mecliste 412 üyelik kazandı.
7 Ekim 2001: Afganistan’a saldırı. İşgale 11 Eylül ve El Kaide bahane edildi. Halen sürüyor.
18 Mart 2003: Avam Kamarası, İngiltere’nin ABD’nin Irak işgaline destek vermesini kabul etti.
5 Mayıs 2005: Seçimlerde Blair, üst üste üçüncü kez kazandı. Bu seçimi kazanmasına rağmen İşçi Parti ile Muhafazakarlar arasındaki 167 olan sandalye farkı 66’ya düştü.
7 Temmuz 2005: Londra’da metro ve otobüsleri hedef alan saldırılarda 52 kişi öldü. Tony Blair, “terörü İngiltere’ye getirmek” ile suçlandı.
7 Eylül 2006: İngiltere Başbakanı Blair 2007’nin Eylül ayından önce görevini bırakacağını açıkladı. (DIŞ HABERLER)
‘Blair, Irak’tan kurtulamaz’
İktidarda 10 yılını doldurduktan sonra dün, 27 Haziran’da istifa edeceğini açıklayan Tony Blair dönemi ve ardında bıraktığı İngiltere ile ilgili İngiliz basınında öne çıkan yorumlar şu şekilde;
The Guardian
Manşetini, “Doğru olduğuna inandığım şeyleri yaptım” sözlerinden kuran gazete başyazısında, “10 yıl önce kıyıya vuran dalgalar gibi gürleyerek geldi, yavaş yavaş geri çekildi” dedi.
Independent
En dikkat çekici birinci sayfayı hazırlayan gazete, kapağını 1997 yılından düne kadar Blair döneminde yaşanan gelişmeleri peş peşe sıralamaya ayırmış ve ortasına “IRAK” yazarak, “Tony Blair, Başbakan, 1997-2007. Miras: IRAK” diye manşet attı.
Times
Gazete, Blair’in gidişine, Brown’un olası başbakanlığına atıfta bulunarak, “Bir feragat, bir taç giyme” manşetiyle çıktı.
Gazete, “Blair’in, Irak’tan kurtulabilmesi mümkün değil” yorumuna yer verdi.
The Daily Telegraph
“Yeni İşçi Partisi’nin sonu” manşetini tercih eden gazete, Blair’in istifa edeceğini açıkladığı konuşmanın hemen ardından, Parti’nin internet sitesindeki “Yeni İşçi Partisi” logosunun, klasik “İşçi Partisi” logosuyla değiştirildiğini aktardı ve “İşçi Partisi Gordon Brown liderliğinde yeni bir döneme hazırlanıyor” ifadelerini kullandı.
Gazetenin başyazısında “Büyük bir şovmen ama ortalama bir devlet adamı” başlığı kullanıldı.
Financial Times
İngiltere Başbakanı Tony Blair’in ayrılış konuşmasını, 10 yıl önce siyasete ilk atıldığı bölgesi Sedgefield’da yaptığını vurguladı ve “Başbakan Tony Blair’in yolculuğu başladığı yerde bitti” yorumunu yaptı. (DIŞ HABERLER)
Sadakati Beyaz Saray’aydı
Tarık Ali

(Blair’in) Gidişi, Yeni İşçi Partisi’nin “Canım liderim” modasına uygun şekilde düzenlenmişti. Dikkatle seçilmiş bir dinleyici kitlesi, dört başı mamur bir konuşma, titreyen dudaklar ve son. 10 Numara’ya, İngiliz bayrakları altında girmişti. Dünkü konuşmasında da aynı vatanseverlik teması vardı. “Bu kutsal vatan!”
Ama ne her sokak başında görülen McDonald’s, Starbucks, Benetton markalarından ne de İngiltere’nin dünyada nasıl görüldüğünden söz etti: Yani ‘imparatorluk kulübesindeki en iyi saldırı köpeği’ imajından. Tony Blair’in başlıca başarısı, üç genel seçimi art arda kazanmaktı. İkinci sınıf aktör, kurnaz ve tamahkâr bir siyasetçiye dönüştü.
Blair, her zaman Beyaz Saray’ın işgalcilerine sadıktı. Avrupa’da Aznar’ı Zapatero’ya, Merkel’i Schröder’e tercih etti, Berlusconi’den cidden etkilendi ve Sarkozy’ye desteği konusunda ise gizleyecek hiçbir yanı yoktu.
Blair, Ortadoğu’daki İngiliz çıkarlarına Suez’de 50 sene önceki İngiltere felaketine liderlik eden Anthony Eden’dan bile daha çok zarar verdi. Blair, Irak’ta kan akmaya, bombalar patlamaya devam ederken ayrılıyor. Blair’in en büyük sadakati hep Beyaz Saray’ın ev sahiplerineydi...
Blair’in halefi Gordon Brown ise, daha zeki gözüküyor, fakat siyasi olarak çok da farklı değil. (The Guardian)
www.evrensel.net