14 Mayıs 2007 00:00

Korsan, Kürt müziğini zora soktu

Son dönemlerde giderek artan korsan kaset, kitap ve CD satışlarının olumsuz etkilerini Kürt müziği de yaşıyor. Diyarbakır’daki müzik yapım şirketlerinden Hüner Müzik Prodüksiyon, Diyarbakır’da “korsana hayır” başlığıyla bir kampanya başlattı.

Paylaş

Son dönemlerde giderek artan korsan kaset, kitap ve CD satışlarının olumsuz etkilerini Kürt müziği de yaşıyor. Diyarbakır’daki müzik yapım şirketlerinden Hüner Müzik Prodüksiyon, Diyarbakır’da “korsana hayır” başlığıyla bir kampanya başlattı.
Kampanya çerçevesinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü ve İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü’nün de desteği alındı. Kentin çeşitli yerlerine “korsana hayır” pankartlarının asıldı. Başlattıkları kampanyaya ilişkin sorularımızı yanıtlayan Hüner Müzik çalışanlarından Halis Yılgın ve İrfan Yener, korsan kaset ve CD’lerin piyasada dolaşımından dolayı müzik yapımcıları ve dağıtımcıları olarak ciddi bir kriz içerisine girdiklerini ifade ediyorlar. Halis Yılgın, korsancılığın haksız kazanca dayalı olduğunu vurguluyor. “Korsancılık bir kere hırsızlıktır. Bu nedenle korsan yayınlar, başta sanatçının emeği olmak üzere, besteciden, enstrüman çalana müzisyenine kadar yapımcısından dağıtımcısına kadar ciddi bir emek maddi ve manevi birikimi ortaya koyan insanların emeğini çalmak anlamına geliyor.”
Kürt müzik sektörü krizde
Müzik sektörünün ciddi sıkıntılar içinde olduğunu belirten İrfan Yener de, “Sanatçılar, yeni albümler yapmada, farklı üretimlerle halkımıza, kültürümüze, dilimize hizmet vermede ciddi sıkıntılar yaşıyorlar” diyor. Bir albümün hazırlanmasının 50 milyara mal yolduğunu belirten Yener, bu konuda bir dizi örnek veriyor. Diyar’ın son albümü olan “Uğur Be Uğur” albümü, ancak 50 bin tane satabilmiş. “Bu stüdyo maliyetini bile kurtarmıyor. Kurtarması için 80 ile 100 bin satması gerekir. O yüzden müzisyenler de albüm yapmaktan çekiniyorlar. Şunu da belirteyim: Diyar’ın “Gule” albümünü bölgede 5 arabadan üçünde bulursunuz. Ama bunların üçü de korsandır. Diyar’ın satış rakamı 150 bin ama korsan satış rakamı bir milyondur. Bu yapımcı firmaya da müzisyene de devlete de olumsuz yansır. Üretimi yapılan kültüre de olumsuz etki yapar.”
Çarpıcı bir örnek de Agirê Jiyan’ın 99 yılında yaptığı albüm. Bu albümün orijinali, 500 binin üzerinde satış yapıyor. Grubun yeni albümü ise, korsan satışlar nedeniyle sadece 50 bin dolayında satıyor.
Halis Yılgın da, son dönemlerde başka bir eğilimin geliştiğini belirtiyor. Yılgın’a göre firmalar son dönemlerde sanatçılar kendi albümlerinin kalıbını kendileri hazırlayıp getirmesine rağmen basmaktan korkuyorlar. Çünkü yapımcı ayrıca 15 milyar daha harcama yapmak zorunda kalacak. “Bunlar bizim gerçeklerimiz” diyen Yılgın, herkesi duyarlı olmaya çağırıyor.
Kürt müziğinin gelişimi için
Korsan CD ve kasetleri piyasaya sürenlerle mücadele etmenin en önemli ayağının devlete düştüğünü belirtiyor Yener. “Korsancılık yapanlar ulu orta, aleni bir şekilde yapıyor. Devlet de buna göz yumuyor” şeklinde konuşuyor. Yener’in dinleyiciler için de bir çağrısı var: “Korsancılık her şeyden önce Kürt kültürüne, Kürt müziğine ve diline saygısızlıktır. Onun için halkın da duyarlı olması gerekir bu kampanyaya. Kendi kültürünün, müziğinin yeniden üretilmesini ve kaliteli olmasını istiyorsa, bu yönde ciddi çaba içinde olmaları gerekir. Bir albüm müzik marketlerde 8 milyona satılıyor. Biz dağıtımcılar olarak 5 milyona satıyoruz. Vergi, dağıtım derken maliyeti daha da artıyor.” (Diyarbakır/EVRENSEL)
Sanatçılar: Zarar bizim kültürümüze
Ferqin (Koma Azad): Kürt müziği önündeki en büyük engel
Bizim çalışmalarımız önündeki en büyük engeldir korsancılık. Üretim anlamında bir şey yapamıyoruz. Çünkü ürettiklerimiz bize geri dönmüyor. Haliyle bu işi icra edenler, bunun emeğini ortaya koyanlar olarak üretimde bulunamıyoruz. Çünkü bir albüm nereden baksanız 50 milyar civarında. Biz şu ana kadar hep cebimizden ödedik. Sıkıntılara katlanarak albüm çalışmalarını yapıyoruz. Kaldı ki Kürtçe müzik yaptığınız için daha da zahmetli. Bir de dinleyicisi bölgedekiler ağırlıklı olarak. Biz korsancılığın hırsızlık olduğunu söylüyoruz. Buna emek verenlerin emeğini çalmaktır diyoruz. Halbuki biz bu emekle kendi kültürümüzü, kendi dilimizi var etmeye çalışıyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz müzikle. Başta halkımızın olmak üzere bütün duyarlı kesimlerin Kürtçe kaset ve CD alırken bunları düşünerek almalarını istiyoruz. Korsancılık, Kürt müziğinin üretiminin önündeki en büyük engellerdendir. Bunun için devletin yasal düzenlemeler yaparak bu sorunu gidermesi gerekir. Bunun dışında halkın da duyarlı olması yetiyor.
Jan Axin: Kürt sanatçıları zarar görüyor
Başlangıçta bire bir kopyalarla başlayan korsancılık, Türkiye’de internetin yaygınlaşması ve download açıklarının önlenemeyişi ile bugün hemen hemen herkesin müzik kaynağı marketler yerine internet olmuş durumda. Korsancılık başlangıçta daha çok sanatçılara zarar verirken bugün yapımcı firmaları daha büyük bir etkiyle vurmaya başlamıştır. Zira bazı yasal firmaların başlangıçta el altında korsancılık yaptığı ne kadar doğru olduğunu bilemeyeceğim. Ama kanımca bugünkü olumsuzlukları sanatçılardan daha çok firmalar yaşamakta. Türkiye’de birçok sanatçı konser, promosyon, film müzikleri, belgesel müzikleri gibi etkinliklerde ekonomik açıdan sanatlarını rahatlıkla devam ettirebiliyorken, maalesef bu durum Kürt sanatçıları açısından geçerli olmuyor. Zaten Türkiye’deki müzik piyasasından yüzde 2’lik bir pay alabilen Kürtçe müzik, bölgede düzenlenen ücretsiz müzik festivalleri vb. etkinlikleri de buna eklenince Kürtçe şarkı söyleyen müzisyenler, sahne için ortalığa düşecek kadar muhtaç bırakıldı. Şahsen benim Diyarbakır’da 10 bin civarında kopyamın olduğunu düşünmekteyim. Ama yaptığımız yasal satış oranı 2 bin 500 civarında. Bu yaptığımız albümlerin maliyetinin dörtte birini bile karşılamıyor. Biz diyoruz ki Kürt müziğinin gelişmesi, önünün açılması için bizim yaptığımız müzik üretimlerinin bize geri dönmesi gerekir. Şu durumda bunu görmediğimiz için haliyle kendi dilimizi de kültürümüzü de cezalandırmış oluyoruz. Halkın duyarlı olmasını bekliyoruz. Hükümetin de korsancılıkla mücadele için yasal düzenlemeler yapması lazım.
ÖNCEKİ HABER

Anneler Günü

SONRAKİ HABER

Gazeteci Kürşat Akyol, memleketi Ödemiş'te toprağa verildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa