Anneler Günü

Anneler Günü

13 Mayıs’ta anneler gününü kutladık Büyük ozan Nazım Hikmeti ‘in şiirinde:‘Korkunç ve mübarek elleri, ince uzun çeneleri, kocaman gözleri ile/Bizim olan kadınlar!/Bizim kadınlarımız./Anamız, avradımız, yarimiz./Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen/Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen/Ve ekinde, tütünde ve kara sabana koşulan/Ve kaçırıp uğrunda mahpus yattığımız kadınlar.’


13 Mayıs’ta anneler gününü kutladık Büyük ozan Nazım Hikmeti ‘in şiirinde:
‘Korkunç ve mübarek elleri, ince uzun çeneleri, kocaman gözleri ile/Bizim olan kadınlar!/Bizim kadınlarımız./Anamız, avradımız, yarimiz./Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen/Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen/Ve ekinde, tütünde ve kara sabana koşulan/Ve kaçırıp uğrunda mahpus yattığımız kadınlar.’
Diye tanımlanan kadınlarımız için, böyle bir günün olması, onlara yılda bir günlüğüne de olsa çiçekler sunulması, ellerinin öpülmesi yadırganmaması gereken bir durumdur. Egemenler ve onların temsilcileri, her toplumsal değeri egemenliklerini sürdürmenin bir aracı olarak ve tüketimi kamçılamanın fırsatı yaparak istismar ediyorlar. Bayramları, dinin kutsallığını, gelenek ve görenekleri, yeni bir yılın gelişini, babalar gününü hep toplumsal adaletsizlikleri, yoksulluğu, gelir dağılımındaki dengesizliği kapatmak, halkın düzene öfkesini dizginlemek için kullanıyorlar. Anneler gününde; Barış Anneleri’ni nasıl coplattırıp derdest ettiklerini, 1 Mayıs 2007’de genç kızlarımızı saçlarından sürükleyip tekmeler, postallar altında vahşete tabi kıldıklarını unutturmak istiyorlar!
Mesela sormak lazım egemenlerin hükümetlerine: Kaç milyon kadın okuma-yazma olanağını dahi yakalamaktan, aydınlanmanın “a”sını almaktan yoksundur? Ülkemizde en ağır çalışma koşullarında, sendikasız, sigortasız çalışan kaç milyon sanayi ve tarım işçisi kadın var? İşsizliğin, açlığın, ekonomik açmazların çözüp dağıttığı milyonlarca emekçi ailesinin yaşadığı insanlık dışı koşulların değişmesi için neler yaptınız? Yanıt ise demagojidir. Vatan, millet, kalkınma masalları ile süslenmiş hamasettir!
Burjuva medya ülkemizi yeniden ve her gün üreten emekçilerin hayatlarını değil ama rezaletin kârını çıkarmış olan ve düzenin sürmesine hizmet eden hiçbir annelik erdemi taşımayan kadınların annelikteki yüksek yanlarını iyi yansıtmaktadır. Anneler gününde ekmeğini gözyaşlarına katık ederek çocuklarını büyütmeye çalışan, gecekonduları kentsel dönüşümle başlarına yıkılan, oğulları askerde veya dağlarda öldürülen, işsiz, eğitimsiz, okulsuz, sağlık ve eşitlik haklarından yoksun, töre cinayetlerinde yok edilen kadın hayatlarından; berdelden, vekillerin üçte ikisinin çok eşli oluşuyla kumaya mahkum edilen, tacize uğrayan toplumsal hayatın her kademesinde cins ayrımcılığı ile karşılaşan annelerimizin, kadınlarımızın sorunlarından, bu sorunların çözümünden söz eden kimse yok.
Egemen sınıflar ikiyüzlü yalanlarla törenler düzenleyerek, gösterişle gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Kadınlarımızın en yakıcı talebi barıştır. Silahların susması, oğulların ve kızların savaş ve rant kurbanı edilmemesidir. Sömürü ve talan düzeninin yarattığı bütün acıları, savaşın, kanın kirlettiği toprakları gözyaşlarıyla sulayan annelere Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiiri ne güzel uyuyor:
Ağlamalar
Anaların ağlaması bir başka/Anaların ağlaması bir ayrı/Anaların ağlaması bir beter/Dövülen döş/Yolunan saç Kan damlayan bir çığlık/Ağustos’ta çam ormanı yangını/Sokaklar, alanlar, evler, kapılar/Mutfaklar, kilerler, ocaklar ağlar/Zıbınlar, beşikler uykusuzluklar ağlar/Ağlaşırken analar/Dağ taş toprak ağaç su yıldız/Yeşeren buğday ağlar savrulan saman ağlar/Ağlaşırken analar/Kanın, umudun hakkı/Sütün ekmeğin hakkı/Durur tek tel üstünde inceden sızlaşmağa/Bütün bir evren ağlar/Ağlaşırken analar/Gördüm babaların ağlamasını/Anaların ağlaması bir başka/ Anaların ağlaması bir beter
Annelere kıymayın efendiler, bulutlar adam öldürmesinler!
Rıza Zeyrek/Eğitim Sen İst. 2 No’lu Şube Özlük Hukuk Sekreteri
www.evrensel.net