Bu uygulama insanı öldürür

Adalet Bakanlığı, Wernice Korsakoff hastası tutukluları koyacak “yer” bulamadı. Hastalıklarına rağmen aylarca cezaevinde tutulan Korsakoff’lular, önce serbest bırakıldılar, daha sonra yapılan bir düzenlemeyle “yüksek güvenlikli hastanelere konacak” denilerek yeniden tutuklandılar.


Adalet Bakanlığı, Wernice Korsakoff hastası tutukluları koyacak “yer” bulamadı. Hastalıklarına rağmen aylarca cezaevinde tutulan Korsakoff’lular, önce serbest bırakıldılar, daha sonra yapılan bir düzenlemeyle “yüksek güvenlikli hastanelere konacak” denilerek yeniden tutuklandılar. Ancak Türkiye’de bu konumda bir hastane olmadığı için bazıları akıl hastanesine bazıları da F tipi cezaevlerine gönderildiler.
Cezaevlerinde ölüm orucu nedeniyle bazı tutuklular Wernicke Korsakoff hastalığına yakalandılar. Sürekli tedavi gerektiren bu hastalıklarına rağmen aylarca cezaevlerinde tutuldular. Daha sonra hastalığın tanısı konan 300’e yakın kişi, CMUK’un 399/1’nci maddesi gereğince serbest bırakıldılar.
6 Ocak 2005 tarihi itibariyle ise TCK’nın 57’nci maddesinde belirtilen “yüksek güvenlikli hastanelerde” tutulmaları için yeniden tutuklanmaya başladılar. Yeni düzenleme sonrasında 10’a yakın hasta tutuklandı. Türkiye’de bu konumda bir hastane olmadığı için ise başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illerdeki cezaevlerine veya akıl hastanelerine konuldular.
Yetkili kurum yok
Ankara’da yeniden tutuklanan İsmet Özdemir, Sincan F Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Özdemir’in avukatı Şanal Sarıhan, ilk olarak Özdemir’in sağlık raporuna dayalı olarak erteleme işleminin kaldırılması ve infaza cezaevinde devam edilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Ankara İnfaz Hakimliği’ne başvurdu. İnfaz Hakimliği, “Bu konuda yetkili mahkemenin mahkumiyet kararı veren mahkeme olduğu” gerekçesi ile istemi reddetti. Sarıhan daha sonra Özdemir’in yargılandığı 11’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak mahkeme de “bu kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı verir” diyerek istemi reddetti. Bu duruma uygun sağlık kuruluşu araştırması için Adalet Bakanlığı’na yazı yazan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise müvekkil hakkında infazın durdurulması talebini göz ardı ederken, bu kapsamda bir hastane de bulunmadığını bildirdi.
Gazetemize konuşan Sarıhan hangi kuruma başvurdularsa, hepsinin topu bir diğerine attığını belirterek, “Türkiye’de bu konumda bir hastane yok. Ancak idare, AİHM’e çok sayıda başvuru olması üzerine, adeta bu başvuruları engellemek için önlem alma çabasına girişmiştir” dedi. Müvekkili Özdemir hakkında henüz geri alınan bir infaz erteleme kararı bulunmadığını belirten Sarıhan, düzenleme olumlu da olsa, uygulamada bir şey yapılmadığı için insan hakları ihlali yaratıldığına dikkat çekti.
Akıl hastanesine kapattılar
İzmir’de de bu düzenlemenin amacını gösteren çarpıcı bir örnek yaşandı. 2004 yılında İzmir Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde ölüm orucuna giren Ali Kılınç, Wernicke Korsakoff hastalığına yakalandı. Aylarca hastanede tedavi gören, daha sonra anılan düzenlemeler sonucunda serbest bırakılan ve yeniden tutuklanan Kılınç, Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne kapatıldı. Ancak orada tedavisi için imkan bulunmayan Kılınç, avukatı Gül Kireçkaya’nın talebi üzerine Kırıklar F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.
Gazetemize konuşan Kireçkaya, Korsakoff’un organik bir akıl hastalığı olduğunu ancak akıl hastanesinde nöroloji doktorunun dahi bulunmadığını belirterek, “Müvekkilim, bu hali ile cezaevinde yatabilecek durumda değildir. Fizik tedavi görmesi gereklidir. Ayrıca sürekli nörolog ve dahiliye uzmanı tarafından izlenmesi gerekmektedir. Ancak akıl hastanesinde adli psikiyatri hastaları ile katillerle birlikte zorla tutulmaktadır ve can güvenliği de bu anlamda tehdit altındadır” dedi.
‘Eski cezasını yatsın’
Ankara’da da bu uygulamanın doğurduğu ilginç bir olay yaşandı. Hastalığı nedeniyle serbest bırakılan Mustafa Gök, 2005 yılında düzenlenen DHKP-C operasyonu sırasında yeniden tutuklandı. Hakkında infaz ertelenmesi kararı bulunan Gök ile ilgili “yeni bir ceza işleyebiliyorsa, eski cezasının infazını da çekebilir” denildi. Mustafa Gök, halen ağır sağlık sorunları yaşamasına rağmen Sincan F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. Gök’ün avukatı Selçuk Kozağaçlı, düzenleme olumlu gibi görünse bile, Adalet Bakanlığı’nın siyasi tutuklulara “akıl hastası” gözüyle baktığını gösterdiğini vurguladı. “Bakanlığın, ‘mahkuma’ çektirdiği eziyeti, bu defa da ‘akıl hastasına’ çektirdiğini” söyleyen Kozağaçlı, “Yine dört duvar arasında tutacaklar. Bu insanların zaten süresiz ertelenmiş cezaları ve ömür boyu sürecek hastalıkları var. Ailelerinin yanında tutulmaları gerekiyor” dedi. Kozağaçlı, Türkiye’de bakanlığın gösterdiği türde bir hastane bulunmadığını bildirdi. (Ankara/EVRENSEL)
Müge Tuzcuoğlu
www.evrensel.net