Örgütsüz çalışan işçiler sendikacılarla tanışmak istiyor!

İstanbul’un sanayi merkezi olan Kıraç’ta ağır koşullarda çalışan işçiler, sendikacıları tanımıyor. Ayrıca sendikanın ne anlama geldiği konusunda kısıtlı bilgiye sahip olan Kıraçlı işçilerden hayatlarında hiç sendikacı görmemiş olanların sayısı ise oldukça fazla.


İstanbul’un sanayi merkezi olan Kıraç’ta ağır koşullarda çalışan işçiler, sendikacıları tanımıyor. Ayrıca sendikanın ne anlama geldiği konusunda kısıtlı bilgiye sahip olan Kıraçlı işçilerden hayatlarında hiç sendikacı görmemiş olanların sayısı ise oldukça fazla.
İşveren örgütü San-Bir’in verilerine göre ortalama 4 milyar dolar yatırımın yapıldığı ve 100 binin üzerinde istihdamın olduğu Kıraç bölgesinde, örgütlü işyeri sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Türkiye’de üçüncü, İstanbul’da ise birinci sanayi bölgesi olma unvanına sahip olan Kıraç, aynı zamanda kayıt dışı cenneti. Burada sigortalı olarak çalışan işçilerin oranı sadece yüzde 35. Bununla birlikte, San-Bir’e resmi kayıtlı sanayi sayısı 398 olarak belirtilirken, Kıraç Belediyesi’ne kayıtlı işyeri sayısı ise 700.
18 yılda, 1500 gün sigorta
Bir tekstil fabrikasında çalışan Akın Karaca, aldıkları ücretlerin yaptıkları işe göre çok düşük olduğunu söylüyor. 18 yıldır tekstil sektöründe çalıştığını ifade eden Karaca, sadece bin 500 gün sigortasının bulunduğunu belirtiyor. Asgari ücretle çalıştıklarını dile getiren Karaca, sendikalı olarak çalışmayı istediklerini aktarıyor. Sendikanın “hak, hukuk” demek olduğunu söyleyen Karaca, sendikacılarla tanışmak istiyor.
Yaklaşık 400 işçinin bulunduğu BJ Tekstil Fabrikası’nda çalışan Sefer Bayboğan ise fabrikalarında kısa bir süre önce sendikalaşma mücadelesi yürütüldüğünü hatırlatıyor. Patronun sendikalaşmanın önüne geçmek için işçilerin tamamını çıkarttığını belirten Bayboğan, kendisinin de bu süre içinde işe giren yeni işçilerinden biri olduğunu ifade ediyor. Bugün fabrikada sendika lafının ağza bile alınmadığını aktaran Bayboğan, işçilerin çekindiklerini belirtiyor. Kendileriyle hiçbir sendikacının görüşmediğini söyleyen Bayboğan, hiçbir hakları olmadan asgari ücretle çalıştıklarını dile getiriyor.
Herkes örgütsüz
Fabrikalarında normal çalışma süresinin 10.5 saat olduğunu ifade eden Kemal Kaplan, ücretlerinin de düşük olduğunu söylüyor. Mobilya üzerine çalışan ve 150 kişinin bulunduğu Star Aksesuar Fabrikası’nda çalışan Kaplan, fabrikalarına herhangi bir sendikacının uğramadığını ifade ediyor.
Sendikacıları bu yıl katıldığı 1 Mayıs alanında gördüğünü aktaran Kaplan, fabrikalarda yaşadıkları sorunların çözümü için sendikacıların daha duyarlı olması gerektiğini belirtiyor. “Çalıştığımız bölgede herkes örgütsüz, ama kimsenin umurunda değil. Vahim bir durum” diyen Kaplan, bütün işçilerin bir arada olmasını istiyor.
İşinize gelirse
Trapeze Tekstil’de çalışan Murat Avşar da tekstil sektörünün genelinde çalışma koşullarının kötü olduğuna dikkat çekiyor. İşçilerin hiçbir hak talep edemediklerini aktaran Avşar, en ufak bir karşı çıkışta patrondan, “Dışarısı işsiz kaynıyor, işinize gelirse” yanıtını aldıklarını ifade ediyor. Sendikayı “İşçilerin bütün haklarının olması” diye tanımlayan Avşar, hayatında hiç sendikacı görmediğini ve hiçbir sendikalaşma mücadelesinin içinde yer almadığını da sözlerine ekliyor. (İstanbul/EVRENSEL)
Erkan Araz
www.evrensel.net