ROJEV

  • Önceki gün içerisinde akademisyen, gazeteci, hukukçu, sanatçı ve değişik meslek gruplarından 500 aydının bulunduğu bir metin yayımlandı.


    Önceki gün içerisinde akademisyen, gazeteci, hukukçu, sanatçı ve değişik meslek gruplarından 500 aydının bulunduğu bir metin yayımlandı.
    ‘Yurttaş Bildirisi’ adıyla yayınlanan “muhtıraya hayır” içerikli metnin altında, toplumun yakından tanıdığı farklı politik tutum sergileyen çok sayıda isim de var.
    Daha önce birçok metne ortak imza atmış olduğumuz, birçok platformda beraber olduğumuz, ortak kaygılar taşıdığımız aydınların da imzaladığı bir metin. İçlerinde “Türkiye Barışını Arıyor” konferansında ortak kaygılarla hareket ettiğimiz aydınlar var.
    Bileşimin imzaladığı ve açıkladığı metne ilişkin söylenecekler olabilir. Metnin AKP’yi atlayan yanından söz edilebilir. Ancak bizim üzerinde durmak istediğimiz, bildirinin bu yanı değil.
    Bizim için esas olan, böylesi bir dönemde mümkün olduğunca kapsayıcı olmak, mümkün olduğunca geniş aydın kitlesini kucaklamak; dağınık olan, birbirinden bağımsız hareket eden güçleri, ortak hareket etmeye katkı sağlayıcı girişimler gerçekleştirmektir.
    Üzerinde durulması gereken, metne imza atan herkesin de saptadığı gibi önemli bir süreçten geçtiğimizdir. Darbe ve şeriat çığırtkanlığı ile emek ve demokrasi mücadelesinin bastırılmak ve saptırılmak istendiğidir. Böylesi koşullarda sorumluluk daha da artmakta, daha da önem kazanmaktadır. Ancak ne yazık ki bu işi kotaran arkadaşlarımız bu özeni göstermemiş, bunu atlamışlardır. Üstelik bu, daha çok görüşmelerde bulunulan bir zamanda olmuştur. Seçim, Cumhuriyet Mitingleri, muhtıra, Cumhurbaşkanlığı seçimi, AKP ve CHP’nin saptırıcı ve dağıtıcı politikalarına karşı ortak tutum, ortak tavır, ortak platform yaratmaya yönelik görüşmelerin yapıldığı bir dönemde.
    Metni hazırlayan ve imzaya açan arkadaşların bunu dalgınlıkla yaptıklarını düşünmek mümkün gözükmüyor. Aksine, metnin bazı çevreye ve aydınlara duyurulmadan hazırlandığı anlaşılıyor. Aydın Çubukçu ve daha onlarca aydını unutkanlıkla atlamak akla yatkın gözükmüyor. Bu metinde imzası bulunan birçok aydının, daha önce birçok alanda ortak hareket ettiğini ve bu imzaların bulunmamasını anlamadıklarını da biliyoruz.
    Bildiriyi imzaya açan arkadaşların, kapsayıcı olmak yerine kafalarındaki projeye uygun hareket etmeyi uygun gördükleri ve aydınların onayını böyle aldıkları görülüyor. Ancak aydınların, en azından önemli bir bölümünün, bizim dikkat çektiğimiz yanı önemsediklerini biliyoruz.
    Demokratik Kürt çevrelerinin gözetilmediği, DTP çevresinden bir iki kişinin zevahiri kurtarmaya yönelik haberdar edildiği anlaşılıyor. EMEP çevresinin ve başka birçok çevre ve aydının hiç haberdar edilmediği görülüyor.
    Oysa dönem ve koşullar sorumlu hareket etmeyi, birlikte hareket edebilecek güçlerle hareket etmeyi gözetmeyi gerektiriyor. Seçimlerin gündemde olduğu, işçi ve emekçilerin, kadın ve gençlerin ortak platformlar yaratma özlemi taşıdıkları, ortak adaylarla seçime girmenin tartışıldığı böylesi koşullarda, ÖDP’li arkadaşların çabasıyla ortaya çıktığı anlaşılan ‘Yurttaş Bildirisi’, daha kapsayıcı olma olanağına sahipken bu gerçekleştirilmemiştir.
    ‘Yurttaş Bildirisi’ni hazırlayan ve imza için aydınlarla ilişki kuran arkadaşlar, bu hassasiyeti göstermemişlerdir. Bize göre ihtiyaç, dikkat çekilen dönemin ihtiyaçlarına uygun bir hassasiyet ve sorumluluk göstermektir.
    Ender İmrek
    www.evrensel.net