EMEK GÜNLÜĞÜ

EMEK GÜNLÜĞÜ

  • Seçim takvimi işlemeye başladı, herhangi bir seçim kazası olmadığı koşullarda seçim 22 Temmuz’da yapılacak. Eğer bir kazaya uğramaz da seçim olursa, yeni bir Meclis ve milletvekilleri seçilecek.


    Seçim takvimi işlemeye başladı, herhangi bir seçim kazası olmadığı koşullarda seçim 22 Temmuz’da yapılacak. Eğer bir kazaya uğramaz da seçim olursa, yeni bir Meclis ve milletvekilleri seçilecek. Seçilecek Meclis işçi ve emekçilerin sorunlarını ne kadar çözecek. Geçmişe bakıldığında mevcut düzen partileri, başta AKP olmak üzere, Meclis’in içinde olanlar ve dışındakiler işçi ve emekçiler için hiçbir şey yapmadıkları açıktır. Onlar sermayenin ve uluslararası tekellerin ekmeğini yiyip, onların kılıçlarını emekçilere karşı kullandılar.
    Her seçim dönemi işçilerin temsilcisi olarak Meclis’e giren, kendisini böyle ifade eden sendikacılar oldu. Biz işçilerin adına oraya gidiyoruz deyip, ne hikmetse bir türlü işçilerin temsilcileri gibi davranmayan sendikacılar oldu. En acımasız IMF programlarına karşı Meclis’te konuşma bile yapmadılar. Meclis içinde işçi ve emekçilere dönük saldırı yasalarının geçtiği koşullarda ellerini kaldırıp, indirmekten başkaca bir şey yapmadılar.
    Zaten oluşan Meclis’in ezici bir çoğunluğu sermayenin temsilcilerinden oluşuyor, hal böyle olunca işçi ve emekçilerin temsilcisinin olmadığı bir yapıda bütün saldırı yasaları engelsiz bir biçimde gelip geçiyor. Seçim süreci işliyor ve eğer emek, barış, demokrasi güçleri arasında birleşme, güç olma, her milliyetten işçi ve emekçilerin temsilcilerini Meclis’e taşıyacak süreci yakalayamaz olursa Meclis yine tek ses olarak ortaya çıkacak. Bu dönem sendikacılar, ileri işçiler ve emekten yanayım diyenler için bir sınav olacaktır.
    Ülkeyi uluslararası tekellere peşkeş çekenlere,özelleştirmeyi savunan ve hayata geçirenlere, sendikalar ve sendikacılar destek verirse bunun hesabını nasıl verecekler?
    Kölelik yasasını onaylayan ve bunun yetmediğinin, herkesin kendi Çin’ini yaratması gerekir diyen anlayışın arkasında olacaklar bunu nasıl izah edecekler?
    Milyonlarca sigortasız ve kayıt dışı çalışanların sorunlarını çözmeyen, bunu giderek derinleştiren AKP ve onun yanında yer alan düzen partilerine destek vermek, bunun devamını onaylamaktır. Bunu onaylayan bir tutum işçi ve emekçiden yana nasıl olur?
    Dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan, yüzde 10 sendikal baraj ve noter şartının devamı anlamına gelecek bir tutum nasıl desteklenir?
    İşçi sınıfının ve ezilen halkın birikmiş sorunları vardır ve çözüm beklemektedir. Onun için burjuva partilerine verilen her oy işçilere, emekçilere ve Kürtlere sıkılmış bir kurşundur. Lafı dolandırmanın da gereği yoktur. Burada safların belirginleşmesi gerekiyor. Kimden yanayız, işçiden emekçiden yana mı, sermayeden yana mı? Türk ve Kürt halkının kardeşliğinden yana mı, savaşın sürüp gitmesinden yana mı? Ben diyorum ki işçi ve emekçilerden yana olmayan, onların ortaya çıkaracağı platform ve güç birliğinden yana olmayan, Türk ve Kürt kardeşliğinin her koşulda savunmayanların yeri karşı taraftır ve bunun hesabı tarihte mutlaka sorulur. Sendikalar ve sendikacılar, emek örgütleri tavrını buna göre belirlemeli. İşçi sınıfının gerçek temsilcilerini Meclis’e göndermeli ve sahip çıkmalıdırlar. Emekten, barıştan, demokrasiden, özgürlükten yana olanlar üçüncü bir cepheyi zorunlu olarak açmalıdır. Bunu beklemenin zamanı kalmamıştır.
    Seyit Aslan
    www.evrensel.net