Barış, halkların kardeşleşmesinden geçer

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 2. Cerrahpaşa Öğrenci Şenliği kapsamında barış paneli düzenlendi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek olan panel, dekanlığın izin vermemesi üzerine oditoryumun yakınında bulunan çardakta yapıldı.


İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 2. Cerrahpaşa Öğrenci Şenliği kapsamında barış paneli düzenlendi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek olan panel, dekanlığın izin vermemesi üzerine oditoryumun yakınında bulunan çardakta yapıldı.
Panelde ilk konuşmayı yapan Aydın Çubukçu, Türkiye’de, Ortadoğu’da ve dünyada barışın sağlanabilmesinin yolunun, halkların kardeşleşmesi ve ortak mücadelesinden geçtiğine dikkat çekti. Çubukçu, Türkiye’nin içinden geçtiği dönemde barışa ihtiyaç duyduğuna, fakat ABD başta olmak üzere emperyalist saldırganlık nedeniyle barış talebinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığına, bölgenin ve dünyanın talebi haline geldiğini dile getirerek barışın tesis edilebilmesi için anti-emperyalist mücadelenin gerekliliğini vurguladı. Emperyalist saldırganlık karşısında halklar arasındaki dayanışma duygularının geliştiğini ifade eden Çubukçu, Ortadoğu’ya yaptığı gezilerde sokaklarda ve gençlerin üzerlerindeki tişörtlerde Nasrallah, Ahmedinecad, Che ve Chavez’in resimlerinin birlikte olmasının, halkların birliği açısından önemine dikkat çekti.
Türkiye barışını arıyor
Türkiye Barışını Arıyor konferansında çok sayıda aydının bir araya gelmesinin ve Kürt sorununda barışın sağlanabilmesi için sadece silahların susmasının değil sosyal taleplerin gerçekleştirilmesinin de önemli olduğunu dile getiren Çubukçu, barışın sağlanabilmesi için Kürtlerin anadilde eğitim, kendi dilinde yayın yapma, dili üzerinde bilimsel araştırmalar yapma gibi asgari, siyasal ve sosyal taleplerinin karşılanması gerektiğini söyledi. Bazı aydınların ısrarla PKK’ye silah bırakma çağrısında bulunduğunu, ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını ifade eden Çubukçu, Türkiye Barışını Arıyor konferansı kararı ile kurulan Türkiye Meclisi’nin, 7 bölgeden 300 delegesiyle 27 Mayıs’ta toplanacağını sözlerine ekledi.
Aynı zihniyet
Konuşmasına, dekanlığın panelin yapılmasına izin vermemesine tepki göstererek başlayan Veysi Sarısözen ise öğrencileri, oditoryumdan çardağa gönderen zihniyetle Kürtleri önce ovaya, oradan da dağa süren zihniyetin aynı olduğunu ifade etti. Cumhuriyet mitinglerine dikkati çeken Sarısözen, mitinglere katılanların büyük çoğunluğun, yaratılan “laiklik ve demokrasi elden gidiyor” korku ile orada olduğunu ifade etti. Sarısözen, katılımların yanı sıra mitingleri düzenleyen bazı kurumların ve gizli ellerin, Genelkurmay bildirisi perspektifi ile askeri vesayet sistemini korumak için hareket ettiklerini ifade etti. Sarısözen, darbe girişimlerine karşı barış ve demokrasi için Kürtlerin ve sosyalistlerin, barış ve demokrasiden yana olan bütün kesimleri de içine alan geniş bir cephede bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net