ÖZGÜRLÜKLER

  • Başbakan Erdoğan, Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, Türk ordusunun, “dört temel ilkeyi”; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yazılı olan;


    Başbakan Erdoğan, Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, Türk ordusunun, “dört temel ilkeyi”; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde yazılı olan;
    a) Demokratik,
    b) Laik,
    c) Sosyal,
    d) Hukuk devleti olma özelliğini/ilkelerini “koruduğunu” söyledi.
    Orduya bu tür bir görev ve yetki atfetmek, İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesine uygundur.
    Aynı zamanda bütün militarist görüşlere de uygundur.
    Yurttaşları devre dışı bırakabiliriz artık.
    Öyleyse…
    Cumhuriyetçi tezleri de, cuntacı faaliyetleri de, askeri darbeleri de onaylayabiliriz artık!
  • Demokrasi dışı her tür gericiliğe ve elan yaşanan faşizme de yol verebiliriz!
  • Gericilikler arasında yalnızca dinci irticai faaliyet tehlikelidir Cumhuriyetimiz için!
  • Yeter ki faşist de olsa, Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşasın!..
    Gerçekten böyle düşünenler var mıdır acaba?
    Başbakan da Türk ordusunun anayasal ve yasal sistemde, yapısal olarak demokrasi dışı pozisyonundan memnun mudur?
    Muhtıralardan, bildirilerden, yurttaşların bu yolla “düşman” ilan edilmesinden, tehdit edilmesinden memnun mudur?
    Kim, kimi, kimden koruyacak acaba? Demokrasiyi yurttaşlar mı rafa kaldırıyor?
    Baykal ile Erdoğan arasındaki fark, bana öyle geliyor ki madalyonun iki yüzü kadardır.
    Baykal orduya muhabbetle bakmakta.
    Erdoğan da orduya bakmakta:
    Ama korku ve endişe ile.
    Her iki bakışın yönü de aynıdır:
    Ordu.
    Türkiye’de militer düşüncenin bu denli yaygın olması ve demokratikleşmenin sağlanamamasının, hukukun üstünlüğü ilkesinin yerleşememesinin ve azınlık hakları dahil, insan haklarının korunamamasının nedeni budur:
    Zihniyet olarak sivilleşememek!
    Askerin siyasi hayatta taraf ve ülke yönetiminde tayin edici güç olmasına itiraz etmeyen, bunu doğal karşılayan; gerilim dönemlerinde ve sonrasında, darbelere yasallık ve meşruiyet sağlayan düşünce, demokratikleşmenin önündeki en önemli engeldir.
    Sivilleşme önce kafalarda olmalı.
    Eğer Başbakan’ın söylediği gibiyse durum:
    Demokrasi, silahlı kurumların koruyuculuğuna terk edilmişse, vay halimize…
    Hukuk devleti askere havale edilmişse, vay o hukuk devletinde (!?) yaşayanların haline…
    Ve laiklik…
    Ve sosyal devlet…
    Hüsnü Öndül
    www.evrensel.net