Keneler korkutuyor!

Havaların yeniden ısınmaya başlamasıyla birlikte ormanlık alanlarda ve hayvanların üzerinde yaşayan kenelerin insanlara bulaştırdığı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, tekrar can almaya başladı.


Havaların yeniden ısınmaya başlamasıyla birlikte ormanlık alanlarda ve hayvanların üzerinde yaşayan kenelerin insanlara bulaştırdığı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, tekrar can almaya başladı.
Geçtiğimiz yıl bu hastalıktan dolayı 30’un üzerinde kişi hayatını kaybederken önceki gün de Çorum’da iki kişi, yine kene ısırması sonucunda yaşamını yitirdi. Geçtiğimiz haftalarda sadece İstanbul’daki hastanelere kene ısırması nedeniyle başvuranların sayısı ise 100’ü aştı. Pazar günü ailesiyle birlikte Kemerburgaz piknik alanına giden 17 yaşındaki Eren Ozan Bakır da kene ısırması nedeniyle Haseki Hastanesi’ne başvuranlardan. Bakır, piknikten döndükten 3 gün sonra göbek kısmında keneyi fark ettiğini, çıkarmaya çalıştığında ise kafasının koparak vücudunda kaldığını söyledi. Bunun üzerine Haseki’ye giderek doktor kontrolünden geçen Bakır, 12 gün içerisinde en ufak bir KKKA belirtisi görüldüğü takdirde hastaneye geri gelmelerinin istendiğini anlattı.
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, gerek kuş gribinin, gerekse KKKA hastalığının koruyucu sağlık hizmetlerinin azaltılmasının ve yok edilmesinin sonuçlarının neler olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu hastalıklardan kaynaklı olarak insanların yaşamlarını yitirmesini değerlendiren Demirdizen, koruyucu sağlık hizmetlerinin azaltılmasının yanında insanların yaşam koşullarının kötüleşmesi ve sağlık hizmetlerine zamanında ulaşamamasının da ölümlere neden olduğunu söyledi.
AKP’nin sağlıkta özelleştirme çalışmaları sonrasında, insanların kötü koşullarda yaşamak zorunda bırakıldıklarını kaydeden Demirdizen, “Bu sadece sağlıkçıların duyarlılığıyla çözülebilecek bir konu değil. Koruyucu sağlık hizmetlerinin artırılması için sağlık meslek örgütleri ve kamu kurumları bir araya gelerek ortak bir çalışma yürütmeliler. Kene ısırığını fark eden kişiler, gecikmeksizin sağlık kurumlarına ulaşmalı ve tıbbi bakım görmeliler” dedi.
‘Yüzeysel önlemler alınıyor’
Ülkemizde hayvandan insana geçebilen zoonoz hastalıklarla mücadele edebilmek için çok temel eksiklikler bulunduğunu ifade eden İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Doç. Dr. Murat Arslan, “Tıpkı kuş gribinde olduğu gibi sadece hastalık görüldüğü zaman yüzeysel önlemler alınmakta, sonra da sorun unutulmaktadır” dedi. Arslan şu uyarıları yaptı: “Oysa ki halk sağlığı ve hayvan sağlığı açısından bu denli önemli olan hastalıklarda planlı, uzun soluklu programlar yapılarak mücadele edilmelidir. En temel eksiklik, bu mücadeleyi yapacak tek meslek grubu olan veteriner hekim sayısının yetersiz olmasıdır. Ayrıca merkezi ve etkin veteriner teşkilatının olmaması, daha baştan etkin bir mücadeleyi imkansız kılmaktadır. Siyasi otorite, sadece yaşanan can kaybı oranında göstermelik, geçici önlemler almaktadır. Yapılan uyarılara rağmen olayın ciddiyetinin anlaşılmaması, üzücü ve kaygı vericidir. Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı, derhal mevzuat ve veteriner hekim alımı konusunda gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.” (İstanbul/EVRENSEL)
‘Sağlık Bakanı bocalıyor’

Denizli Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Neşşar, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, KKKA ile mücadelede bocaladığını söyledi. “Dünyada bu hastalık için koruyuculuğu yüzde 45 olan bir aşı var. Bu aşı, Amerikalı ilaç firmaları tarafından çoktan üretilip stoklandı ve bizim gibi ülkelere satılmak üzere salgının daha da yaygınlaşması bekleniyor” diyen Neşşar, Sağlık Bakanı’nın, bu aşıyı Türkiye’de nasıl pazarlayacağının hesabını yaptığını söyledi.
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise, “2007 yılında 99 Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüpheli kişinin sağlık kuruluşlarına başvurusu gerçekleşmiş olup, bunlardan 31’i laboratuvar testleri ile KKKA teşhisi almıştır” denildi. Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan yazılı açıklamada, hastalığın tedavisinde kullanılabilecek etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış spesifik bir ilaç ile yan etkileri tolere edilebilir ve uygulanabilir bir aşısı da bulunmadığı iddia edildi. (HABER MERKEZİ)
Nihat Karadağ
www.evrensel.net