Patronun kâr hırsı yaşamı hiçe sayıyor

Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde geçtiğimiz salı günü meydana gelen iş kazası, patronların kâr hırsının, insan yaşamının önüne geçtiğini bir kez daha gösterdi.


Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde geçtiğimiz salı günü meydana gelen iş kazası, patronların kâr hırsının, insan yaşamının önüne geçtiğini bir kez daha gösterdi. Ada Deri’de meydana gelen kazada, gece bekçisi Hüseyin Güneri, üretimde çalıştırıldığı için feci şekilde can verdi. Yakınları ve çalışma arkadaşları, Güneri’nin ölüm nedeninin, patronların almadığı önlemler olduğunu söylediler.
Sadece bekçilik yapmıyorlar
Ada Deri İşyeri Temsilcisi ve Deri-İş Tuzla Şube Yöneticisi Bayram Ateşoğlu, kazanın, işçiler fabrikadan ayrıldıktan sonra meydana geldiğini söyledi. Güneri’nin o gün bir işçiyle beraber fabrikada olduğunu belirten Ateşoğlu, kazanın, makineye malzeme atıldığı sırada meydana geldiğini öğrendiklerini belirti. Patronun, Güneri’yi bekçilik dışında üretimde de çalıştırdığını anlatan Ateşoğlu, teknik elemanlara yaptırılması gereken malzeme atma işinin, bekçilere yaptırıldığını dile getirdi. Güneri’nin 6 ay önce sendikaya üye olduğunu; toplusözleşmelerinde, bekçilerin üretim işinde çalışmayacağının yazdığını anlatan Ateşoğlu, patronların, yeni eleman almak yerine bekçilere iş yaptırdıklarını dile getirdi. Fabrikada başka sorunlar da yaşandığını dile getiren Ateşoğlu, kendisinin de işten atılmak istendiğini, işçiler arasında huzursuzluk yaşandığını anlattı. Ateşoğlu, bundan sonra benzer kazalar yaşanmaması için çaba göstereceklerini belirtti.
Emekliliğine 2 yıl vardı
Fabrika patronuna tepki gösteren Güneri’nin yeğeni Doğan Güneri, “Amcam, hem bekçilik hem de işçilik yapıyordu. Makinelere kimyasal madde verdiği için mi, dengesini kaybettiği için mi öldüğünü bilmiyoruz. Ama yanında birisi olsa, amcam ölmeyecekti” diye konuştu. Amcasının kirada oturduğunu ve maddi durumunun iyi olmadığını belirten Doğan Güneri, amcasının iki sene sonra emekli olacağı bilgisini verdi. Aynı fabrikada daha önce de benzer bir kazanın yaşandığını anlatan Güneri, fabrika patronları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, sorumlular cezalandırılana kadar olayın peşini bırakmayacaklarını ifade etti. Amcasının günde 15 saat çalıştığını, izin kullanmadığını ve sadece 600 YTL ücret aldığını aktaran Güneri, önlem alınsaydı amcasının şu an hayatta olacağını dile getirdi.
Patronlar önlem almıyor
Deri-İş Genel Başkanvekili Musa Servi, kazaların nedeninin, alınmayan iş güvenliği önlemleri olduğunu dile getirdi. Çok basit tedbirlerle kazanın önüne geçilebileceğini anlatan Servi, işçilerin eğitilmediğini, tedbir alınmadığını söyledi. Havzada bekçilerin hepsinin üretimde çalıştırıldığını belirten Servi, kâr hırsından dolayı önlemleri almayan patronların, kazadan da sorumlu olduğunu dile getirdi. Servi, bundan sonra bekçilerin üretimde çalıştırılmaması için çalışma yapacaklarını belirtti.
(İstanbul/EVRENSEL)
İş kazaların can alıyor

Ordu’nun Gülyalı ilçesinde onarım yaptığı direkten düşen Telekom işçisi öldü. Taşlıçay köyünde, Türk Telekom Müdürlüğü’nde işçi olarak çalışan Yaşar Varlık (47), onarım amacıyla çıktığı telefon direğinden düştü. Varlık, kaldırıldığı Ordu Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
Taş ocağında patlama
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, taş ocağında meydana gelen patlamada bir kişi öldü. Pülümür ilçesindeki Cankurtaran bölgesinde bulunan taş ocağında meydana gelen patlamada, Mustafa Ay (62) adlı işçi yaşamını yitirdi. Patlamanın nedeninin belirlenmeye çalışıldığı bildirildi.
Elektrik akımına kapıldı
Tavşanlı’da elektrik akımına kapılan TEDAŞ görevlisi ağır yaralandı. TEDAŞ Tavşanlı İşletmesi’nde teknisyen olarak çalışan Muhsin Eryılmaz (46), şebeke çalışması nedeniyle trafo şalterini indirdiği sırada elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralanan Eryılmaz, Tavşanlı 82. Yıl Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Günde 15 saat uykusuz çalışıyorlar

Havzada 5 yıldır bir deri fabrikasında bekçilik yapan Zeki Erman’ın anlattıkları, kazanın neden meydana geldiğini açıklıyor. Erman şunları söyledi: “Günde 15 saat çalışıyorum. O sürede her türlü işi yapıyorum. Malzeme atıyoruz, indiriyoruz, malzeme veriyoruz; ne varsa yapıyoruz. 17.30’da fabrikadayız, kalan işleri biz yapıyoruz. Bu işler günde 6 saati buluyor. Sabaha kadar uyumadan bekliyoruz. Ayda 600 YTL ücret alıyoruz. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. İş yapmamamız lazım. Patrona söylediğimiz zaman, “Ben böyle yaptırıyorum, istemezsen bırakır gidersin” diyor.”
Ercan Karakaya
www.evrensel.net