İbrahim Kaypakkaya anıldı

İbrahim Kaypakkaya anıldı

Diyarbakır’da, 18 Mayıs 1973 tarihinde işkence tezgahında can veren İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 34. yıldönümünde mücadele sözleriyle anıldı.


Diyarbakır’da, 18 Mayıs 1973 tarihinde işkence tezgahında can veren İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 34. yıldönümünde mücadele sözleriyle anıldı.
Ankara 78’liler Derneği tarafından Yüksel Caddesi’nde düzenlenen eyleme, Darbe Karşıtı Platformu oluşturan örgütlerin yöneticilerinin yanı sıra DHP-Partizan ve ESP üyeleri de katıldılar. Eylemde, “Mahir, İbo, Deniz, sürüyor, sürecek mücadelemiz”, “Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” gibi sloganlar atıldı.
Ankara 78’liler Derneği Yöneticisi Hüseyin Esentürk, devrim ve sosyalizm mücadelesi için canları dahil sahip oldukları her şeyi ortaya süren İbrahim gibi insanların, gerçek bir devrimci önder olarak yaşatılmayı hak ettiklerini söyledi. Esentürk, “24 Ocak 1973’te Vartinik’te başlayan ve Ali Haydar Yıldız’ın öldürülmesi, İbrahim’in yaralı olarak ele geçirilmesi, aylarca süren işkencelerin ardından 18 Mayıs 1973’te katledilmesi, emperyalizme ve faşizme karşı mücadelede yeni bir dönemin başladığına işaret ediyordu” diyerek, Kaypakkaya’nın, tutsaklık günlerinde bir devrimcinin egemenlere karşı nasıl direneceğini öğrettiğini belirtti.
Türkiye’de, mücadelenin devrim ve sosyalizm perspektifi için yeni imkanlar sunduğu günler yaşandığına dikkat çeken Esentürk, “Egemenlerin siyasi cinayetler, provokasyonlar, muhtıralar, emekçi halklarımıza karşı yeni baskı ve sömürü politikalarını dayattığı bugünlerde, halkların yeni bir dünya için yumruklarını sıktığında, direniş tarihimizin ve onu yaratanların yol göstericiliğine her zamankinden çok ihtiyacımız var” dedi. Partizan adına yapılan açıklamada ise, İbrahim Kaypakkaya’yı anmanın; devrimci dayanışmayı yükseltmek, emperyalizmin Türkiye’deki hakimiyetine karşı bağımsızlığı savunmak olduğu dikkat çekildi. Kaypakkaya anısına Konur Sokak’ta fotoğraf sergisi açıldı.
‘Sorumlular bulunmalı’
Mersin 78’liler Derneği de yaptığı basın açıklamasıyla İbrahim Kaypakkaya’yı katledenlerin yargılanmasını istedi.
Basın açıklamasını okuyan Dernek Başkanı Ethem Dinçer, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin, ülkenin sorunlarına çözüm önerileri getiren, ülke için canını feda etmekten çekinmeyen binlerce insanı gözaltlılarla, tutuklamalarla, işkencelerle, idamlarla tarih sahnesinden silmeye çalıştığını söyledi. İbrahim Kaypakkaya’nın da bu düşünceyle gözaltına alındığını belirten Dinçer, “Onu bir sayfa basın açıklamasıyla anlatmak güç. Daha güzel bir ülke yaratmak, halkaların kardeşliğini, eşit ve özgür bir dünyayı yaratmak için mücadele etmiş ve canını bu uğurda vermekten çekinmemiştir” dedi. Kaypakkaya’nın katledilmesinin üstünden 34 yıl geçtiğini vurgulayan Dinçer, bu süreçte sorumluların ortaya çıkarılmadığını iki yıl önce de 78’liler Derneği’nin yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi. (Ankara-MersinEVRENSEL)
Diyarbakır dosyası açıldı

Türkiye 78’liler Girişimi, 25 yıl önce Diyarbakır Cezaevinde yaşananlarla ilgili olarak dün Eski Sultanahmet Cezaevi önünde basın açıklaması düzenledi. Girişim adına açıklama yapan Celalettin Can, Diyarbakır dosyasını Türkiye’nin, toplumun bir şekilde kendi geçmişiyle yüzleşmesi için açtıklacağını belirtti.
Can, 18 Mayıs 1973’de Diyarbakır Cezaevinde öldürülen İbrahim Kaypakaya’yı andıklarını ve anıları önünde saygıyla eğildiklerini belirtti.
Dosyanın açılmasının demokrasiye katkı sağlayacağını ifade eden Can, ‘şiddet ortamından arınmış, demokrasinin, insan haklarının, çağdaş hukukun egemen olduğu bir Türkiye perspektifiyle bu dosyayı açıyoruz’ dedi.
2 Nisan 1984 tarihinde Genel Kurmay Başkanlığı’nın “53 ölüm olayına rastlandığı, bu ölüm olaylarında 14 kişinin kendini astığı ve yaktığı, 23 kişinin çeşitli hastalıklardan öldüğü, 7 kişinin işkencede öldüğü, bazı münferit hadiseler dışında işkencenin olmadığı” açıklamasını hatırlatan Can, 12 Eylül darbesinin tüm demokratik güçlere karşı olduğunu ancak, Kürtlerin payına daha ağır olanının olağan üstü vahşetin düştüğünü belirtti. Can, adalet ve toplumsal barış için tüm demokrasi güçlerini Diyarbakır Cezaevi gerçeğinin açığa çıkarılmasına katkıda bulunmaya çağırdı.
Yapılan basın açıklamasından sonra gruptan iki kişi Sultanahmet Postanesine giderek İçişleri Bakanlığı’na dava dilekçesi gönderdi. (İstanbul/EVRENSEL)
www.evrensel.net