EVRENSEL’den

EVRENSEL’den

  • Seçim barajı ve antidemokratik seçim yasalarının dayatıldığı bugünkü ortamda, demokrasi güçlerinin dağınık değil birlikte hareketi daha da önem kazanmıştır


    Seçim barajı ve antidemokratik seçim yasalarının dayatıldığı bugünkü ortamda, demokrasi güçlerinin dağınık değil birlikte hareketi daha da önem kazanmıştır.
    Seçimler öne alınarak oldubittiye getirilmekte; halk “ya şeriat, ya darbe” kıskacına alınarak demokratik talep ve istemleri ötelenmektedir. Emek ve demokrasi güçlerinin parlamentoda temsil edilmelerinin önünü kesmek amacıyla yüzde 10 seçim barajı muhafaza edilmiş; bağımsız adaylara birleşik oy pusulasında yer alma zorunluluğu getirilmiş, eski DEP milletvekilleri ile 116 kişiye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seçilme yasağı getirilmiş bulunmaktadır.
    Bu ortamda, halkın birlik özlemi ve ihtiyacının da suiistimal edildiğini özellikle vurgulamak gerekir. CHP Genel Başkanı Baykal’ın, arka arkaya piyasaları ve büyük sermayeyi, uluslararası finans kuruluşlarını rahatlatan açıklamalar yapması, öte yandan emekçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi, IMF’nin dayatmalarına kurban edilen üreticinin yüzünü güldürecek adımlar atılması, cunta anayasası yerine demokratik bir anayasanın benimsenmesi, onlarca yıldır kanayan bir yara olarak çözüm bekleyen Kürt sorununda demokratik bir çözümün önünün açılmasına hiç değinmemesi, bunun göstergesidir. Bu temel konularda halktan, ezilen emekçilerden yana tutum almayan parti ya da partilerin, gerçek bir laikliği savunabilmelerinin mümkün olamayacağı da açıktır. Halkın taleplerine, özlemlerine, beklentilerine sırt çevirenler, laikliği de halkı kutuplaştırma temelinde anlayacaklardır ve öyle de anlamaktadırlar.
    Siyasal ortamın bu derece terörize edildiği koşullarda, 22 Temmuz’da yapılacak seçimlere halk iradesinin yansımaması için her yola başvurulacağı sır değildir. Yaşananlar, baskıların, kısıtlamaların ve antidemokratik uygulamaların, “sandık”la sınırlı kalmayıp seçimler sonrasında da toplumsal, siyasal yaşamdaki yerini devam ettireceğini göstermektedir.
    Bu ortamda halka reva görülen; “ya kırk katır, ya kırk satır” dayatmasını kabul etmemek, antidemokratik zorlamaları, barajları, yasaklamaları aşmak için tüm emek, demokrasi ve barış güçlerinin seçimlerde birlikte hareket etmeleri, yaşamsal önemdedir.
    Bu ortaklaşmanın, olabilecek en geniş temelde yaratılması için geç değildir ve bu başarılabilir.
    İyi haftalar.
    www.evrensel.net