AKP’den kuyruklu yalan

AKP Hükümeti’nin “Devlet hastanelerindeki kuyruklar bitti” söyleminin boş bir yalandan ibaret olduğunu, sabaha karşı 04.30’da gittiğimiz Haseki Hastanesi’ndeki yüzlerce kişiden oluşan kuyruk yalanlıyor.


AKP Hükümeti’nin “Devlet hastanelerindeki kuyruklar bitti” söyleminin boş bir yalandan ibaret olduğunu, sabaha karşı 04.30’da gittiğimiz Haseki Hastanesi’ndeki yüzlerce kişiden oluşan kuyruk yalanlıyor. AKP tarafından “Devlet hastanelerindeki kuyruklar bitecek” vaadiyle hayata geçirilen telefonla randevu alma sisteminin yalandan ibaret olduğunu söyleyen hastalar, akşam saat 21.00’den sonra sıra almak için kuyruğa girmeye başladıklarını ve saat 06.00’yı geçtikten sonra sıra almanın olanaksızlaştığını söylüyorlar.
Telefonla sıra alamayan hastalar eğer şanslıysalar, kendilerinin yerine işyerlerinden izin alan bir yakınlarının kuyruğa girmesi sayesinde sıra alabiliyorlar. Eğer kendilerinin yerine kuyruğa girecek yakınları yoksa, o zaman hastalıklarına bakmaksızın akşamdan kuyruğa girmek zorunda kalıyorlar. Evi yakın olanlar, hastaneye yürüyerek gelirken evi uzak ve araçları olmayanlarsa, taksilerle hastane kapısına gelebiliyorlar. Beklerken oturacakları bir yer dahi bulunmayan hastalar, ya aracı olan başka bir hastanın yanına ya da rüzgar almayan bir kuytuluğa sığınmak zorunda kalıyorlar.
Gece 24.00’te 20. sırada
Hastaneye gece 24.00’te gelmesine rağmen 20. sırada olan Mehmet Alkan, şimdiye kadar hiç telefonla randevu alamamış. Telefondan randevu almak için sürekli verilen numaraları aradığını, ancak bir türlü düşüremediğini belirten Alkan, “Üstelik düşse de sıra alamıyorsun. Gündüz çalışıyoruz. Nasıl arayıp da sıra alacağız ki? Burnumdan muayene olmak için kaç saattir bekliyorum burada. Arabası olanlar arabalarında kaldı geceleyin” derken, arabası olmayanların ise soğukta beklemek zorunda kaldığını söyledi.
39. sırada olan Hüsnü Avuç ise SSK emeklisi. Eşiyle birlikte kuyruğa giren Avuç, “Ben de rahatsızım, eşim de. İkimiz de geldik gecenin bir yarısı. Diğer hastanelerde telefonla sıra alınabildiğini söylüyorlar ama burada yok” dedi. “Sabaha karşı 04.00’te buradaydım” diyen Avuç, yaklaşık 3 yıldır aynı çileyi çekmek zorunda kaldığını anlatıyor. Kuyruk çilesinin sona ermesinden ümidini kesen Avuç, “Bu çileyi bitiremiyorlar, bari insanların geceyi geçirebileceği, soğuktan korunabileceği bir yer yapsınlar. Ben geceyi açıkta geçirdim. Rüzgar görmeyen kuytu bir köşe aradım durdum” diyerek tepkisini dile getiriyor.
‘Gecenin köründe geldik’
52 yaşındaki, diş ve mide rahatsızlığı bulunan Fevzi Aslan da kuyruktaki yüzlerce hastayla aynı çileyi paylaşıyor. Bağcılar’dan gece yarısı hastaneye taksi tutarak gelmek zorunda kalan Aslan, 16 YTL vermiş taksiye. Telefonla hastaneyi daha önce aradığını, ancak bir türlü telefonu düşüremediğini ifade eden Aslan, “Düştüğünde ise 1 hafta-10 gün sonrasına randevu veriyorlar. Saat 05.30’u geçtiği zaman sıra alamıyorsun, o yüzden gecenin köründe gelip beklemek zorunda kalıyoruz” diyor.
Hükümetin neyi doğru ki?
Prostat rahatsızlığından kaynaklı olarak ayda bir kere hastaneye gelmek zorunda kalan SSK emeklisi Aydın Özeren’in çilesi daha da büyük. Ayda en az bir defa saatlerce kuyruk beklemek zorunda kalan Özeren, eğer geceden gelip sıra beklemezse muayene olamadığını, bu nedenle mecburen gece gelmek zorunda kaldığını ifade ediyor. “Hükümetin neyi doğru ki, sağlık alanında söyledikleri doğru olsun” diyerek AKP’ye tepki gösteren Özeren, gece onca saat sadece yazdıracağı iki ilaç için beklediğini söylüyor. Özeren, “Geçen geldiğimde bir kadın, 3 ve 6 yaşındaki iki çocuğuyla birlikte gelmiş buraya. Hava da soğuktu; güvenlikçiye yalvardım, ‘şu kadını içeri alın’ diye ama almadılar” şeklinde konuştu.
‘Madem bitti biz ne bekliyoruz’
Ev hanımı olan 57 yaşındaki Sezen Aşlıoğlu da gece saat 04.00’e doğru girmiş sıraya. Evinin hastaneye uzak olmasından dolayı Kumkapı’daki akrabalarında kaldığını belirten Aşlıoğlu, gece de akrabalarının evinden hastaneye yürüyerek geldiğini söylüyor. Her muayeneye geldiğinde aynı şeyi yaşadıklarını söyleyen Aşlıoğlu, “Aşağı yukarı 5-6 senedir sıra almak için böyle erkenden geliyorum. Geldiğimde 49. sırayı alabildim. Yaşlılıktan kaynaklanan ağrılarım var benim” diyor. Hükümetin ‘Kuyruklar bitti’ sözünün yalan olduğunu söyleyen Aşlıoğlu, “Madem kuyruklar bitti, biz burada ne bekliyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi. (İstanbul/EVRENSEL)
‘21 günde bir sıradayım’

Hastanede muayene olabilmek için en erken gelen Leyla Güzel, bir önceki gün saat 21.00’de hastaneye gelmiş. Ev hanımı olan 38 yaşındaki Güzel, eşi için 21 günde bir hastaneye gelerek sıra aldığını söylüyor. Güzel, “Geçen sene 11. ayda eşim ameliyat oldu. Kanser tedavisi görüyor. Eşim birazdan gelecek. Akşam 21.00’de gelince ilk sıralardan birini aldım. Bağcılar 100. Yıl’dan geliyorum. Erken gelmezsen sıra kalmıyor. “Kuyrukları bitirdik” diyen devlet adamları, gelip buradaki kuyruğu görsünler. Kendimiz gece gelenleri bir liste yaptık, 70’lere kadar anca yazabildik. Sonrasını kağıt yetmediği için yazamadık” diyor.

‘Sıra bekleyen kız, gözlerimin önünde öldü’

Böbreklerinden rahatsız olan Bekir Gümüş, “Çok çektim buralarda” diyerek sözüne başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Tahlilleri yaptırmaya devam ediyorum. Şeker hastası geliyor buraya. Kalp hastası geliyor. Kuyrukta beklerken kriz geçirip ölme ihtimali bile var. 17 yaşındaki kız, sıra alamadığı için gözlerimizin önünde öldü. Sıra almamış diye kabul etmeyip almamışlar. ‘Polikliniğe gidin’ demişler. Onlar da fiş almak için sırada beklediler. Alamayınca da kız kuyrukta öldü.”
Şahin Doğan/Nihat Karadağ
www.evrensel.net