Fotoğraf: AA

HAYATIN İÇİNDEN

  • İki ay sonra seçim var. Neyi seçeceğiz?Diyelim ülkemiz parlamenter demokrasi ile yönetiliyor. Yönetiliyor mu?


    İki ay sonra seçim var. Neyi seçeceğiz?
    Diyelim ülkemiz parlamenter demokrasi ile yönetiliyor.
    Yönetiliyor mu?
    Yıllardır küçük Amerika hedefiyle talan edilen ülkemizde, şimdi Amerikanvari bir demokrasi ısıtılıp soframıza servis yapılıyor.
    Ne o Amerikanvari demokrasi? Bir kere ortalıkta iki tane parti olacak. Biri demokrat, öteki cumhuriyetçi. Ya da biri Ali, öteki Veli. Bunun dışında onlarca, yüzlerce parti olabilir. Demokrasinin gereği halk, yoğun propaganda ile bu iki gruptan birini seçmeye zorlanacak. İstikrar diye diye bir biri, bir öteki, iktidarı ele geçirip yüce Amerikan çıkarları uğruna dünyanın altını üstüne getirecek. Newyork sokaklarında insanlar karton kutularda yaşarken milyon dolarlık gelirleriyle necip seçkinler, "Serbest Piyasa Ekonomisi" masalıyla tüm dünya zenginliklerini cebe indirecekler.
    Duruma böyle bakınca, Amerika'nın yaptığını haksızlık, barbarlık; kalleşçe, acımasızca bulabilirsiniz. Ama herifçioğlu en azından dünya servetini gasp edip ülkesine aktarmada başarılı.
    Peki bizde durum ne?
    Önce kantarın topuzunu kaçırdılar. İstikrar diye iki parti derken bir baktılar AKP açık ara tek parti. Babalar, babalar gibi satış yaparken "Müşteriye gece pijamayla hizmet ederim" türünden pek de örf ve adetlerimize uymayan satış girişimleri yapılırken, dünün çulsuzları yat, gemi, tren, troleybüs alıp Versace kravat takarken, dolar milyarderleri sayımız Japonya'yı sollayıp 25'i geçerken "Ulan bu gidişle bize bir şey kalmayacak" diye telaşlananlar kıpırdanmaya başladı.
    Bizimkiler, Amerikan benzerleri kadar bile olmadıklarından, "Ulan ne olacak, üç onlara veririz, bir cebe atarız. Nasıl olsa köküne para, emek, can filan vermedik. Haydan gelen huya gider, giderken de ne kadarı cebimizde kalsa kâr" diye elde avuçta ne varsa sattılar.
    Satışlar bitip servetler cukkalandıktan sonra şimdi zaman, bu rezaletin siyasi sorumlularının siyaseten bedel ödemesine geldi. Belki içlerinden bazıları bir, iki mahkeme vakası da yaşayabilir. Sonra siyaset sahnesinden, zengin birer milletvekili olarak silinip giderler. Yedek kıta görevi devralır. Çark aynı sistemle döner. Patlama noktasına gelen yoksulluğun buharı hafiften alınarak patlama önlenir. Sonra yine satışlar, yine serbest piyasa ekonomisi soygunu, sonra yine artan dolar milyarderi sayısı ve sonra tekrar tekrar aynı manzara.
    Ve istikrar için seçim barajları.
    Ve istikrar içinde soygun.
    Arif Nacaroğlu
    www.evrensel.net