Diyarbakır’ı fotoğraflayan İtalyan

Bir süredir Diyarbakır’da olan dünyaca ünlü İtalyan fotoğraf sanatçısı Elio Montanari, yaptığı çalışmaları “Diyarbakır-İstanbul” adı altında sergiledi.


Bir süredir Diyarbakır’da olan dünyaca ünlü İtalyan fotoğraf sanatçısı Elio Montanari, yaptığı çalışmaları “Diyarbakır-İstanbul” adı altında sergiledi. Diyarbakır Yenişehir Belediyesi’nin organizasyonuyla hazırlanan sergideki çalışmalar, Diyarbakır’ın geleneksel ve modern mimarisini bir arada veriyor.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde çok sayıda sergi açan, son 4 yılının büyük bölümünü de İstanbul’da geçiren Elio Montanari, deyim yerinde ise Diyarbakır’ı karış karış gezip kentsel gelişimi ve mimari yapıyı farklı bakış açılarında karelemiş. Entelektüel birikimiyle fotoğraflarını düşünsel planda kurgulayan Montanari, eski bir teknikle çalışıyor. Aynı zamanda bir mimar olan Montanari’nin çalışmalarının en önemli özelliği ise gerçekliği, yine gerçeklik algıları üzerinde kurması. Geçtiğimiz günlerde Sümerpark’ta açılışı yapılan sergiye büyük ilgi vardı. Serginin açılışına, göç alan mahallelerden çok sayıda çocuğun katılması da sergiye başka bir anlam kattı.
Yaptığı çalışmalar konusunda sorularımızı yanıtlayan Montanari, “Benim metafizikle ilgim yok. Benim çalışmalarımın ayakları, bu dünyadan ve ayakları yere basıyor” diyor. Diyarbakır’ı “Kentleşme bakımından hareketli bir laboratuvar” olarak tanımlayan Montanari, çalışmalarını, Diyarbakır’dan sonra Roma’da sergileyecek.
“Aslında burada gördüğünüz fotoğraflar, size benim fotoğraf anlayışım hakkında bir ipucu verebilir” diyen Montanari, çok eski bir teknikle çalışıyor. “Şu anda uygun olan fotoğraf tekniği, dijital fotoğrafçılıktan geçiyor. Bu yöntemle, aklınızdan geçen bir düşünceyi rahatlıkla kontrol edebilir, ona yeni bir form kazandırabilirsiniz. İmajı değiştirebilirsiniz. Ve hayallerinize göre imajını maniple edebilirsiniz. Ama ben bunu tercih etmiyorum” diyor Montanari.
Çünkü Montanari, gerçeğe yakın olmak istiyor; “Gerçeğe ihtiyacı olan biriyim” diyor. Sergiyi, Diyarbakır’ın tarihi bir mekanında gerçekleştirmeyi de bu yüzden istemiş. Fotoğrafın böyle bir mekanda daha güzel hale geldiğini düşünen Montanari, “Bu duvar kağıtları, bu renkler, bu yıkık dökük ortam. Daha başka da bir anlam katıyor fotoğraflara” diyor.
Çalışmaları için “Ben ayakları yere basan, toprağa dokunan insanlara önem veriyorum” diyor İtalyan sanatçı. “Dolayısıyla yaptığım çalışmaları da bu planda gerçekleştiriyorum. İnsanın bütün gerçekliğine rağmen, onun mutluluğu için verdiği mücadeleye değer veriyorum. Ben, bir ayağı yerde bir ayağı gökte bir insanın felsefesine inanmıyorum. İnsanın iki ayağı da bu dünyadan olmalı.” Diyarbakır’ı sorduğumuzda ise tarihi dokunun, zenginliğin çok ilgisini çektiğini vurguluyor. Doğa koşullarının sertliğini görünce, “İnsanların mücadelelerine hayran oldum” diyor. “Ben hep bir kenarda sınır çizgisi üzerinde olmayı sevdiğim için Diyarbakır’ı da yine bu sınır çizgisinde gördüm. Ne içinde ne dışında olmak... Ben bir mimar olduğum için zaten şehirle, dolayısıyla insanla ilgileniyorum. Kırsal kesimiyle şehir arasındaki gerilim ve çizgiyle ilgileniyorum. Diyarbakır’da bu gerilim var” diyor.
Yeni projesi ise Dağkapı Meydanı ile ilgili. “Bir de kadınlar ve şehir yaşamı ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Ama önce kadınlar tabii...” diyor. Kadının sosyal hayattaki yeri ile ilgilendiğini belirten Montanari, “Ev içi şiddetten bahsetmiyorum. Burada kadını başka yönlerden görmek istiyorum. Kimlik, dil ve daha başka şeyler...” diyor. (Diyarbakır/EVRENSEL)
Ali Rıza Kılınç
www.evrensel.net